Bıçak Sanatı - Forum
Konu Dışı => Genel Muhabbet => Konuyu başlatan: devrim - 12 Ekim 2014, 16:15:18
-
Merhaba,
size bu gün hazreti olarak tabir ettiğimiz sıfatın asıl anlamını sormak istiyorum internette araştırdım birazcık, http://www.istekuran.com/index.php?page=hazret-ne-demek bu açıklamaları buldum eğer buradaki açıklama doğru değilse doğrusunu belirtirseniz sevinirim çünkü farkında olmadan şirk koşmak istemiyorum saygılar...
-
"Sayın" anlamında kullanmakta sorun yok Devrim bey
-
Arapçada "Sayın" demektir.Kullanmakta sorun yok Devrim bey hazretleri. ;)
abi ama bu sitede çok farklı şeyler anlatıyor pek emin olamadım zaten kime sorsam net bir cevap yok saygıdan kullanılır felan filan diyorlar bu sitede anlattıkları doğruysa tövbe etmek lazım...
-
2değişik kökten geliyor yani sayın demek yerine hazreti denilebilir olduğunu düşünüyorum.
-
zamandan ve mekandan münezzeh olduğunu iddia ettikleri kişiler için kullanmış insanlar bu kelimeyi birde burdan bak zamandan ve mekandan münezzeh olan sadece Allahtır...
-
Araplar arasında günlük konuşmada çok kullanılıyor.
-
onu da açıklamış zaten günlük konuşmada malların hangisinin daha iyi olduğunu konuşurken felan söylüyorlarmış bence hazret olan şu ,bu hesabı :-\
-
Kullanmak istersen kullan istemezsen hiç girme bu topa Türkçemizde kelimemi bitti.
-
abi benden uzak olsun bu kelime sıkıntı yaşarız sonra allah muhafaza ama tam anlamını öğrenip millete de öğretmek lazım çünkü hz. Mevlana felan diyenler var sıkıntı yaşanır...
-
bu hakkı yılmaz kim bilmiyorum ama kendi çapında kelimelere takla attırıp birşeyler çıkarmaya çalışan birine benziyor sitesinde salavat hakkında hakkında yazdıklarına göz gezdirdim hiç gözüm tutmadı
abi başka kaynaklardan araştırsak
http://forum.memurlar.net/konu/1475170/ bu linkte fikirlerini araştırmışlar
sanki biraz vahhabi kokusu var
-
vallahi benim araştırmalarım hep sağlıksız çıktı fakat Eylem ustamın bu konuda bilgisi vardır şeklinde bir düşüncem var onu beklesek nasıl olur ;)
-
bir de şu var arkadaşım genel olarak biz saygıdeğer muhterem vs manalarda kullanmıyormuyuz
niye "z" yi "dat" yapıp insanların aklını karıştırıyorsun ki islamın bütün sıkıntılarını dindirdinde o mu kaldı.
-
abi her türlü bilgi işimize yarar sıkıntıların hepsi zaten bir anda çözülemeyeceği için ufak ufak ta olsa başlamak lazım bir yerlerden...
-
namaz hakkındaki fikirleri bu videoda var artık top sende
http://www.youtube.com/watch?v=u0mQga_Tpf8
-
Bu tip konularda sözlük ve etimoloji sözlüklerine bakmalı bence. El altında Osmanlıca kamus var ise oraya bir bakın öncelikle.
-
namaz hakkındaki fikirleri bu videoda var artık top sende
http://www.youtube.com/watch?v=u0mQga_Tpf8
pes ::) :-[
-
Madem adım da geçmiş, o halde Ferit Develioğlu'nun "Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat"ına bakıp söyleyeyim:
hazret (a. i. huzûr'dan. c.: hazerât)
1. [asıl mânâsı "kurb" "piş-gâh"dır]
2. saygı saymak üzere büyüklere verilen ünvan. Hazret-i Peygamber. Hazret-i Alî.. gibi. [şahısların dışında da kullanılabilir. Hazret-i Kur'ân gibi]
3. [evvelce] büyük sayılan kimselerin adlarının sonuna "hazretleri" şeklinde getirilirdi: Ahmet Beyefendi Hazretleri.
4. kalenderce bir sesleniş şekli: -Hazret! sözünü yerine getirmedin!
