Bıçak Sanatı - Forum

Masa üstü boyutunda yatağan

ferroburak

  • ***
  • 539
  • Meslek: Teknik
  • Yer: ankara
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #20 : 22 Aralık 2011, 00:12:04 »
@cmblc

1-Her ülkenin her milletin insanı diğer milletlerin insanlarıyla alışveriş yapabilir. Devletler arası ilişkilerin şöyle yada böyle oluşu ilgili ülke insanlarının birbirleri arasına demir perde koymasını gerektirmez.

2- Konuda politik propaganda yapan sizsiniz.



Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #21 : 22 Aralık 2011, 00:18:30 »
Arkadaşlar, lütfen konuyu dağıtmayalım. Hüseyinin yaptığı işin niteliğine uygun söyleyeceklerimiz varsa söyleyelim, yoksa farklı konulardan devam etmek ve konuyu başka noktalardan alıp değerlendirmek bizi internet ortamında bir yere ulaştırmayacak. Bir başka zamanda eğer olur da biraraya gelirsek burada yapmakta zorlandığımız tartışmaları  yüz yüze uzun uzun yapabiliriz. Burada yapabildiklerimizden çok daha verimli olacaktır eminim.

Teoman.

  • ***
  • 565
  • Meslek: elektrik
  • Yer: üsküdar
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #22 : 22 Aralık 2011, 00:23:04 »
 Günümüzde, "Yatağan" veya "Türk kılıcı" üretmek mümkün değildir. Şayet 400 küsur yıldır babadan oğula veya ustadan çırağa kesintisiz, aynı tekniklerle kılıç üreten bir atölye varsa başka. Dolayısıyla günümüzde üretilen kılıç ve yatağanlar (kıymetli Sefa ustamızın sanat şaheseri Türk kılıcı dahil) röprodüksiyon dur.
 Atalarımızın, kullandıkları savaş aletlerine, mukaddes amaçlar uğruna kullanılmaları, temsil ettikleri değerler ve kullanıcılarına duyduğumuz saygıdan dolayı mukaddesiyet atfedilse dahi replikalarına ya da röprodüksiyonlarına (üzerlerinde ayet veya hadis yazılı değilse) herhangibir mukaddesiyet atfedilemez.
 Aksi halde, toplanıp paslanmazdan yatağan üreten imalathaneleri basıp, dükkanlarını başlarına yıkmak lazım.

 Vesselam...

ali rıza

  • ***
  • 1066
  • geçtiğimiz yüzyılın insanı - 1983
  • Meslek: Eczacı Kalfası
  • Yer: SAKARYA
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #23 : 22 Aralık 2011, 00:25:31 »
öncelikle sorunun algılanma ve yürüyüş şeklinden bahsetmek istiyorum ustam bir yatağan yapmış (adını yatağan koymuş) olmuş yada olmamış buna ben karar veremem o kadar bilgiye sahip değilim inceliklerini o kadar bilemeyebilirim bu tartışılır çünkü büyüklerim bunun özelliklerini daha iyi bilir daha iyi dile getirir bunu alacak insan kişisi bir TÜRK olur LAZ olur ÇERKEZ olur KÜRT olur o da o kadar önemli değil alan bir TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI bunu duvarına asar çünkü ata yadigarı bir yapı olduğunu bilir saygı duyar zamanında bununla dedelerinin yaptığını ve bu savaş aletiyle 3 kıtada at koşturduğu günleri yad ede yada etmez yada alır (keskin değilse azını açar) maç çıkışı rakip taraftarın arasına dalar benim bir TÜRK'ÜN kılıçla düğün pastası kestiğine şahit olmuşluğum vardır benim çakıyla tirbişonu olmadığı halde şarap açmışlığım da vardır olay bunları tartışmak da değil.

