Bıçak Sanatı - Forum

Çırak çabalıyor 1

Ynt: Çırak çabalıyor 1
« Yanıtla #20 : 09 Kasım 2015, 22:29:37 »
Yine yanlış bir işlem yaparsan bu seferde gereğinden fazla sertleşir ve amatör ortamda yumuşatılamayacak hale gelebilir.K100 normalde tavlayıp kenara konulsa bile sertleşiyor.
800-850 derecede dönülmez hrc nin ufuklarına çıkacağını sanmıyorum  :). 940-970 derecede sertleştiği için sıkıntı olmayacağı düz mantığını kuruyorum.

K100, "800-850 derecede dönülmez hrc nin ufuklarına" çıkar ve ne eğe işler ne de sıradan matkap uçları. Bir kez daha tekrarlamakta bir sakınca olmadığı için tekrarlayayım, bıçağı bıçak yapan en önemli özellik ısıl işlemlerin bütünüdür. Bu ayağı eksikse diğerlerinin hepsi mükemmel bile olsa çok fazla bir şey ifade etmez( eğer büfede kullanılmayacaksa).

murat sönmez

  • ***
  • 286
  • Meslek: dzkk mhd
  • Yer: bandırma balıkesir
Ynt: Çırak çabalıyor 1
« Yanıtla #21 : 09 Kasım 2015, 22:38:40 »
Kardesim ellerine saglik hakaten guzel isler cikariyosun. Senin tek eksigin bence su verme olaylari.. Osmana kulak ver:)  bise diyosa o dogrudur :)

BUŞGUT

  • ***
  • 329
  • Ahmet Ertan Selen
  • Meslek: Harita mühendisi
  • Yer: Samsun
Ynt: Çırak çabalıyor 1
« Yanıtla #22 : 09 Kasım 2015, 22:46:25 »
Kardesim ellerine saglik hakaten guzel isler cikariyosun. Senin tek eksigin bence su verme olaylari.. Osmana kulak ver:)  bise diyosa o dogrudur :)
Teşekkür ediyorum. Tabiki hepinizin tavsiyesine kulak veriyorum ancak bazı sebeplerden ötürü bu bıçaklarda deneme yanılmalarımı yapıyorum.
Yine yanlış bir işlem yaparsan bu seferde gereğinden fazla sertleşir ve amatör ortamda yumuşatılamayacak hale gelebilir.K100 normalde tavlayıp kenara konulsa bile sertleşiyor.
800-850 derecede dönülmez hrc nin ufuklarına çıkacağını sanmıyorum  :). 940-970 derecede sertleştiği için sıkıntı olmayacağı düz mantığını kuruyorum.

K100, "800-850 derecede dönülmez hrc nin ufuklarına" çıkar ve ne eğe işler ne de sıradan matkap uçları. Bir kez daha tekrarlamakta bir sakınca olmadığı için tekrarlayayım, bıçağı bıçak yapan en önemli özellik ısıl işlemlerin bütünüdür. Bu ayağı eksikse diğerlerinin hepsi mükemmel bile olsa çok fazla bir şey ifade etmez( eğer büfede kullanılmayacaksa).
Ustam peki 800 850 derecelerde ulaştığı sertlik, yapısındaki maddelerin yapıya tam katılmamasından ve çeliğin karakterini gösterememesinden dolayı mı başarısız bizim gözümüzde ?  Yani olaya sertlik olarak bakarsak başarılı mı sayılır ?
Doğa varsa bende varım. Ahmet Ertan SELEN

Ynt: Çırak çabalıyor 1
« Yanıtla #23 : 10 Kasım 2015, 11:28:05 »
En son sorduğunuz soruyu tam anlayamadım ama bu soruya gelinceye kadar süreç şöyle gelişti, Siz aşağıdaki satırları yazınca,
"Ustam bende d3 ile başladım sayılır , gerçekten dişli bir seçim. Ancak bir bıçağımıza su verirken beceremedik ve tesadüfen yumuşatma tavlaması yapmışız. Eğe ekmek gibi yemişti. Bundan sonrakilerde imkan olursa yumuşatma tavlaması yapmak gerekir diye düşünüyorum  :2up"

Ben durumu anlayabilmek için Size şunları sormuştum,

"yumuşatma tavlamasını K100 e mi yaptınız, ve eğe bu yumuşatma tavlaması yaptığınız K100 den olan bıçağı mı yedi? Son olarak çeliklere neden yumuşatma tavlaması yapacaksınız?"

Siz buna yanıt olarak,

"Ustam teşekkür ederim  :) Evet k100 e bilinçsizce şans eseri yaptık sanırım. Evet k100 den olan bıçağı yedi . Çeliğin sertliğini belirli bir değere düşürmek amacıyla
yapmayı düşünüyorum,çeliklerde soğuk şekillendirebilirliği iyileştirmek ya da  talaşlı işlenebilirliği artırmak için de uygulamak istiyorum."