-
o zaman bi sıkıntı olmuyor değil mi oh be kendime geldim ;D Teşekkür ederim Eylem ustam :2up
-
Sorun şu ki sadece senin bir kelimenin anlamını bilip doğru kullanman çok zaman yeterli olmuyor. Eğer karşıdaki senin dediğini anlamıyor yahut yanlış anlıyorsa iş karışıyor. O yüzden anlaşılacağından emin olduğun şekilde konuşman en hayırlısı. Yani basit Türkçe ile iletişim kurmak iyidir. :)
-
Sorun şu ki sadece senin bir kelimenin anlamını bilip doğru kullanman çok zaman yeterli olmuyor. Eğer karşıdaki senin dediğini anlamıyor yahut yanlış anlıyorsa iş karışıyor. O yüzden anlaşılacağından emin olduğun şekilde konuşman en hayırlısı. Yani basit Türkçe ile iletişim kurmak iyidir. :)
+ 1
-
Sorun şu ki sadece senin bir kelimenin anlamını bilip doğru kullanman çok zaman yeterli olmuyor. Eğer karşıdaki senin dediğini anlamıyor yahut yanlış anlıyorsa iş karışıyor. O yüzden anlaşılacağından emin olduğun şekilde konuşman en hayırlısı. Yani basit Türkçe ile iletişim kurmak iyidir. :)
zaten insanlar genelde sizin söylemek istediğinizi değil kendi düşündüklerini anlar konuşmanızdan ;)
-
Asıl anlamı aparça orijinal olarak hazır bulunan veya ismi ile zikredildiğinde ruhunun hazır bulunduğuna inanılan kişiler için kullanılan bir kelimedir kökü <H-D-R harflerinden gelir batıl bir inanıştan gelen kelimedir cahiliye döneminde de kullanılmıştır ve çok eski bir kelimedir ama Türkçedeki karşılığı sayın demektir bu alamda kullanılmasında söylenmesinde hiçbir sorun yoktur ama tasavvufi manada kullanılması ise tastamam batıl bir inanıştır ve bence ciddi sorundur çünkü ismi ile kullanılan kişiye hitap ve onun o anda ruhunun orda olması demektir ki asla mümkün olmayan ve Kuranı kerime göre gerçekleşmesinin mümkün olmadığı bildirilen bir durumdur ki batıl bir davranış olur.
-
namaz hakkındaki fikirleri bu videoda var artık top sende
http://www.youtube.com/watch?v=u0mQga_Tpf8
Bence, İslam dini takipçisi modern toplumlar için doğru ve yerinde tespitlerde bulunmuş. Söyledikleri gayet makul ve mantıklı şeyler. Şekilciliğin ve ezberciliğin hiç bir faydası yok.
-
Hakkı Yılmaz denen arkadaş Arapçadan haberi olmayan kendi kafasından yeni bir din uydurmaya çalışan birisi ona göre bu gün Müslümanların kıldığı namaz yok kendine göre kafadan bir namaz uydurmuş ki isteyen istediği gibi kafadan kılar şekle tabi değildir toplu kılmazsan abdeste de gerek yok diyor tek olarak kılınca abdeste gerek yoksa toplu kılarken neden gerek olsun
Eskiden namaz sadece üç vakittir diyordu şimdi hiç yok diyor hatta cuma namazı bile yok diyor salat kelimesine verdiği mana zihinsel ve mai destek demektir diyor.
salata sadece destek manası verenler Nisa suresi 43 ayeti bir türlü açıklayamamışlardır.
-
Tercümesi doğrudur, değildir onu bilemem. Benim videoda dikkat ettiğim husus, "ibadette niyet önemlidir" kısmı.
Haberlerde okudum: THY, hac uçuşlarında abdest alınacağını ön görerek, bu durumun elektrik donanıma zarar verebileceğine dikkat çekip, tuvalet kabinlerinin devamlı kuru tutulması ve kabine sıvı taşması yaşanmaması konusunda personeli uyarmış... Havada olduğu müddetçe hacca gidenler abdest almasa ne olur? Tüm uçaktakilerin -personel dahil (ki Müslüman bile olmayabilirler)- hayatını riske edecekse, yine de illa abdest alınması doğru mudur? Kişisel görüşüm; bu şekilcilikten başka bir şey değil.
Dininizi sorgulayınız; bu çok doğal bir süreçtir. Sorgulamak, aklı ve vicdanı hür her insanın en doğal hakkıdır. Baktınız sizin doğrularınızla örtüşüyor, amenna...
-
Takıldığınız yerde hadis ve sünnetlere bakın abi. Efendimiz nasıl yapmışsa bizde öyle yapalım en garanti yol bu.
Ki adem abi bunlar evliya düşmanı abi bazı ilahiyatçı profesörlerde aynı bu kafada.