Olay tanıtımda bitiyor biz japonları şerefli insanlar olarak biliriz harakiri amaçlı tantolardan bi tanesi elimizde olduğunda bununla övünebiliriz bende var diye yalan yok ben bile olsun istiyorum deliler gibi ama ne olduğunu nasıl kullanıldığını bilirim bi tantoyla abuk subuk işler yapmam
Forumda kukri denilince adım kukriyle bir anılır çok severim her ne kadar ghurkaların geleneksel palası olup ÇANAKKALE savaşında ingilizlerin safında benim de dedemi kukriyle kesmiş olsalar da acı ama gerçek ben ona baktığımda yada kullandığımda atalarımın neye karşı neyle gittiklerini hissediyorum ama birde mesela kukride eğer kınından çıktıysa kan dökmeden kınına giremez diye bir  kullanma sorumluluğunu kabul ettirir kullanıcısına.
Olay bizlerin YATAĞANI daha kendi toplumumuza bile tanıtamayışımızda bitiyor forumdakiler hariç çevrenizdeki insanları düşünün ve bir anket yapın kaç tanesi bilir YATAĞANI ?
O yüzden ne ustamıza çıkışmaya hakkımız var ki kendisi ekmek parası için çoluğunun çocuğunun nafakası için çalışıyor ne de alan abd vatandaşına sonuçta tanıtımını yapamayan bizleriz diyorum...
İki Kişilikliyim İkiside Canavar

Ertarda

  • *
  • 1033
  • Ertuğrul ARDA -1967
  • Meslek: İnşaat Müh.
  • Yer: Bornova-İzmir
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #24 : 22 Aralık 2011, 10:10:01 »
Hüseyin Usta, tebrikler. Ben eserini çok beğendim.
Bu bir yatağan repredüksiyonu değil. Yatağan'ın modernize edilmiş hali. Keşke bu tip çalışmalar çoğalsa da, güncel ve kullanılabilir Yatağan modelleri ortaya çıksa. İşte o zaman Yatağan'ımızı dünyaya tanıtabiliriz.
Örnek vermek gerekirse Tanto. Örneğin Cold Steel'in imal ettiği ve Tanto olarak adlandırdığı modellerin hangisi geleneksel bir Tanto'nun aynısı. Ama tüm dünya Tanto'yu bu tip üretimlerle tanıdı ve sevdi.
Hüseyin Usta, bu arada söylemeden geçemeyeceğim, kabzanın o arkadaki kıvrımları, çok dahiyane bir fikir. Eğer bunu sen tasarladıysan zekana şapka çıkartıyorum.
Tebrikler, Çalışmalarının devamını bekliyoruz.
Be yourself, no matter what they say...........

Zor olduğu için cesaret edemediğimiz şeyler, aslında biz cesaret edemediğimiz için zordur..!

whitefoxss

Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #25 : 22 Aralık 2011, 11:51:58 »
Dikkatle okunmadan paldır küldür yazılan cevapları hayretle okuyorum.Sayın ferroburak:Ben politik propaganda yapılan bir yer göremedim,belkide politika hakkında sizin kadar çok şey bilmiyorum ondandır..Ustamız sadece bu ürünü satarak ailesini geçindirmeyecek doğal olarak başka üretimlerini de satıyor ve ekmeğini çıkartıyor anladığım kadarıyla.Beni sıkan kısmı benim için çok ama çok fazla manevi değer taşıyan ve tarihimize nakşedilmiş bir kılıcın bu şekilde kullanılmasına musamağa gösterilmesinde.Sadece muhalefet olsun diye yazan arkadaşlara sesleniyorum.Unutmayın ki hepimiz Türk'üz(en azından ben öyle sanıyorum) ve değerlerimize sahip çıkmak adına bana düşen herşeyi yaparım!Kimse de bana bununla ilgili hesap soramaz.Burası bir forumsa ve benim değerlerime hakaret ediliyorsa ki ediliyor,ben buna karşı çıkarım arkadaş.Bu işi yapan usta en eski arkadaşım,kardeşim bile olsa yaklaşımım çok sert olur.Amerikalıları,fransızları çok seviyorsanız bu beni hiç ama hiç ilgilendirmez.O sizinle onlar arasındaki bir ilişkidir.Ama bu adam benim memleketimin her karışı kan ile sulanmış,yolunda nice canlar verilmiş toprağımda olacaksa o zaman duracaksın,düşüneceksin.Helede benim bu kadar önem verdiğim değerleri 3-5 palyaçonun eğlencesi için kullanacaksan çok ama çok düşüneceksin.Ben bu konularda sizin kadar geniş değilim.Bu değerlere gösterilmeyen saygı her zaman benden cevabını alır!Bu yazdıklarımdan rahatsız oluyor ve bunu kaldıramıyorsanız silerim üyeliğimi giderim ama bu duruma asla göz yummam,laf ettirmem benim için değeri ölçülemeyecek kadar önemli olan şeylerin millete peşkeş çekilmesine.Türk oğlu Türk'üm nesillerdir ve bununla gurur duyuyorum,duyacağım.

