Gönderen Konu: Yapacağım ilk bıçağıma bıçaksanatı ustalarının katkıları.  (Okunma sayısı 126 defa)

akin1

  • Üye
  • *
  • İleti: 14
  • Meslek: çırak
  • Yer: adana
Merhaba, forumda açtığım başlık tarzında birçok başlık mevcut ve bu başlıklarda da birçok değerli öneriler olduğunun farkındayım ancak hikayeleştirilmiş, fotoğraflarla zenginleştirilmiş, forum içerisinde ustaların, sitelerin yaptığım işlerin başarılı veya başarısız sonuçlarıma değinerek yapmayı planladığım bir bıçağın doğuş hikayesi olarak açmayı düşündüm.

Öncelikle şuradaki konudan https://www.bicaksanati.com/forum/index.php?topic=13492.0 çelik tedariği konusunda bilgi edindim, burada ascelik.com.tr sitesinde çelikler konusunda bazı bilgilerde gözümden kaçmadı, online alışveriş yeri bulamadım sanırım burada yok, konu içindeki diğer bir site olan mehmetmarangoz.com.tr de online alışveriş sitemi mevcut ve çeşitli çelik lamalar bulunuyor.

Burada hangisini seçeceğime karar veremedim, daha önce forumda https://www.bicaksanati.com/forum/index.php?topic=6375.0 D2 çeliği almak isteyipte alamamıştım. Bazı konularda sıkça n690 kullanıldığını görüyorum, yine forumda yaptığım araştırmada https://www.bicaksanati.com/forum/index.php?topic=9996.0 ve https://www.bicaksanati.com/forum/index.php?topic=10711.0ustaların d2 ve n690 kıyasında kesim ve dayanım olarak d2nin öne çıktığını görüyorum ancak mutfak gibi alanlarda paslanmaz olması nedeniyle n690 öneriliyor. Benim tercihimde şimdilik n690 bir lama edinmek, mehmet ağanın sitesinde stokta görünen tek 4mmx40mmx100cm ölçülerinde ki lama şu an için 220TL...

Bu ölçüdeki lamadan 25er cm uzunluğunda 4 parça kesmeyi düşündüm ve yine bu ölçünün 12-13cm sap kalan kısmıda ağız olarak düşünüyorum. Bu ölçüleri kağıt üzerine çizerek kararlaştırdım o yüzden sizlerinde düşüncesini almak isterim.
İkinci olarak ağız açma konusunda bilgilere ihtiyacım var, gördüğüm kadarıyla bunun için özel aparatlar ve zımpara makinesi kullanılıyor, peki bu zımparalar ağız açma konusunda bu kadar dayanıklı mı yani hemen eriyip bitmiyor mu? Birde ev yapımı zımparalama aleti yapabilmem için plan proje var mıdır?
Şimdilik burada kalıyorum, inşallah devamı gelecek..
Hayırlı ramazanlar dilerim.

orkunaydin350

  • Üyee
  • **
  • İleti: 347
  • Orkun AYDIN - 36
    • Photoworks by Orkun AYDIN
  • Meslek: Bilişim
  • Yer: Bursa
Birden fazla konu için tek bir istek başlığı açmışsınız ama sanırım tek bir başlık bu kadar geniş konu yelpazesini kaldırmaz. :)
Zaten forumlarda kategoriler oluşturulmasının sebebi de bu. Birbirinden farklı konuları başlıklar olarak ayırmak ve sınıflandırmak.