-
Su bulamaz isen teyemmüm edilir şartlara uygun zemin mekan bulamaz isen binekli kılınır korku halinde yürürken kılınır can emniyeti varsa tek rekaat kılınır ama emniyete errince namazı tastamam gerektiği gibi kıl diye emreden ayet varken şekilcilikten bahsetmek abesle iştigaldir ve namazın şekli de tastamam Kuranda anlatılır ayrıca tevatüren gelen bir uygulamadır ki Adem as. dan itibaren geldiği de Kuranın açıkladığı bir durumdur bir çok peygamberin ismi ile beraber zikredilir ve onlarında o namazı kıldığı bildirilir ve namaz kelimesi genellikle o namaz şeklinde bahsedilir ki bu da bilinen namazdır sahabe peygambere hangi namaz veya nasıl namaz diye sormamıştır toplumda hanif olarak yaşayan insanların kıldığı mevcut namaz olduğu konusunda sahabe ihtilafsız aynı namazı kılmıştır.
Elbetteki sorgulayın dininizi hocanızı kitaplarınızı hatta Kuranı sorgulayın ama fıtratınıza göre sorgulayın ve fıtratınıza uymayanı din olarak kabul etmeyin çünkü o din değildir ama sorgulamada asıl kaynak hep fıtrat olmalıdır. Çünkü Allah insanları bir fıtrat üzere yarattığını bildirir ve dosdoğru din budur Allahın yarattığının yerini tutacak yoktur der bu durumda doğru olan din insan fıtratına uygun olandır.
Molla kardeş Evliya konusuna hiç girmek istemiyorum ama içim sabretmiyor evliya velinin çoğuludur dost demektir dini anlamda Allah dostu demektir bu durumda bende Veliyim kardeşim hemde en alasından en takvalısından yani senin yazdığın manada evliyayım zira bir Müslüman asla Allahın düşmanı olamaz olsa olsa Allah dostu olur bende en iyi Allah dostuyum gerisi... gerisi beni bağlamaz benim için evliyalık makamı yoktur heleki evliya diye peygamberden üstün kul ile Allah (Allahın dunundan) arasında birileri söz konusu ise düpedüz şirktir benden uzak şeytana yakındır hiç işim olmaz.
-
Takıldığınız yerde hadis ve sünnetlere bakın abi. Efendimiz nasıl yapmışsa bizde öyle yapalım en garanti yol bu.
Ki adem abi bunlar evliya düşmanı abi bazı ilahiyatçı profesörlerde aynı bu kafada.
Kölelerin efendisi vardır, insanın efendisi olmaz :) Evliyalar sayesinde İslam ülkelerinin geldiği nokta ortada. :D
(https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xpf1/v/t1.0-9/s640x640/10410546_690867804343704_6075907678178930331_n.jpg?oh=70030c8666d043756eeff04444935b73&oe=54B908E6&__gda__=1420472155_c03bf40d5002d266a6794a11741d67c4)
-
Abi zaten kimse peygamberlerden üstün olamaz. Yalnızca Peygamberlerde kul ile Allah arasındadır senin dediğine göre abi. Nasıl ki Usta olmadan çırak yetişmez bu iş böyledir abi.
Efendimizin böyle bir hadiside vardır.
"Ismail Hakki Bursevi -kuddise sirruh- hazretleri Ruh’ul Beyan isimli tefsirinde söyle buyuruyor:
“Peygamber efendimiz Miracda iken Musa aleyhisselam ile görüsür. Hz. Musa, “Ümmetimin alimleri Israil ogullarina gelen peygamberler gibidir” buyuruyorsunuz. Bir alim nasil olur da peygamber gibi olur diyor. Peygamber efendimiz, bir alim çagirir.
Hz. Musa gelen alime sorar:
- Senin adin ne?
- Muhammed bin Muhammed bin Muhammed Gazali…
Hz. Musa sorar:
- Ben sana adin ne dedim, sen ta dedelerinin adini bile söyledin? Böyle söylemek uygun mu? Sadece sorulana cevap vermek gerekmez miydi?
- Efendim Allahü teala, (Ya Musa elindeki ne) diye sordugunda siz, Asa deyip birakmadiniz. (Bu elimdekini yere vurunca su çikar, bununla düsmanlarin oyunlarini bozarim, gerektiginde bu ejderha olur, sihirbazlarin sihirlerini yok ederim, yürürken dayanirim. Bu Asanin bana çok faydalari vardir) demistiniz. Öyle degil mi?
- Evet öyle demistim.
- Maksadiniz Allahü teala ile daha fazla konusmak degil miydi?
- Evet.
- Ben de sizin gibi ulülazm büyük bir peygamberi bulmusken konusmayi uzatmak için dedelerimin de ismini söyledim.