muharip

  • ***
  • 133
  • Bilal 1977
  • Yer: Kocaeli
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #26 : 22 Aralık 2011, 13:00:57 »
Arkadaşlar biraz sakin olalım. Ufak tefek farklılıkları yok sayarsak temelde hepimizin aynı şeyi düşündüğü ortada. Ancak gösterilen tepkiler biraz sert olunca cephelere ayrılmış gibi oldu.

Bir taraf manevi olarak değeri olan bir nesneye saygı gösterilmesini biraz şiddetli bir dille istedi. Diğer tarafta bu şiddetli dile karşı ustayı koruma içgüdüsü ile karşı çıktı.

Üsluplarda ki sertliği bir kenara bırakabilirsek hemen hemen aynı şeyleri hissettiğimiz ortaya çıkacak.

Yıkmak, kırmak,ayrılmak kolay. Keser atarsın biter. Önemli olan farklılıklara rağmen karşılıklı saygı ve hoşgörüyle devam edebilmek. Bu emek ister, öfkeye hakim olmayı gerektirir, sözün şehvetine kapılmayacak aklı selime ihtiyaç duyar.

Bu forumdaki arkadaşlarım bu saydıklarıma sahip ve bence forum bu yönden de çok değerli bir ortam. Biraz sakin olalım. Cevap yazmayı biraz erteleyelim göreceksiniz meseleler kendiliğinden çözülecek.
Ustalık temkindir.

emrekipmen

  • *****
  • 6065
    • Seçme Bıçaklar Albümüm
  • Yer: Bodrum
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #27 : 22 Aralık 2011, 14:32:24 »
Hüseyin, bence de çok güzel olmuş. Sabre'ler şampanya açmak için kullanılırken Yatağanların moda olması iyi bir haber  :2up

Bu arada eleştirel yaklaşan arkadaşların neye ve neden kızdıklarını anlayabilmiş değilim. Bir bıçak formu üzerinden milliyetçilik yapılması biraz garip kaçmış bence. Konu hakkında diyebileceklerimi Sefa Ustamız güzel bir şekilde aktarmış. Lütfen eleştirmek ile karalamayı birbirine karıştırmayalım. Şampanya kılıçları 10 yıl kadardır oldukça moda bir tarzdır ve bunları üretip köşe olan bi sürü Avrupalı üretici vardır. Bunların yerine Yatağan kasabamızdan Yatağan formunda bir şampanya kılıcı sipariş edilmesi herkesin mutlu olması gereken bir durumdur...

Kipmen Sanat web sitesi

whitefoxss

Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #28 : 22 Aralık 2011, 17:13:27 »
Sayın Emre bey.Tarihimizde önemli bir yeri olan bir kılıcın bu şekilde dejenere edilmesi sizi üzmüyorsa,Türk bayrağından kendine don siparişi veren bir amerikalı olduğu zamanda üzülmeyeceksiniz  demekki.Tabii ki size saygı duyuyorum,herkes düşüncelerinde özgürdür.Mesela ben ölecek durumda bile olsam büyük babamdan bana yadigar kalmış olan ve bir çok anısını dinlediğim kılıcı asla kimseye vermem.Biraz geri kafalıyım bu konularda.Maneviyat bana göre maddiyattan daha önce gelir yani.Her ne ise burada benim gibi düşünen insanlar yok sanırım.Herşeyi para pulla ölçen bir millet olduk artık.Bundan sonra forumda hiçbir şekilde yazı/yorum vs. yapmıyorum.

emin albayrak

  • *****
  • 3909
  • Meslek: grafik tasarımcı - 1979
  • Yer: istanbul / üsküdar
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #29 : 22 Aralık 2011, 19:06:11 »
Turgut Uyar'ın bir şiiri vardır, derki başında;

Sizin alınız al inandım. Morunuz mor inandım.