Benim anlamaya çalıştığım şey, K100 e yumuşatma tavlaması yapıp yapmadığınızdı, yukarıdaki yazdıklarınıza bakılırsa yaptığınızı anlıyorum ve eğe bunu yedi demişsiniz.
Burada bir saptama yapmakta yarar var, K100 ( diğer bir deyişle D3 ) K100 800-850 dereceler arasında yumuşatma tavlaması yaptığınızda bu çelik sizin eğeyle işleyemeyeceğiniz ölçüde sertleşir. K100 veya benzeri çeliklere pratik olarak yumuşatma tavlaması yapamazsınız ve dahi yapmamanız da gerekir.

Ardından Osman arkadaşımızla aranızda şu konuşma geçmiş ve ben de bu konuşmaya yönelik yazmışım,

Yine yanlış bir işlem yaparsan bu seferde gereğinden fazla sertleşir ve amatör ortamda yumuşatılamayacak hale gelebilir.K100 normalde tavlayıp kenara konulsa bile sertleşiyor.
800-850 derecede dönülmez hrc nin ufuklarına çıkacağını sanmıyorum  :). 940-970 derecede sertleştiği için sıkıntı olmayacağı düz mantığını kuruyorum.

K100, "800-850 derecede dönülmez hrc nin ufuklarına" çıkar ve ne eğe işler ne de sıradan matkap uçları. Bir kez daha tekrarlamakta bir sakınca olmadığı için tekrarlayayım, bıçağı bıçak yapan en önemli özellik ısıl işlemlerin bütünüdür. Bu ayağı eksikse diğerlerinin hepsi mükemmel bile olsa çok fazla bir şey ifade etmez( eğer büfede kullanılmayacaksa).

Bunların ardından en son soruyu sormuşsunuz  ::)

"Ustam peki 800 850 derecelerde ulaştığı sertlik, yapısındaki maddelerin yapıya tam katılmamasından ve çeliğin karakterini gösterememesinden dolayı mı başarısız bizim gözümüzde ?  Yani olaya sertlik olarak bakarsak başarılı mı sayılır ?"

Buraya kadar birden fazla sorun var, öncelikle Siz yumuşatma tavlaması yaptığınızda zaten çeliğin yumuşadığını ve eğenin aldığını söylüyorsunuz. Bu nedenle 800-850 derecelerde hangi sertlik oluştu? Oluştuysa eğe nasıl talaş kaldırıyor. Buradan hareketle hangi sertliği başarılı kabul edeceğiz....

Kısa ve açık konuşmak gerekirse; bazı şeyleri doğrudan söylersek incitici olabiliyor bu nedenle, belki kısa bir analiz yapıp, bir şey söylemeden karşıdaki kişinin anlamasını sağlamak daha uygun bir yöntem.
Buradaki bir çok arkadaş daha bıçak yapmadan ön hazırlık yapıyor, kimisi önce bilgi depoluyor ardından malzemelere geçiyor, kimisi önce malzemelere geçiyor ve başlıyor, ardından bunun böyle olmayacağını farkedip bilgiye yöneliyor. Kimisi de bunların çok önemli olmadığını düşünüp doğrudan bıçak yapmaya başlıyor ve "ben yaptım oldu" diyerek öyle devam ediyor. Bunların hepsi bir yöntem, doğruluğunu yaşadıklarınız size gösteriyor.
Size önerim, yaşınız çok genç ve bu Size çok büyük bir avantaj sağlıyor, önünüzde depolanmış bir bilgi yığını, yanı sıra sıkıştığınızda işi yapmadan önce soru sorabileceğiniz bir platform var. Bıçak yapma isteğiniz ve yeteneğiniz de var. Bunları değerlendirirseniz, önümüzdeki yıllarda hem nitelik hem de estetik olarak değerli işler çıkaran bir Usta kazanırız, değerlendiremezseniz üzülürüz. Size önerim bunlar, kolay gelsin.
« Son Düzenleme: 10 Kasım 2015, 11:29:48 Gönderen: sefaçabuk »