Örnek olarak; Çelik seçimi sorunuz hem bıçak kullanım alanı, hem metalurji başlığını kapsıyor. Mutfakta kullanım ise daha çetrefilli bilgilerin yazılacağı, ağız geometrisi, ahşaptan su temasını kesme yöntemleri gibi bilgileri kapsıyor. Bir de stabilizasyona girersek yandık zaten. :D Bant zımpara tarafı da makine imalatı, kaynak, motor gücü, devir hızı, sürücü gibi teknik bilgiler içeriyor. Bunları anlayabilmek için bence mesleki altyapı bile gerekli. Ben mesela bant zımpara makinesi kullanıyorum ama hala bilmiyorum kaç devir olmalı, kaç hp olmalı, kasnak çapı, tahrik tekeri vs. vs. Bir de sap seçimi, yapıştırıcı, pim, perçin gibi marangozluk tarafı var. Yani herkes sorularınıza birer tavsiye yazsa, kafa karışıklığından bıçak yapmaktan vazgeçebilirsiniz bile. Kaldı ki bu kadar çok başlık ve kategorizasyon altında dahi ustaların kendi yöntem farklarından biz yenilerin kafası karışıyor, hengi yöntemi seçeceğimize karar veremeyebiliyoruz kimi zaman.

Sizin halinizden anlayan biri olarak (ben de yeni başladım ve yakın zamanda sizin bulunduğunuz durumdan geçtim) nacizane tavsiyem sorularınız hakkındaki başlıkları okuyup kendi kararınızı kendinizin vermesi en iyisi olacaktır. İnanmazsanız bir örnek ile başlayayım  >:D : Ben N690'ı tavsiye etmem. İlk yaptığım 3'lü takım mutfak bıçaklarında ben de N690 kullanmıştım. As Çelik - Evren Atak beyden almıştım. Kendisi piyasada bulabileceğiniz en uygun fiyatlı ve güvenilir tedarikçilerden biridir. Fakat N690 mutfakta hunharca kullanılabilecek bir çelik değil bana göre. Onun yerine ben 4116 öneririm. Paslanmazlık direnci daha yüksek. Ayrıca 4mm kalınlık mutfakta kullanılmayacak kadar geniş bir kalınlık. Ben 3,2mm kullanmıştım ve taşlama sonrası sırtı 3mm olmuştu bıçaklarımın. Keseceğim nesne genişliğinden dolayı bıçağı sıkıştırıyor ve ben kolay kesim yapamıyorum. Bir örnek ile anlatayım; karpuz kesmek istiyorum mesela. İlk temas eden kesici ağız gayet güzel karpuzun dış katmanına giriyor. Sonra ikinci geniş yüzeyli açtığım ağız ise ilerledikçe zorlanmaya başlıyor. Nihayet sırta kadar ilerlediğimde artık bıçak genişliğinden dolayı 0 (sıfır) mm ile kesilmiş bir yarıktan kolayca geçemeyip karpuzu yarmaya ve patlatmaya başlıyor. Tabi bu esnada ben kendi ellerimle yaptığım ve videolardaki gibi kesim yapma hayalindeyim ama tüm gücümle bıçağa abanıyor oluyorum. İşin bu tarafı hayal kırıklığı zaten. Sonuç olarak elimde kolay kesim yapmaktan ziyade yarmaya çalışan bir bıçak oldu.

Gördüğünüz gibi daha şimdiden iki konuda sizinle uzlaşamadık bile. :-[ Ve konular ilerledikçe bu durumun devamı gelecek. Bence çok detayda boğulmadan birkaç el aleti edinip kolayca ilk bıçağınızı bitirin. Eğer severseniz ve devam etmek isterseniz makine düşünürsünüz. Basit el aletleri matkap, eğe, çekiç, tornavida, pense, mengene, işkence, kağıt zımpara bile evde fazlasıyla kire ve kalabalıklığa neden oluyor. Bant zımpara asla apartman dairesinde kullanılabilecek bir alet değil. O sebeple bu işi keyifle yapabilmek için kolayca kotarmanın yollarına bakın. Aksi durumda bitirmek için hırs yaptığınız ve sizi sinir eden bir işe dönüşecektir.
----------------------------

instagram/orkunaydin350 - facebook/orkunaydin350 - youtube/orkunaydin350 - flickr/orkunaydin350