şimdi bu işler böyledir. hemen hemen herkes bir anlam olarak yatağanı bu toprakların mirası kabul eder. geçmişe ait bir iz olarak görür. aklı selim de bunu gerektirir zaten. ama buna verilecek değeri tartışmak dipsiz bir kuyudur. dinimiz bile inanç gibi bir hususta "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde yol göstermiştir. fakat öncesinde anlatmak vardır, ki burada fikirler tartışıldı zaten. evet yatağan bir türk mirasıdır ve bu toprakların sahiplerince el üstünde tutulması gerekmektedir. ama el üstünde tutmak ile öpüp alna koyacak kutsallığı atfetmek arasında bir fark var ki buna da  "putlaştırmak" denilebilir. biz demeyelim buna putlaştırmak ama dışarıdan bakan öyle zannedebilir. bence, yatağanla şarap açılmasa iyi olur tabi. bunun için bir alet var zaten. eşyayı hakikatine uygun olarak kullanmak da bir erdemdir çünkü. fakat erdem sadece bu demek değildir. farklı fikirleri duymaya ve onları anlamaya çalışmak da bir erdemdir. anlaşılamadığı noktada yarayı kangrene dönüştürmemek de bir erdemdir. kişilere cephe almak değil, kucak açmak da bir erdemdir.

ben olsaydım şarap açılsın diye bir alet üretmezdim (burada söz konusu yatağan da değil, kendi inançlarım) ama birisi şarap açacağı tahmin edilen bir alet üretiyorsa da o kişiye öfkelenmez, hırslanmaz, sadece kendimce doğru olanları anlatmaya çalışırdım. hele hele ortamı terketmek, hiç olmayacak bir hadise...
testinin içinde ne varsa, dışına da o sızar...

www.instagram.com/mim_emin/

yusuf biçer

  • *
  • 1415
  • Meslek: sanat tarihçi
  • Yer: osmaniye
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #30 : 22 Aralık 2011, 19:38:28 »
Sayın Emre bey.Tarihimizde önemli bir yeri olan bir kılıcın bu şekilde dejenere edilmesi sizi üzmüyorsa,Türk bayrağından kendine don siparişi veren bir amerikalı olduğu zamanda üzülmeyeceksiniz  demekki.Tabii ki size saygı duyuyorum,herkes düşüncelerinde özgürdür.Mesela ben ölecek durumda bile olsam büyük babamdan bana yadigar kalmış olan ve bir çok anısını dinlediğim kılıcı asla kimseye vermem.Biraz geri kafalıyım bu konularda.Maneviyat bana göre maddiyattan daha önce gelir yani.Her ne ise burada benim gibi düşünen insanlar yok sanırım.Herşeyi para pulla ölçen bir millet olduk artık.Bundan sonra forumda hiçbir şekilde yazı/yorum vs. yapmıyorum.

Tolga bey
bi sakin olalım
forumda sizin yaşadığınıza benzer hatta aynı yatağan konusunda bende sıkıntı yaşadım ve yaşattım
ama sonra forumda kalıp kendimi daha iyi ifade edince herkes beni daha iyi anladı sanıyorum
bu  arada herkes benim samimiyetimi gördü 
tabi bende forumun yürüyüşünü ve hassasiyetlerini fark ettim

burada bu kadar kişiyi bir arada tutmak gerçekten çok zor bi olay

burada kimseyi kırıp dökmeden huzuru ve güvenliği  sağlamak  çok zor ve büyük fedakarlık istiyor

Bu forumu ben gök kuşağının renkleri gibi görmek istiyorum 

sizde kalın bu gökkuşağındaki renklerden biri olun

forumda bıçakla alakalı olsun olmasın her meslekten, bıçakla alakalı her hobiden ve her siyasi görüşten  insan var

ve bu zenginlik beni çok mutlu ediyor

bu farklılıkların olması mutlaka gerekiyor ve bu yaratılışa uygundur ve gayet de doğaldır
 

herkesin birbirinden öğrenecek şeyleri var

konuşalım, tartışalım, kızalım ama

küsmeyelim

kaçmayalım

kaçmak kolaydır ama kalıp kendini daha doğru  ifade etmek ve bazı hassasiyetlerin mücadelesini yapmak zordur

saygılarımla...
« Son Düzenleme: 22 Aralık 2011, 19:47:53 Gönderen: yusuf biçer »
Yusuf BİÇER / Adana 1974
Susuyorsak zannetme ki korkudan; saygıdan...edepten...

