Bıçak Sanatı - Forum

Doğada, Zor Koşullarda Yaşamı Devam Ettirme Teknikleri



tian92

« Son Düzenleme: 18 Nisan 2012, 09:02:27 Gönderen: tian92 »

ratbertovich

  • Ferhat Savcı
  • ***
  • 835
  • Meslek: Bilgisayar Mühendisi
  • Yer: Ankara
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #23 : 18 Nisan 2012, 09:12:36 »
Doğaya ateş taşımak için en iyi vasıta akıl ve kaslarımız.

(Aşağıda, bazı bushcraft terimlerinin Türkçelerini utanmadan oturmak için kullandığım organımdan uyduruyorum ;D, hoşgörün)
(Bushcraft'a birşey uyduramadım :(, mazur görün :) )

Sürtünmeyle ateş yakmak için tek yöntem Mısırlıların yaylı matkap ("bow-drill") yöntemi değil. Hatta, elinde bıçak da yoksa, parçaların hazırlanması açısından oldukça zor bir yöntem.

Hayatta kalma durumları için testere ("fire-saw") ve saban (" fire plough") yöntemlerini de öğrenmek gerek.

Ama kamp atarken benim derdim hayatta kalmak değil. Arada antrenman olsun diye yukarıdaki yöntemlerle de yaktığım oluyor ateşi, ama çoğunlukla firesteel kullanıyorum. Neden çakmak değil, kibrit değil diyen olursa: çakmakta taş biter, gaz biter, kibrit desen ıslanır (eskiden kibriti tepesi düğümlenmiş prezervatif içinde taşırdım ıslanmasın diye ;D); firesteel her daim emre amade.
"Dört tür cinayet vardır: haince, mazur görülebilir, haklı ve takdire şayan." -- Ambrose Bierce

XauPau

  • ***
  • 1108
  • Hayri Canyakmaz 1980
  • Meslek: Finans
  • Yer: Kocaeli
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #24 : 18 Nisan 2012, 09:13:24 »
Kesinlikle çok doğru neden bunlara ihtiyaç duyarız.
 Firesteel den başlayalım. O işin biraz keyfi, süsü diyelim. Çünkü magnesium çubuk ne eskiyi anlatır ne de doğaldır. Ama kıvılcımla kuru yaprağı,otu azıcık tutuşturup üfleye üfleye onu bir ateşe çevirmek keyiflidir. Tek bir avantajı vardır. Kamp çantasının bir köşesinde durursa çakmak gibi gazı kaçtı mı, kibrit gibi nemlenin işe yaramaz hale geldi mi diye düşünmezsin. Aslında o senin garantindir ama ancak ve ancak daha öncesinde firesteel ile tecrüben varsa, onunla ateş yakmayı biliyorsan. Yoksa hayatında belki bir kere lazım olur ve tecrübe etmediysen bir daha kullanma şansın da olmaz.