BUŞGUT

  • ***
  • 329
  • Ahmet Ertan Selen
  • Meslek: Harita mühendisi
  • Yer: Samsun
Ynt: Çırak çabalıyor 1
« Yanıtla #24 : 10 Kasım 2015, 15:55:59 »
  Sefa Ustam dediklerinizi çok iyi anladım , Amacım ''ben yaptım oldu'' değildi. Aslında ısıl işleme değecek bir bıçak çıkaramadığımdan Hoca Nasreddin gibi ya tutarsa mantığıyla yapılmış hareketler. Eğenin  zor talaş kaldırınca ,''bu işime yarar'' diyen tanışlarıma verdim  :) Şimdi bu ısıl işlem denemeleri esnasında bir bıçağımız ilginç bir şekilde hamura döndü  :D yani pferd eğeyle fazla bastırmadan çok rahat talaşlar kalkıyordu.Eniştem yanlışlıkla yumuşatma tavlaması yapış olabileceğimizi belirtti ancak bu işin bu kadar kolay olmadığını, 850 dereceden kontrolllü 600 dereceler düşürülmesi gerektiği(ki bu bizim için pek kolay bir iş değil) son günlerde sanırım öğrendim. Yani burada anlatılan bıçak ''dur biz yumuşatalım şunu '' diyerek yumuşatmamıştık :) . Artık küçücük bir atölyeye sahibim, bundan sonraki profillerimde inşallah  daha titiz çalışabileceğim . İnşallah içime sinecek işler çıkarabilirsem Taner ustamıza yollayacağız .

  Ustam benim mizacım biraz o1 çeliğe uygun gibi görünüyor (olmazsa o2) . Sizin değerli görüşlerinizide bu konuda almak isterim. Ben biraz sıkıcanlıyım, bir işe başlayınca sonunu görene kadar yerimde duramıyorum. D3 e su vermeye çalışmamda bu da büyük bir etkendi . Henüz malzemelerimi bile tam tamamlayamadığım için Taner ustamıza yollayacak durum oluşmadı. Sürekli önümde bıçaklara bakınca kafayı bozdum  ::) ocakta yaktım ateşi , verdim yağı verdim yağı. Suyunu veremeyeceğimi biliyordum ancak odundan, ufak tefek metallerden sakınılmayacak profillere sahip oldum.pek çelik olamadılar ,sertleşmiş demirlerdi sanırım bunlar  :D Güzel macera oldular  :) Bundan sonra kendimi gerçek bıçaklar yapmaya hazır hissediyorum.

  Ustam yazınızdan anladığım kadarıyla bir ışık görmüşsünüz, beni çok mutlu ettiniz  O:-) . Ancak beni bıçak yapılacak 25mm bir o1 çubuk olarak görün . Kızartın, darbeleri vurmaktan kaçınmayın, ben bilirimki beni ustalaştırmak içindir bunlar , çeliğin nasıl canı yanmıyorsa , incinmiyorsa bende incinmem . İlmince suyumu verin ve beni kalfalığa yükseltin. Eğer kabul ederseniz sizi arada bir ö.m lar ile rahatsız edeceğim. Beni bu şekilde yorum yaparak değer verdiğiniz tekrar tekrar teşekkür ederim.  :)
Doğa varsa bende varım. Ahmet Ertan SELEN

Mızrak

  • ***
  • 214
  • Çetin KAYALIK
  • Meslek: Ziraat Mühendisi
  • Yer: Niksar Tokat
Ynt: Çırak çabalıyor 1
« Yanıtla #25 : 10 Kasım 2015, 16:00:21 »
Yılmadan devam ederseniz daha güzel bıçaklar yapacağınıza eminim.

BUŞGUT

  • ***
  • 329
  • Ahmet Ertan Selen
  • Meslek: Harita mühendisi
  • Yer: Samsun
Ynt: Çırak çabalıyor 1
« Yanıtla #26 : 10 Kasım 2015, 16:05:58 »
Yılmadan devam ederseniz daha güzel bıçaklar yapacağınıza eminim.
Bu işi başladık bir kere ustam Allah'ın izniyle dönüş yok :)
Doğa varsa bende varım. Ahmet Ertan SELEN

Erkan Mutlu (Bako)

  • *
  • 531
  • Meslek: işçi
  • Yer: Kocaeli
Ynt: Çırak çabalıyor 1
« Yanıtla #27 : 10 Kasım 2015, 18:09:05 »
Gayretlerin için seni tebrik ederim kardeşim, sabrın sonu selamettir, Sefa usta sana mesajı vermiş, sendede ışık var yılmadan devam et en büyük yardımcın bu forum olacak bol bol oku, zamanı gelecek biz sana soracağız.  ;)
Erkan Mutlu

BUŞGUT

  • ***
  • 329
  • Ahmet Ertan Selen
  • Meslek: Harita mühendisi
  • Yer: Samsun
Ynt: Çırak çabalıyor 1
« Yanıtla #28 : 10 Kasım 2015, 18:19:15 »
Gayretlerin için seni tebrik ederim kardeşim, sabrın sonu selamettir, Sefa usta sana mesajı vermiş, sendede ışık var yılmadan devam et en büyük yardımcın bu forum olacak bol bol oku, zamanı gelecek biz sana soracağız.  ;)
tebrikleriniz için teşekkür ederim :) .Mesaj alındı ustam ama dediğim gibi bu ham demiri işleyecek olan sizlersiniz  :)
Doğa varsa bende varım. Ahmet Ertan SELEN