meteoravcısı

  • ***
  • 475
  • ORKUN
  • Meslek: işletmeci
  • Yer: izmir
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #31 : 22 Aralık 2011, 19:44:14 »
Konu biraz amacından uzaklaştı ama ben de birşeyler yazmak istedim. (Hüseyin Ustam kusura bakma).

Milli, manevi değerlere önem veren bir milletiz tamam. Birisi yatağanla şampanya açmak istediğinde canımız sıkılıyor onada tamam. Şimdi moda Fransayı boykot,  malum yasa tasarısı geçti filan, elçiyi çekelim, carrefura gitmeyelim, danone yemeyelim, renoya binmeyelim... Ne zamana kadar...Bunu unutmamız ne kadar sürecek. Bizi ayağa kaldıran bu yasa tasarısı İsviçre de yıllardır kanun olarak uygulanıyor. Kimse sokaklarda toplanıp swatchlarını yere atıp üzerinde zıplamadı, nestle, milka, tobleron gırla satılıyor.
Bu yazdıklarım kimseye yönelik değil sadece canımı sıkan bir toplumsal tespitim. Çabuk mu unutuyoruz yada fazla mı hoşgörülüyüz bilmiyorum...
« Son Düzenleme: 22 Aralık 2011, 20:00:55 Gönderen: meteoravcısı »

ferroburak

  • ***
  • 539
  • Meslek: Teknik
  • Yer: ankara
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #32 : 22 Aralık 2011, 21:36:00 »
1-Yatağan bir kılıç mı?
2-Kılıç bir eşya mı?
3- Eşya kutsal olabilir mi?

Bunlar üzerinde düşünebilirsiniz..

Konuya getirilen yaklaşım "birisi kalitesiz kılıç/Yatağan üretiyorsa orayı yıkmak lazımdır'a kadar ulaştı benim bildiğim bu zihniyet Osmanlı'nın en softa zamanında bile yok.

Konuya mantık çerçeveleri içerisinde mesaj yazılması dileğimle.









Teoman.

  • ***
  • 565
  • Meslek: elektrik
  • Yer: üsküdar
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #33 : 23 Aralık 2011, 00:31:01 »
1 yatağan bir bıçaktır. (saldırma)
2 kılıç bir eşyadır.
3 eşya kutsal olabilir. kutsal demek tapınılan şey demek değildir.( çook uzun bir konu)



.

Konuya getirilen yaklaşım "birisi kalitesiz kılıç/Yatağan üretiyorsa orayı yıkmak lazımdır'a kadar ulaştı benim bildiğim bu zihniyet Osmanlı'nın en softa zamanında bile yok.

Konuya mantık çerçeveleri içerisinde mesaj yazılması dileğimle.

 bu yorumu benim yazıma itafen yaptıysan, ben tam tersini anlatmaya çalışıyordum. (ne üzerime vazifeyse :-[)

 sanırım yazı kısa olsun diye uğraşırken, yanlış anlaşılabilirlik rekoru kırmışım. ya da sen okuduğunu anlayamama...
 
 pirensip olarak bu toplara hiç girmiyordum. bu ilk oldu, son olsun. tövbeler tövbesi.


selamlar...
« Son Düzenleme: 23 Aralık 2011, 00:55:04 Gönderen: teoman »

ferroburak

  • ***
  • 539
  • Meslek: Teknik
  • Yer: ankara
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #34 : 23 Aralık 2011, 02:10:30 »
Eşya:

Günlük ihtiyaçları karşılamakta kullanılan, yıpranıp kullanılmaz hale geldiğinde de yenisiyle değiştirilen yada bir kenara bırakılan nesnedir.

Kutsal nitelikteki varlıklar:

Tanım gereği: Kullanılma, yıpranıp kullanılmaz hale gelme, bu hale gelip bir kenara bırakılma veya yenisiyle değiştirilme gibi niteliklerden yoksundur.

