Orta asyadan konuya döneyim

Bir püf noktası da benden: Babamın ciddi bir arı alerjisi var, o kadar ki hastaneye yetişemezse hayati tehlikesi var. Ben daha 10 yaşlarında filandım, bilim teknikte sıcak pansuman etkisi ile hayvan zehirlerini oluşturan protein bağlarının parçalandığını okumuştum. Gökçeada'da kamp yapıyorduk, en yakın yerleşim yeri açık hava cezaevi idi, kuş uçuşu 3 km fian, yürüyerek imkansız

Babam akşam kamp yerine döndüğümüzde ateş için çalı toplamaya gitmişti, küçük ateşimizde de çaydanlıkta çay demleniyordu, topladığı kuru çalıların arasından eşek arısı kovanı çıkmış, hayvanlar babama saldırmış, bir tanesi tam kalbinin üstünden sokmuş. Çığlık atarak ve koşarak bize doğru gelirken annem büyük soğukkanlılıkla çaydanlıktaki kaynar suyu yere boca etti, babam daha yanımıza adım attığında annem elindeki çok sıcak çamuru babamın göğsüne yapıştırmıştı bile. Korkuyla bekledik ama babamda en ufak alerji belirtisi olmadı. Annem olaydan sonra etrafta keçiler gezdiğinden idrarlıdır diye çamur yapmış meğerse. Sonra mesela açığa çıktı ki 50-60 derece civarında arı zehrinin protein bağları bozulup zehir olmaktan çıkıyormuş. Bunu tespiit ettikten sonra babam bir daha alerjik reaksiyonla hastanelik olmadı, belki onlarca kez arı soktu ama elinde ne varsa artık, gerektiğinde sigara bastı ama arının zehri daha kana karışmadan etkisiz hale getirmeyi öğrendi. Bu çoğu zehirli yaratık için geçerli bir yöntem, bir miktar yanığınız oluyor o bölgede ancak alerjisi olan kişiler için bire bir...