akin1

  • Üye
  • *
  • İleti: 14
  • Meslek: çırak
  • Yer: adana
Merhaba Orkun Aydın konuma katkıda bulunduğun için teşekkür ederim, amacım zaten forumda ki konuları birleştirmek değil, hikayeleşmiş tarzda bir başlık olmasını umduğum için bir topik altında ne yaptığımı, nerelerden faydalandığımı toplayabilmek, takıldığım konularda tavsiyeleri de alabilmek amacındayım.
Senin tavsiyelerini de dikkatle okudum, daha önce senin açtığın konuyu da okuduğumu belirtmek istiyorum, yani forumdaki başlangıç evresindeki konuları bulup inceliyorum, bu incelemem sayesinde de n690 çeliğe karar vermiştim. Paslanmamazlık durumu olsaydı seçimim kesinlikle d2 olacaktı ama baktım ki azda olsa paslanma olmasından dolayı n690 seçmeye karar verdim. Önerdiğiniz 4116yı sadece inceliğinden dolayı mı önerdiniz çünkü çeliğin has özelliklerine dair birşey yazmamışsınız cevabınızda, n690 seçmemin hem paslanmazlık hemde sertliği olduğunu belirtmek istiyorum.
Son paragrafınızda belirttiğiniz alet edevattan ve en önemlisi yerden yana sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum, zaten meraklı olduğum için halihazırda birkaç aletim var (avuç taşlama makinesi, matkap, küçük bir mengene, taşlar ve zımparalar, çeşitli aletler) elimizde olmayan şey bir bant zımpara. Bunuda basit bir düzeneğe matkabı bağlayarak çözebilirmiyim diye düşünüyorum.
Tekrar cevabını bekliyorum :)

orkunaydin350

  • Üyee
  • **
  • İleti: 347
  • Orkun AYDIN - 36
    • Photoworks by Orkun AYDIN
  • Meslek: Bilişim
  • Yer: Bursa
Selam;

N690 paslanma direnci yüksek bir çeliktir fakat "%100 hiçbir koşulda paslanmaz" değildir. Mesela mutfak kullanımında alıştığımız bıçaklar gibi kesim yaptıktan sonra kenara bırakayım, bulaşık makinesi dolana kadar öyle kenarda beklesin derseniz paslanır. 4116 paslanmazlık direnci olarak daha başarılı N690'dan. Fakat sertlikte N690 daha önde, 4116 daha geride. Yani N690'dan yapacağınız bıçak keskinliğini uzun süre koruyabilirken 4116 daha çabuk körelecektir. Aynı şekilde de N690'ı bilemek daha zor olacak fakat 4116 daha kolay bilenecektir. İncelik konusu her iki çelikte de geçerli, hatta her türlü çelikte geçerli. İnce ve kolay bir kesim yapabilmek için ince çelik kullanmalısınız. Bu durumun da dezavantajı darbeli vurarak kesim yapacaksanız(satır gibi...) yamulabilir. Yani her türlü parametre etkili birer faktör.   Zar gibi domates dilimlemek de, kokonat(hindistan cevizi) açmak da mutfak işi olabilir. Fakat domates dilimlemek için 2mm 4116, kokonat açmak için 3mm N690 daha uygundur. İhtiyacınızı belirlemeniz gerekiyor.

