En son sorduğunuz soruyu tam anlayamadım ama bu soruya gelinceye kadar süreç şöyle gelişti, Siz aşağıdaki satırları yazınca,
"
Ustam bende d3 ile başladım sayılır , gerçekten dişli bir seçim. Ancak bir bıçağımıza su verirken beceremedik ve tesadüfen yumuşatma tavlaması yapmışız. Eğe ekmek gibi yemişti. Bundan sonrakilerde imkan olursa yumuşatma tavlaması yapmak gerekir diye düşünüyorum 
"
Ben durumu anlayabilmek için Size şunları sormuştum,
"yumuşatma tavlamasını K100 e mi yaptınız, ve eğe bu yumuşatma tavlaması yaptığınız K100 den olan bıçağı mı yedi? Son olarak çeliklere neden yumuşatma tavlaması yapacaksınız?"Siz buna yanıt olarak,
"Ustam teşekkür ederim
Evet k100 e bilinçsizce şans eseri yaptık sanırım. Evet k100 den olan bıçağı yedi . Çeliğin sertliğini belirli bir değere düşürmek amacıyla
yapmayı düşünüyorum,çeliklerde soğuk şekillendirebilirliği iyileştirmek ya da talaşlı işlenebilirliği artırmak için de uygulamak istiyorum."Benim anlamaya çalıştığım şey, K100 e yumuşatma tavlaması yapıp yapmadığınızdı, yukarıdaki yazdıklarınıza bakılırsa yaptığınızı anlıyorum ve eğe bunu yedi demişsiniz.
Burada bir saptama yapmakta yarar var, K100 ( diğer bir deyişle D3 ) K100 800-850 dereceler arasında yumuşatma tavlaması yaptığınızda bu çelik sizin eğeyle işleyemeyeceğiniz ölçüde sertleşir. K100 veya benzeri çeliklere pratik olarak yumuşatma tavlaması yapamazsınız ve dahi yapmamanız da gerekir.
Ardından Osman arkadaşımızla aranızda şu konuşma geçmiş ve ben de bu konuşmaya yönelik yazmışım,
Yine yanlış bir işlem yaparsan bu seferde gereğinden fazla sertleşir ve amatör ortamda yumuşatılamayacak hale gelebilir.K100 normalde tavlayıp kenara konulsa bile sertleşiyor.
800-850 derecede dönülmez hrc nin ufuklarına çıkacağını sanmıyorum
. 940-970 derecede sertleştiği için sıkıntı olmayacağı düz mantığını kuruyorum.
K100, "800-850 derecede dönülmez hrc nin ufuklarına" çıkar ve ne eğe işler ne de sıradan matkap uçları. Bir kez daha tekrarlamakta bir sakınca olmadığı için tekrarlayayım, bıçağı bıçak yapan en önemli özellik ısıl işlemlerin bütünüdür. Bu ayağı eksikse diğerlerinin hepsi mükemmel bile olsa çok fazla bir şey ifade etmez( eğer büfede kullanılmayacaksa).
Bunların ardından en son soruyu sormuşsunuz

"
Ustam peki 800 850 derecelerde ulaştığı sertlik, yapısındaki maddelerin yapıya tam katılmamasından ve çeliğin karakterini gösterememesinden dolayı mı başarısız bizim gözümüzde ? Yani olaya sertlik olarak bakarsak başarılı mı sayılır ?"
Buraya kadar birden fazla sorun var, öncelikle Siz yumuşatma tavlaması yaptığınızda zaten çeliğin yumuşadığını ve eğenin aldığını söylüyorsunuz. Bu nedenle 800-850 derecelerde hangi sertlik oluştu? Oluştuysa eğe nasıl talaş kaldırıyor. Buradan hareketle hangi sertliği başarılı kabul edeceğiz....
Kısa ve açık konuşmak gerekirse; bazı şeyleri doğrudan söylersek incitici olabiliyor bu nedenle, belki kısa bir analiz yapıp, bir şey söylemeden karşıdaki kişinin anlamasını sağlamak daha uygun bir yöntem.
Buradaki bir çok arkadaş daha bıçak yapmadan ön hazırlık yapıyor, kimisi önce bilgi depoluyor ardından malzemelere geçiyor, kimisi önce malzemelere geçiyor ve başlıyor, ardından bunun böyle olmayacağını farkedip bilgiye yöneliyor. Kimisi de bunların çok önemli olmadığını düşünüp doğrudan bıçak yapmaya başlıyor ve "ben yaptım oldu" diyerek öyle devam ediyor. Bunların hepsi bir yöntem, doğruluğunu yaşadıklarınız size gösteriyor.
Size önerim, yaşınız çok genç ve bu Size çok büyük bir avantaj sağlıyor, önünüzde depolanmış bir bilgi yığını, yanı sıra sıkıştığınızda işi yapmadan önce soru sorabileceğiniz bir platform var. Bıçak yapma isteğiniz ve yeteneğiniz de var. Bunları değerlendirirseniz, önümüzdeki yıllarda hem nitelik hem de estetik olarak değerli işler çıkaran bir Usta kazanırız, değerlendiremezseniz üzülürüz. Size önerim bunlar, kolay gelsin.