Her ne kadar Emin kardeşim:
"Başka modellere geçmen lazım, gözümüz buna alıştı" dese de, bitmemiş bıçağı da yarıda bırakacak değilim ya, bari başka modele geçmeden elimdekini bitireyim dedim.

By
ertarda at 2011-09-30
Çelik:D2
Namlu boyu:110 mm
Genişilk: 30 mm
Kalınlık:5 mm
Sap: 110 mm Gül
Bu arada Hüseyin DUMRU kardeşimizin de bir önerisi var. Bitmiş bıçakları sergiliyorsunuz ama hiç hikayelerini anlatmıyorsunuz diyor. Bence haklı da. Bu bıçağın hikayesinden başlayalım bakalım. Umarım sıkılmazsınız.
Sıcak demirci arkadaşım Ömer, Manisa'daki bir çelik bayiinden bir plaka 5 mm çelik alıyor. Alırken amacının baklava bıçakları siparişi aldığını söyleyerek, buna uygun bir çelik olmasını istiyor. Bayii en uygunu budur diyerek verdiği çeliğin çeyrek plakaya yakını artıyor. Ben de buna dadandım, ucundan acık diye diye bitmesine az kaldı. Çeliğin cinsine gelince, bayii ne verdiğini unutmuş, Ömer de adını hatırlamıyor. Ancak özelliklerine ve fiyat mertebesine bakınca bunun D2 olduğuna kanaat getirdim. Zaten toplaşma etkinliğinde Emre D2'ye göre su verdi ve sonuç aldığımıza göre D2 olduğuna iyice inandım.
Toplaşma etkinliğine yola çıkacağım Cuma günü sabahtan etkinlikte çalışacak bir profilim olsun diye alelacele hemen profilini çıkardım. Bant zımparada içbükey ağız açacak eklentileri tamamladığım halde henüz içbükey çalışma yapmamıştım. Bu konunun uzmanı Emre'den ilk elden öğrenmek amacıyla Bodruma'gittim. Sağolsun ben bozdum, o düzeltti; ben bozdum, o düzeltti. Sonuçta bu bıçağın ağzı böyle açıldı. Isıl işlemini de etkinlikte Emre yaptı. D2'nin ısıl işlemi başlı başına bir tören.
Tabii ısıl işlemlerden önce tüm deliklerin delinmesi gerekiyordu. Balçak deliğinin delinmesi için de balçağının bitmesi lazım. O esnada Emin'de balçak işiyle uğraştığından sanırım atölyede Emin'le birbirimize karıştık. Sürekli Emin'in başında kullandığı aletin işinin bitmesini bekledim.
Sap konusuna gelince:

By
ertarda at 2011-09-30
Geçtiğimiz günlerde arabayı periyodik bakım için servise götürdüm. Birbuçuk saatte biter denince, beklemeye karar verdim. Servisin 50 metre ilerisi ise keresteciler sitesi. Vakit geçirmek için dolanırken dükanın birinde pembemsi keresteler gördüm, gül'müş. 130 cm boyunda 10cm x10cm bir parçanın fiyatını sorunca 50 Tl yeter dedi. Atladım tabii. Bir de 10'a10'u 2 adet 5'e10'a böldüler, daha ne isteyeyim. Pembemsi ağacın köşesinde beyaz bir damar kalmış, ilk önce o damara işe yaramaz bir arıza gözüyle baktım. Üzerine biraz zımpara vurunca güzel gözükebileceğine karar verdim. hepsi hepsi 3 kabzalık pembe-beyaz dalgalı malzeme çıktı. İkisi fulltang yapılacak iki çift kapak, biri de gizli kabza imkanı veren 25x42x140 mm. Bir çift kapağı bu bıçağa kullandım. Ben çok beğendim, umarım siz de beğenirisinz. Sapta 1200 kum zımparadan sonra Siyanoakrilat kaplama uyguladım. (Nasıl yapılacağını merak edenler Nasıl yapılır bölümünde Emre Usta'mın anlatımını okuyabilirler).
Sıra geldi deri kılıfa:

By
ertarda at 2011-09-30
İzmir'de Havra sokağında ayakkabı malzemeleri satan Karatoka adında bir tacir var. İptir, yapıştırıcıdır, falçatadır genelde ondan alırım. En son gittiğimde parça deriler getirmiş. Kiloyla satıyor. Derilerin arasına oturup yarım saatten fazla seçmeye çalıştım. Topu topu 8 - 10 kılflık malzeme çıktı. Onlar da tam bize gerek deri değil ama ne yaparsın "Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi denir". İşte kılıf bu derilerden biri.
Cem Balcı kardeşim benim yaptığım kılıfları beğenmiyor, ama "düzgün deri vardı da ben mi beceremedim"

Adı geçmişken Cem kardeşime buradan sevgilerimi sunayım.