Bowdrill için ne ipe ne rulmana hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Bu yüzden konuda ip yapımını da gösteren bir video ekledim. Herhangi bir ağacın ince kabuğundan, sazdan, ottan, palmiye yaprağından, kılıç çiçeğinden vs bir sürü şeklini denedim. Yaklaşık 2-3 mm lik bir ipi tanıdığım hiçbir kadın koparamayacak kadar sağlam oluyor. Hele palmiye inanılmaz. Üstelik ipi yaparken bıçağa bile ihtiyacımız yok. Sanırım burada anlaştık. Alttaki ahşabı ve dönen mili hazırlarken de taşlardan yararlanabiliriz. Keskin sivri vs. Mile üstten baskı yapacak olan aşık kemiği,rulman gibi aparatlar yerine midye kabuğu yada biraz oyuğu olup mili kaydırmadan tutacak taşları kullanabiliriz. Peki geriye ne kaldı. Tabii ki tecrübe. Önceden ben de sadece video izler bir iki uğraşır keyif duyar ve zorda kalırsam yakarım ateş ne var derdim.  Ve bir gün bu işlerin öyle olmadığını bilen Amcam benimle iddiaya girdi. Doğada bir dere kenarındaydık, yükseklik yok denecek kadar malum İzmit  bir haftadır kar yağıyor ve her yer bembeyaz.” Hadi bakalım yak, ateş yak survival adamısın ya” dedi. Yaşım 17 pire gibiyim o zamanlar. Yakmayı becerebilirsem rambo bıçağı alacaktı söz vermişti. :D Hemen yapmam gerekenleri hatırladım. Önce ağaçlar üzerindeki ölü kuru dallar toplanacak, yerden dal alınmayacak, ateş ile zemin arasında gerekirse taşlarla izolasyon yapılacak, tutuşması için kuru yaprak ve otlar bulunacak. Hepsini hazırladım. Çıtır çıtır kurumuş meşe yaprakları vardı etrafta  ve nasıl sevinmiştim ya olmasalardı. Yarım saat içinde zor da olsa bowdrillim de hazırdı. Çünkü bağcıklı botlarımda ayağımdaydı ve çok işe yaramıştı. Ya olmasaydı. Yavaş yavaş dersler ediniyordum aslında. Ellerim su toplayana , bende derman kalmayana kadar uğraştım. Ufak ufak tüten bir şeyler vardı ama kıvılcım bile yoktu ortalıkta. Ahşap biraz yaş, mil yumuşak vs vs hepsi başıma gelmişti burada yazdıklarımın. Acıdı halime bir çakmak uzattı. Gazı yok taşı var lanet olası çakmağın. O kadar uğraştım ki sonunda çakmağın çarkı bir tarafa, yayı taşı başka bir tarafa fırladı gitti. Sonunda cebindeki zippoyu verdi al hadi al diyerek pis pis güldü. İnanır mısınız ben yine ateş yakamadım. Meşe yaprakları yansa da aleve dönüşmüyor kızara kızara tüte tüte yok oluyorlar , cılız cılız alevlenenler de kuru diye topladığım ama yeterince kuru olmayan dalları tutuşturamıyordu. Çünkü hem dalların yuvarlak formunu en azından ikiye bölerek daha çok alev tutacak şekle getirmemiştim hem de talaş çıkarmayı bilmiyordum bile. Sinirimden montumu çıkardım sonra kazağa davrandım ki amcam tuttu. Atletimi yakacaktım düşünün ama vazgeçirdi tabiki. Doğru düzgün ateş yakmayı beceremediğim gibi bir de beni sıcak tutan atletimi yakacağımdan başladı anlattı durdu. İyi ki böyle bir iddiaya girmişim  onunla. Şimdi elimdeki malzemelere bakarak ateş yakıp yakamayacağımı kestiriyorum önce, boş yere enerji harcamak var bir de işin ucunda. Ekstrem koşullar hariç artık hemen hemen her yerde ateş yakabiliyorum, yakamayacağım yerlerde de  ne yapmam gerektiğini. Eğer siz de bu işe hevesliyseniz tüm koşulları tecrübe etmeniz lazım. Nerde ne zaman lazım olacağı belli olmaz.

EDC-Cancan

  • ***
  • 733
  • Meslek: Belediyeci - 1973
  • Yer: KOCAELİ - Eskişehir
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #25 : 18 Nisan 2012, 09:19:21 »
Kesinlikle çok doğru neden bunlara ihtiyaç duyarız.
 Firesteel den başlayalım. O işin biraz keyfi, süsü diyelim. Çünkü magnesium çubuk ne eskiyi anlatır ne de doğaldır. Ama kıvılcımla kuru yaprağı,otu azıcık tutuşturup üfleye üfleye onu bir ateşe çevirmek keyiflidir. Tek bir avantajı vardır. Kamp çantasının bir köşesinde durursa çakmak gibi gazı kaçtı mı, kibrit gibi nemlenin işe yaramaz hale geldi mi diye düşünmezsin. Aslında o senin garantindir ama ancak ve ancak daha öncesinde firesteel ile tecrüben varsa, onunla ateş yakmayı biliyorsan. Yoksa hayatında belki bir kere lazım olur ve tecrübe etmediysen bir daha kullanma şansın da olmaz.