Hz. Musa, Peygamber efendimiz aleyhisselama der ki:
- Simdi anlasildi, gerçekten de senin ümmetinin alimleri Beni Israilin peygamberleri gibi imis.”
(Ruh’ul Beyan: c.2, s. 568)"
-
Abi zaten kimse peygamberlerden üstün olamaz. Yalnızca Peygamberlerde kul ile Allah arasındadır senin dediğine göre abi. Nasıl ki Usta olmadan çırak yetişmez bu iş böyledir abi.
Efendimizin böyle bir hadiside vardır.
"Ismail Hakki Bursevi -kuddise sirruh- hazretleri Ruh’ul Beyan isimli tefsirinde söyle buyuruyor:
“Peygamber efendimiz Miracda iken Musa aleyhisselam ile görüsür. Hz. Musa, “Ümmetimin alimleri Israil ogullarina gelen peygamberler gibidir” buyuruyorsunuz. Bir alim nasil olur da peygamber gibi olur diyor. Peygamber efendimiz, bir alim çagirir.
Hz. Musa gelen alime sorar:
- Senin adin ne?
- Muhammed bin Muhammed bin Muhammed Gazali…
Hz. Musa sorar:
- Ben sana adin ne dedim, sen ta dedelerinin adini bile söyledin? Böyle söylemek uygun mu? Sadece sorulana cevap vermek gerekmez miydi?
- Efendim Allahü teala, (Ya Musa elindeki ne) diye sordugunda siz, Asa deyip birakmadiniz. (Bu elimdekini yere vurunca su çikar, bununla düsmanlarin oyunlarini bozarim, gerektiginde bu ejderha olur, sihirbazlarin sihirlerini yok ederim, yürürken dayanirim. Bu Asanin bana çok faydalari vardir) demistiniz. Öyle degil mi?
- Evet öyle demistim.
- Maksadiniz Allahü teala ile daha fazla konusmak degil miydi?
- Evet.
- Ben de sizin gibi ulülazm büyük bir peygamberi bulmusken konusmayi uzatmak için dedelerimin de ismini söyledim.
Hz. Musa, Peygamber efendimiz aleyhisselama der ki:
- Simdi anlasildi, gerçekten de senin ümmetinin alimleri Beni Israilin peygamberleri gibi imis.”
(Ruh’ul Beyan: c.2, s. 568)"
Tevsiri yapana göre bayağı geyik çevirmişler. Güzel Samanyolu TV dizi senaryosu olur. :)
-
Benim dediğimden bunu nasıl çıkardın anlamadım ama kul ile Allah arasında hiç kimse olamaz olursa şirk olur Allah ben kişi ile kalbi arasındayım size şah damarınızdan yakınım diyorsa arayao soktuğun her kişi veya şey Allah ile arandaki mesafeyi uzatman ondan uzaklaşman demektir ki Allahın asla kabul etmediği ki yukarda yazdım Allahın dunundan hiç kimse edinmeyin yani aranıza kimseyi koymayın demektir ruhbanlık Kuranın şiddetle karşı çıktığı bir kurumdur ayrıca islamda din adamı diye bir kurum dahi yoktur herkes kendi dininin adamı olmak zorundadır.
Ayrıca yazdığın hadiste tamamen uydurmadır.
-
Gerçi miraç olayı konuşulması gerekirde konuya bu başlıkta girersek çıkmak zor olur.
-
Arkadaşlar konuya saygım var ve güzelce ele alışınızı takdir etmemek elde değil
ancak bizim forumun konusunun fazlaca dışında olduğunu anlayışınıza sığınarak hatırlatmak durumundayım.
-
Abi samanyolu bu işlere girmez. ;D
Aynen dediğin gibi abi bu konu uzar gider inşallah bir gün buluşup görüşürsek abilerim veya rasim ustanın yanın geldiğiniz de benim atölyede onun yan sitesinde çay içemeye beklerim.
-
Evet Eylem usta forumu fazlaca aştık kusura bakma burası yeri değil özür. Benden bu kadar konuya nokta koydum.
-
Yok Eylem Ustam, hep benim yüzümden oluyor, sustum ben tamam :2up
Amacım kimsenin inancını sorgulamak veya küçümsemek değil. Haşa, haddime düşmez; her koyun kendi bacağından asılır. :) Gücüme giden, Hristiyanların Ortaçağ travmasını İslam dünyası bugün yaşamakta. Rönesans ve reformu kısmen de olsa gerçekleştiren tek ülke TC kalmıştı, onu da yok etmek üzereler. Sonsuza kadar karanlığa mahkum edilmiş bir kölelik sistemi Türk halkının fıtratına ters. Olacaklardan korkuyorum...