Dolayısıyla hiç bir eşya; kılıç, bıçak, çakı, çatal, kaşık kutsal tanımına uygun değildir.








« Son Düzenleme: 23 Aralık 2011, 02:13:03 Gönderen: ferroburak »

whitefoxss

Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #35 : 23 Aralık 2011, 02:26:31 »
Eşya:

Günlük ihtiyaçları karşılamakta kullanılan, yıpranıp kullanılmaz hale geldiğinde de yenisiyle değiştirilen yada bir kenara bırakılan nesnedir.

Kutsal nitelikteki varlıklar:

Tanım gereği: Kullanılma, yıpranıp kullanılmaz hale gelme, bu hale gelip bir kenara bırakılma veya yenisiyle değiştirilme gibi niteliklerden yoksundur.

Dolayısıyla hiç bir eşya; kılıç, bıçak, çakı, çatal, kaşık kutsal tanımına uygun değildir.
Sevgili Yusuf kardeşim,şimdi burada ne denir?Adam almış sözlük karşılıklarıyla burada cevap yazıyor.Arkadaşım,benim köküm,kökenim ve kültürüm bu.Bana atalarımın öğrettiğide bu.Kılıç kutsaldır ama her kutsal şeye tapmak(aslında tapmak kelimesi değil ama O ancak öyle anlayacak) doğru olmaz.Buradaki Yatağan kılıcı bana göre geçmiş kültürümü,kökümü,bu topraklar için neleri verdiklerini,şehitlerimizi,bu topraklar için ölen tüyü bitmemiş yetimleri ifade ediyor.Ferroburak bu dediklerim sana,başkasına değil.Ben hala İstiklal marşını duyduğu zaman ayağa kalkıp önünü ilikleyenlerdenim,ben hala şehit haberi duyduğunda gözleri dolanlardanım yani kısacası aslında tam olmam gerektiği gibi bir insanım.Burada sıradan bir çatal veya kaşıktan bahsetseydi Yatağanı yapan ustamız,mesela bir bıçak yaptım onunla şampanya açacaklar deseydi bu başlığa yorum bile yazmazdım.Hala anlayamadıysan benim demek istediklerimi sana diyecek bir lafım yok.Bu benim düşüncem sen ne şekilde düşünürsen düşün,ne yazarsan yaz bu değişmeyecek ve ben bu şekilde bir Türk olduğum için gurur duyuyorum.Benim oğlumda bu şekilde yetişiyor.Senin "eşya" olarak gördüğün şeylerin aslında eşya olmadığını ve bu topraklarda onların sayesinde hayatta kaldığımızı öğrenerek büyüyor.

ferroburak

  • ***
  • 539
  • Meslek: Teknik
  • Yer: ankara
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #36 : 23 Aralık 2011, 02:39:25 »
Eşya:

Günlük ihtiyaçları karşılamakta kullanılan, yıpranıp kullanılmaz hale geldiğinde de yenisiyle değiştirilen yada bir kenara bırakılan nesnedir.

Kutsal nitelikteki varlıklar:

Tanım gereği: Kullanılma, yıpranıp kullanılmaz hale gelme, bu hale gelip bir kenara bırakılma veya yenisiyle değiştirilme gibi niteliklerden yoksundur.