Bowdrill için ne ipe ne rulmana hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Bu yüzden konuda ip yapımını da gösteren bir video ekledim. Herhangi bir ağacın ince kabuğundan, sazdan, ottan, palmiye yaprağından, kılıç çiçeğinden vs bir sürü şeklini denedim. Yaklaşık 2-3 mm lik bir ipi tanıdığım hiçbir kadın koparamayacak kadar sağlam oluyor. Hele palmiye inanılmaz. Üstelik ipi yaparken bıçağa bile ihtiyacımız yok. Sanırım burada anlaştık. Alttaki ahşabı ve dönen mili hazırlarken de taşlardan yararlanabiliriz. Keskin sivri vs. Mile üstten baskı yapacak olan aşık kemiği,rulman gibi aparatlar yerine midye kabuğu yada biraz oyuğu olup mili kaydırmadan tutacak taşları kullanabiliriz. Peki geriye ne kaldı. Tabii ki tecrübe. Önceden ben de sadece video izler bir iki uğraşır keyif duyar ve zorda kalırsam yakarım ateş ne var derdim.  Ve bir gün bu işlerin öyle olmadığını bilen Amcam benimle iddiaya girdi. Doğada bir dere kenarındaydık, yükseklik yok denecek kadar malum İzmit  bir haftadır kar yağıyor ve her yer bembeyaz.” Hadi bakalım yak, ateş yak survival adamısın ya” dedi. Yaşım 17 pire gibiyim o zamanlar. Yakmayı becerebilirsem rambo bıçağı alacaktı söz vermişti. :D Hemen yapmam gerekenleri hatırladım. Önce ağaçlar üzerindeki ölü kuru dallar toplanacak, yerden dal alınmayacak, ateş ile zemin arasında gerekirse taşlarla izolasyon yapılacak, tutuşması için kuru yaprak ve otlar bulunacak. Hepsini hazırladım. Çıtır çıtır kurumuş meşe yaprakları vardı etrafta  ve nasıl sevinmiştim ya olmasalardı. Yarım saat içinde zor da olsa bowdrillim de hazırdı. Çünkü bağcıklı botlarımda ayağımdaydı ve çok işe yaramıştı. Ya olmasaydı. Yavaş yavaş dersler ediniyordum aslında. Ellerim su toplayana , bende derman kalmayana kadar uğraştım. Ufak ufak tüten bir şeyler vardı ama kıvılcım bile yoktu ortalıkta. Ahşap biraz yaş, mil yumuşak vs vs hepsi başıma gelmişti burada yazdıklarımın. Acıdı halime bir çakmak uzattı. Gazı yok taşı var lanet olası çakmağın. O kadar uğraştım ki sonunda çakmağın çarkı bir tarafa, yayı taşı başka bir tarafa fırladı gitti. Sonunda cebindeki zippoyu verdi al hadi al diyerek pis pis güldü. İnanır mısınız ben yine ateş yakamadım. Meşe yaprakları yansa da aleve dönüşmüyor kızara kızara tüte tüte yok oluyorlar , cılız cılız alevlenenler de kuru diye topladığım ama yeterince kuru olmayan dalları tutuşturamıyordu. Çünkü hem dalların yuvarlak formunu en azından ikiye bölerek daha çok alev tutacak şekle getirmemiştim hem de talaş çıkarmayı bilmiyordum bile. Sinirimden montumu çıkardım sonra kazağa davrandım ki amcam tuttu. Atletimi yakacaktım düşünün ama vazgeçirdi tabiki. Doğru düzgün ateş yakmayı beceremediğim gibi bir de beni sıcak tutan atletimi yakacağımdan başladı anlattı durdu. İyi ki böyle bir iddiaya girmişim  onunla. Şimdi elimdeki malzemelere bakarak ateş yakıp yakamayacağımı kestiriyorum önce, boş yere enerji harcamak var bir de işin ucunda. Ekstrem koşullar hariç artık hemen hemen her yerde ateş yakabiliyorum, yakamayacağım yerlerde de  ne yapmam gerektiğini. Eğer siz de bu işe hevesliyseniz tüm koşulları tecrübe etmeniz lazım. Nerde ne zaman lazım olacağı belli olmaz.