Bant zımpara makinesi olan birçok kişi ve hatta Sefa hocamız bile zaman zaman eğe kullanmayı tercih edebiliyor. Eğe her şartta size lazım olacak temek alettir. Eğeleme rampası başlangıç için tamamen ihtiyacınızı karşılayacak ve ileride de kullanmaya devam edebileceğiniz bir yöntemdir. Makine ile hatasız bir bıçak çıkarabileceğinizi sakın düşünmeyin. Fakat eğe ile kontrollü ve daha hatasız sonuç almanız gayet kolaydır. Bant zımpara makinesi işleri kolaylaştırmaz, hızlandırır. Fakat hızlandırırken kontrolü arttırmanız gerekir. Kas kuvveti tarafından işi kolaylaştırır ama dikkat ve kontrol olarak asla kolaylık sağlamaz. İşin zorluk tarafı değişiyor sadece. En ufak bir dikkatsizlik yada "birkaç kez üst üste sürteyim birşey olmaz" dediğinizde bıçağın ağzını kaybetme ihtimaliniz var. Sonrasında sırta kadar tam taşlama yapılmış ve paylaşırken "hiç de istediğim gibi olmadı" diyeceğiniz bıçaklarınızın olması muhtemeldir. ;) Yani cerrahi operasyon yaparken keyiften kahkahalar atan bir doktor göremeyeceğiniz gibi, bant zımpara makinesi de işleri keyifli hale getirmez. Cerrah titizliğinde çalışmaya devam etmelisiniz. Çalışırken etrafı tozutması da cabası. Bandana, toz maskesi, koruyucu gözlük ve hatta kulak tıkacı kullanmanız gerekir.

Ama eğeleme rampası öylemi? Sürttükçe kollarınız şişecek, ter atacaksınız, hem stres atacak hem spor yapmış olacaksınız. Birkaç gün sonra pazularınızı sıkıp ayna karşısında "ne güzel de hobi edindim, aynı zamanda kas da yapıyorum" diye kendinizi teselli edeceksiniz. :)) Bak ne güzel motivasyon da verdim. :P Şaka bir yana gerçekten hareket de olmuş oluyor. Ben balkon demirine tutturduğum boru mengenemle elde perdah yapmayı özledim. Çünkü tembellikten makinede bitiriyorum. Sonuçta namlusunda çizikleri olan, daha hızlı bitirilmiş ve kendimden daha az şeyler kattığım, daha kolay soğuyup kenara bıraktığım bıçaklarım oluyor. Tamamını elde bitirdiğim ilk bıçağıma daha sıkı bağlıyım. 3mm sırt kalınlığı olsa da, kolay kesim yapmasa da, mutfakta paslanma ihtimali olsa da onu kullanmak istiyorum sürekli.

Siz de ilk bıçağınızı elde yapıp bitirin. Hatta büyük bir ihtiyaç değilse sizin için, mutfak bıçağından vazgeçip güzel bir bushcraft yada av bıçağı modeli seçip karbon çeliği ile başlayın. Paslanmaz kullanırsanız ısıl işlemi dışarıda yaptırmanız gerekecek. Gerçi ilk denemede karbon çeliğine de ısıl işlemi %100 başarılı yapamayabilirsiniz ama en azından daha uygun maliyetle çözersiniz. Hatta öğretmeye isteki bir bıçakçı yada sıcak demirci bulursanız onun gözetiminde su verebilirsiniz yada onu yaparken izleyebilirsiniz. Paslanmaz olursa hazırladığınız parlak çeliğiniz bir süre sonra sarımtırak bir halde size geri gelecek ve ne olduğunu anlamaycaksınız bile. Bu mu sertleşti, bu mu ısıl işlem oldu yani diye düşünebilirsiniz benim gibi. Ama karbon çeliği öyle mi? Nar gibi kızgınken yağa dalıp ateşler çıkacak, kararıp rengi değişecek, adeta bir erkek gibi yeniden doğacak. :)) Hataları olabilecek ilk çalışma için karbon çeliği gerçekten daha uygun. Pahalı bir çelik seçmenize gerek yok deneyim kazanmak için.

Bunlar benim şahsi fikirlerim. Aklınıza takılan bir nokta olursa benim önerilerimle ilgili, cevaplamaya çalışırım.

Sevgiler...
----------------------------

instagram/orkunaydin350 - facebook/orkunaydin350 - youtube/orkunaydin350 - flickr/orkunaydin350

akin1

  • Üye
  • *
  • İleti: 14
  • Meslek: çırak
  • Yer: adana
Güzel cevabın için teşekkür ederim Orkun, yazın içinde hem değerli fikirler hemde güzel mizahlar buldum. Uzun uzun yazdığın için de ayrıca teşekkür ederim. :2up