Dolayısıyla hiç bir eşya; kılıç, bıçak, çakı, çatal, kaşık kutsal tanımına uygun değildir.
Sevgili Yusuf kardeşim,şimdi burada ne denir?Adam almış sözlük karşılıklarıyla burada cevap yazıyor.Arkadaşım,benim köküm,kökenim ve kültürüm bu.Bana atalarımın öğrettiğide bu.Kılıç kutsaldır ama her kutsal şeye tapmak(aslında tapmak kelimesi değil ama O ancak öyle anlayacak) doğru olmaz.Buradaki Yatağan kılıcı bana göre geçmiş kültürümü,kökümü,bu topraklar için neleri verdiklerini,şehitlerimizi,bu topraklar için ölen tüyü bitmemiş yetimleri ifade ediyor.Ferroburak bu dediklerim sana,başkasına değil.Ben hala İstiklal marşını duyduğu zaman ayağa kalkıp önünü ilikleyenlerdenim,ben hala şehit haberi duyduğunda gözleri dolanlardanım yani kısacası aslında tam olmam gerektiği gibi bir insanım.Burada sıradan bir çatal veya kaşıktan bahsetseydi Yatağanı yapan ustamız,mesela bir bıçak yaptım onunla şampanya açacaklar deseydi bu başlığa yorum bile yazmazdım.Hala anlayamadıysan benim demek istediklerimi sana diyecek bir lafım yok.Bu benim düşüncem sen ne şekilde düşünürsen düşün,ne yazarsan yaz bu değişmeyecek ve ben bu şekilde bir Türk olduğum için gurur duyuyorum.Benim oğlumda bu şekilde yetişiyor.Senin "eşya" olarak gördüğün şeylerin aslında eşya olmadığını ve bu topraklarda onların sayesinde hayatta kaldığımızı öğrenerek büyüyor.

Eşya - kutsal ayrımı eğer anlaşılmak istenirse Arap bilginlerinin 1000 sene önce yazıp çiztiklerinde bile vardır.

Anlaşılmak istenirse çünkü..

Dünyada iki çeşit insan vardır: Dünyaya anlamak için bakanlar, dünyaya kendilerini doğrulamak için bakanlar. Bir yerde/ülkede bu iki tip insanın birbirine oranı o yerin genel yapısı hakkında da bilgi verir.

Yada bir Türk atasözü:
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna bile az..

Kısacası, benden bu kadar.

murat güleç

  • ***
  • 1029
  • Yer: Ordu
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #37 : 23 Aralık 2011, 03:01:18 »
arkadaşlar lütfen bu tartışmayı burada sona erdirelim ve el ele verip bu sanatı bir adım daha ileriye taşımaya çalışalım. daha alınacak çok yolumuz var.

whitefoxss

Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #38 : 23 Aralık 2011, 12:27:00 »
Ferroburak daracık bir pencereden bakarak benim anlatmak istediklerimi anlamamak konusundaki ısrarın beni gerçekten şaşırtıyor.İnsanlarla ilgili yorumlar yaparak bana hakaret etmeye devam edersen sonuçlarından hoşlanmayacağın duruma gelecektir bu yazışma.Benim dünya görüşüm ve felsefem hakkında zerre kadar bilgin olmadan ve hakkımda hiçbir şey bilmeden kişiliğime yaptığın yorumlar, hayat hakkında ne kadar görmüş olduğunun bir göstergesidir bana göre.Şimdi bu yazdıklarımı iyice bir irdeleyip,bir dahaki yorumlarını buna göre yaparsan sevinirim.

cmblc

  • ***
  • 518
  • Cem Balcı / 1968 / B(Rh)+
  • Meslek: Grafik Tasarımcı
  • Yer: Ankara
Ynt: Masa üstü boyutunda yatağan
« Yanıtla #39 : 23 Aralık 2011, 12:58:42 »
Ferroburak daracık bir pencereden bakarak benim anlatmak istediklerimi anlamamak konusundaki ısrarın beni gerçekten şaşırtıyor.İnsanlarla ilgili yorumlar yaparak bana hakaret etmeye devam edersen sonuçlarından hoşlanmayacağın duruma gelecektir bu yazışma.Benim dünya görüşüm ve felsefem hakkında zerre kadar bilgin olmadan ve hakkımda hiçbir şey bilmeden kişiliğime yaptığın yorumlar, hayat hakkında ne kadar görmüş olduğunun bir göstergesidir bana göre.Şimdi bu yazdıklarımı iyice bir irdeleyip,bir dahaki yorumlarını buna göre yaparsan sevinirim.

Tolga selam, uğraşmaya ve sinirini bozmaya bile değmez... Bu vakte kadar konu hakkında düşündüklerini gayet açık anlattın sen... Anlamak isteyen ya da anlayabilen anlar, gerisi için de senin ve kimsenin yapabileceğin birşey yok... Allaha havale edip, bırakacaksın...

Sevgiler,
Get Serious...

En kötü gün bugünse, bugünde FENERBAHÇE!!! Hep destek, tam destek...