Anlaşıldı bir hafta sonu Kartepe yolunda Sucuk Ekmekçilerin orda hep beraber Tatbikat yapacaz Kocaeli Bıçak Sanatı timi olarak  :)) :)) :)) :))
Sevelim , Sevilelim.
     Yunus EMRE

XauPau

  • ***
  • 1108
  • Hayri Canyakmaz 1980
  • Meslek: Finans
  • Yer: Kocaeli
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #26 : 18 Nisan 2012, 09:44:16 »
Belediyeci adam Kartepe yerine Çınarlıdereyi tavsiye etmeli. Türkiyede gördüğüm en güzel parkur. Kimi götürdüysem aynı şeyi söyledi.

zucchero

  • -Bora-
  • ***
  • 423
  • Meslek: Memur
  • Yer: Ankara
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #27 : 18 Nisan 2012, 10:07:53 »
Hayri Hocam,
Ben de benzer bir tecrübe yaşadım ama bu çok zaman önce değil sadece geçen yaz .... Ortalık kupkuru. Öyle ki heryerde yangına karşı dikkatli olun uyarıları yapılıyor. Ben elimde yeni aldığım firesteel'i ilk kez deneyecek olmanın heyecanı içerisinde... Heyecan var ama nasıl yapılır hakkında en ufak bilgi yok. İlk önce gazeteyi denedim. 5-10- 15 dakika derken olmayacağını anladım. Çevreden yosunumsu birşeyler topladım ama "kav nedir hangi malzeme firesteel ile tutuşabilir" gibi bilgi 0 . Belki yarım saat uğraştım. Firesteel'in yarısı yok oldu ama ortada ateşin a'sı bile yok. Üstelik herkes "napıyor bu?" diye bakınca stres de had safhada. Velhasıl kelam o gün o ateşi yakamadım.
Biraz okuma, araştırma sonrasında o kış, Bolu dağlarında ve yerde 10-15 cm kar varken  firesteel'im ile 1 dakikada ateş yakmıştım. Sonra da aluminyum kupam olsa şurada güzel bir çay demlerdim diye hayıflanmıştım.
Belki hiç kullanma gereği olmayacak ama en azından bu bilgi benim dağarcığımda ve gerekirse kullanıma her daim hazır.

Bir de bu ateş mevzuunda.... Eğer ücra bir yerdeyseniz ve ateş yakmak gerekiyorsa tek bir çeşit yönteme güvenemezsiniz. Cebinizdeki çakmak ya da kibrit o anda işe yaramazsa hayatınızı buna bağlamak istemezsiniz. Firesteel, çakmaktaşı, potasyum-gliserin gibi en az 2-3 aletin ve birkaç çeşit friction fire yöntemi bilmenizin hiçbir zarar olmaz.

XauPau

  • ***
  • 1108
  • Hayri Canyakmaz 1980
  • Meslek: Finans
  • Yer: Kocaeli
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #28 : 18 Nisan 2012, 10:34:41 »
Kesinlikle tecrübe edebilmek çok önemli. Bolu dağındaki denemeniz olmasa sizi hiç kimse firesteel ile ateş yakılabildiğine inandıramazdı. Sonra da sanal ortamlarda firesteel ile ateş yaktım diyene inanmayıp yakanı gördüğünüzde üstad demeye başlıyoruz. :)))