... ve susuyorum :D
-
Bu konuda aslında ben de sabahlara kadar konuşurum ama klayveyle ekranın arkasından iletişim zorken böyle önemli ve insanların hassas olduğu konularda konuşmak zor.
-
Bu konuda aslında ben de sabahlara kadar konuşurum ama klayveyle ekranın arkasından iletişim zorken böyle önemli ve insanların hassas olduğu konularda konuşmak zor.
Katılıyorum.
-
Bu konuda aslında ben de sabahlara kadar konuşurum ama klayveyle ekranın arkasından iletişim zorken böyle önemli ve insanların hassas olduğu konularda konuşmak zor.
Katılıyorum abi..
-
Sorun şu ki sadece senin bir kelimenin anlamını bilip doğru kullanman çok zaman yeterli olmuyor. Eğer karşıdaki senin dediğini anlamıyor yahut yanlış anlıyorsa iş karışıyor. O yüzden anlaşılacağından emin olduğun şekilde konuşman en hayırlısı. Yani basit Türkçe ile iletişim kurmak iyidir. :)
Eylem bey size yürekten katılıyorum. sizin ne söylediğiniz değil karşıdakinin nasıl ve nekadar anladığıdır.
-
konuyu yeni fark ediyorum. Eylem'in uyarısını da oldukça yerinde ve zamanında bulmama karşın, içime sinmeyen bir durum var. konunun konuşulacağı mecranın burası olmaması gerektiğinde hemfikir olunmasına rağmen, moderatörü/hakemi tarafından sonlandırılmış bir durumda iken taraflar kulise/soyunma odalarına giderken birisinin geri dönüp tekrar tartışmayı alevlendirecek sözler söylemesi davranışı çok rahatsız edici. kastım Serhan abi'nin yazdığı son mesajdaki "Sonsuza kadar karanlığa mahkum edilmiş bir kölelik sistemi" ifadesindeki rahatsız edici kesin kanaat tavrı, üslup ve sığlık. bir tartışmanın nihayete ermesini arzu eden kişinin yapacağı bir bitirişten ziyade, kavga eden iki çocuğun araya girenler tarafından ayrılıp arkalarını dönüp giderken bir tanesinin geriye dönüp karşı tarafı tahrike edecek bir söz söylemesi gibi. Serhan abi bizim büyüğümüz ve saygı duyduğumuz bir ağabeyimiz. bu şekilde bir üslup kullanımını en son bekleyeceğim kişilerden birisi. bence bu hoş olmamış...
söylediği sözün içeriğine ise cevap vermeye bile lüzum yok. hem bu keskinlikteki bir fikir konuşma veya açıklama ile değişmeyeceği için, hem de yeri ve zamanı burası olmadığı için.
-
konuyu yeni fark ediyorum. Eylem'in uyarısını da oldukça yerinde ve zamanında bulmama karşın, içime sinmeyen bir durum var. konunun konuşulacağı mecranın burası olmaması gerektiğinde hemfikir olunmasına rağmen, moderatörü/hakemi tarafından sonlandırılmış bir durumda iken taraflar kulise/soyunma odalarına giderken birisinin geri dönüp tekrar tartışmayı alevlendirecek sözler söylemesi davranışı çok rahatsız edici. kastım Serhan abi'nin yazdığı son mesajdaki "Sonsuza kadar karanlığa mahkum edilmiş bir kölelik sistemi" ifadesindeki rahatsız edici kesin kanaat tavrı, üslup ve sığlık. bir tartışmanın nihayete ermesini arzu eden kişinin yapacağı bir bitirişten ziyade, kavga eden iki çocuğun araya girenler tarafından ayrılıp arkalarını dönüp giderken bir tanesinin geriye dönüp karşı tarafı tahrike edecek bir söz söylemesi gibi. Serhan abi bizim büyüğümüz ve saygı duyduğumuz bir ağabeyimiz. bu şekilde bir üslup kullanımını en son bekleyeceğim kişilerden birisi. bence bu hoş olmamış...
söylediği sözün içeriğine ise cevap vermeye bile lüzum yok. hem bu keskinlikteki bir fikir konuşma veya açıklama ile değişmeyeceği için, hem de yeri ve zamanı burası olmadığı için.
E ama şimdi bana cevap hakkı doğdu. ;D
Emin' ciğim sen kafana takılanı özelden sor, ben sana açıklayayım. Sanıyorum yanlış anlaşılmışım. ;)