Hüseyin Bey, ben kesinlikle bahsini ettiğiniz ağaç, su hayvan vs. olmayan yaylalarda konaklamak gibi bir tercih içine girmezdim. Evet bütün varımızı yoğumuzu kaybetmiş olabiliriz ama hala nasıl ve nerede yaşayacağımızı tercih etme lüksümüz var. Ben direk rotayı Güney'e çevirir ve ilk basamak olarak kendimi hızlıca Torosların Kuzey yamaçlarına atmaya çalışırdım. Belki bu konuda yaygın ama yanlış bir kanaat olabilir diye belirtmek istiyorum, her yerde hayatı idame yapılmaz. Bushcraft usulü hayatı idame şartları hasıl olmuşsa, verilecek en kritik karar "hayatı idame bölgesi" seçimidir. Bozkırı hiç görmedim, ama gözümde canlandırmaya çalışıyorum. Evet ben kesinlikle rotayı Güney'e çevirir, "Doğduğun yer değil, doyduğun yer!" mantığıyla kendimi Toroslara atmaya çalışırdım. Abartma canım, Bozkır'dan Toroslara, cık cık cık diyebilirsiniz, ama zor bir şey olmadığına inanmalısınız. Zaten taşıyacak malzeme falan da olmadığı için saatte ortalama 4-5 km. hızla yola koyulurdum. Çok kıymetli enerjimin önemli bir kısmını bu yolculukta harcayacağım da kesin, ama benim tercihim bu olurdu. Sizin tabirinizle, yanlış anlamadıysam, hiçbir şeyin olmadığı bir yaylada bir şeyler yapmaya çalışmaktansa, tabana kuvvet hiç oyalanmadan önceki senaryoda konuştuğumuz taktik/teknikleri kullanarak, Güney'den sapmadan yürürdüm. Sapmadan derken, engelleri aşarak değil, etrafından dolaşarak, gereksiz irtifa değişikliklerine girmeden yürürdüm. Biz okyanus aşan uçak değiliz ki, kıta değiştirirken pusulayı bağlayarak yüzlerce mil aynı istikamete gidelim. Rota oluştururken, enerjimizi korumaya yönelik istikamet ve irtifa değişiklikleri mubahtır. Farz edelim ki Bozkır'da kalmaya çalıştım. Kışın toprak donmuş olacağı için ne oyuk kazabilirsin barınmaya, ne bir hayvan yuvası bulabilirsin yemeye.