Bu arada firesteel taşıyan herkes charcloth da yapmayı bilmeli ve taşımalı. Yuvarlak makyaf pamuklarından 10 tane yapsanız 1 gr tutar, sürpriz yumurtalardan çıkan sarı kutularda, kağıda sarılı  halde cüzdanın içinde, bitmiş bir kalemin içine tıkarak gibi bir sürü şekilde taşıyabilirsiniz. Charcloth mucizevi bir kavdır. Firesteel  yada Çakmağın taşından çıkan kıvılcımdan yada büyüteçle 1-2 sn içinde kıvılcım tutabiliyor. Bu da yapımı

http://www.youtube.com/watch?v=Ax5YgtghU3I

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 49
  • *****
  • 9541
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #29 : 18 Nisan 2012, 10:39:19 »
Kumaş kömürünü geçtim hocam. Bereket yapmaya girişmeden aştım o noktayı. İyi bilenmiş bir bıçakla Japon marangozlarının yaptığı gibi ahşaptan ince talaş çıkarabilince olay bitiyor. Hele arkasını gösteren ince talaş koşullar denk düşüp de çıkınca nıhıhahaa nidasıyla çakılıyor firesteel.
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

ratbertovich

  • Ferhat Savcı
  • ***
  • 835
  • Meslek: Bilgisayar Mühendisi
  • Yer: Ankara
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #30 : 18 Nisan 2012, 10:50:11 »
Kumaş kömürü, talaş denmişken, gerçekten de ateşi yakmak için öğrenilecek en önemli şeylerden birisi eldeki malzemeden hav çıkartabilmek. Internette bakıyorum, herkes kuş yuvasına kıvılcımı koyuyor, üflüyor, bakıvermişsin yanmış. İyi de kuş yuvası nereden geldi? İlk başladığımda, liflerin kuru ağaç kabuğun içinden bıçakla havlanarak ya da kuru otlar, ince dallar dövülerek üretildiğini sonra da topak yapıldığını anlayana kadar bizim coğrafya dışında doğada bu haltların hazır bulunduğunu düşünürdüm. İyi safmışım :D.
"Dört tür cinayet vardır: haince, mazur görülebilir, haklı ve takdire şayan." -- Ambrose Bierce

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 49
  • *****
  • 9541
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #31 : 18 Nisan 2012, 10:54:41 »
Bu firesteel denen nesneden çıkan her kıvılcım da aynı değilmiş öğrendim. Kopan ve havada yanarak uçuşan parçaların boyutlarının büyük olması gerek sonucuna vardım. Testere dişiyle çok sayıda ama kısa ömürlü kıvılcım çıkarmak artık tercihim değil.
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

XauPau

  • ***
  • 1108
  • Hayri Canyakmaz 1980
  • Meslek: Finans
  • Yer: Kocaeli
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #32 : 18 Nisan 2012, 11:03:06 »
:D :D :D İşyerinde rezil oldum herkes bana bakıyor .Kuş yuvasımı deyip kahkaha attım yaaa :(

Eylem Abi yine de yapmalısın mutlaka. Kumaş kömür alev almıyor ama çok güzel kıvılcım taşınabiliyor. En azından oynaması zevkli.

Hatta bir keresinde kimseye çaktırmadan kıvılcım düşürdüğüm bir parçayı elimde tutup (yakmıyor, tütmüyor ), yolduğum kuru otlar da avucumdayken  içine sakladım. Biraz şov biraz hokus pokus yapıp tutuşturduğumda etrafımdakilerin bakışını görmeniz lazımdı. :)) İşin doğrusunu göstermesem “adam ellerinde otları ovuşturdu ateş yaktı diye anlatırdım” dedi bir tanesi.

Bir de şu konu var. Ateş yaktık diyelim ya sonra ? Nasıl muhafaza edip nasıl verimli kullanabiliriz. Dakota vs.

Hiç unutmuyorum bir keresinde iş bilmez inatçı bir büyüğümüz ne kadar odun taşırsak taşıyalım hepsini ateşe atıyordu. Abi atma dedikçe olsun kamp ateşi bu diyordu ama mübareğe 4-5 metre alevin mantıksız olduğunu bir türlü anlatamadık. Hayatımda hiç o kadar odun topladığımı hatırlamam. Akşam resimlerini eklerim 8-10 metrelik ağacı evet bildiğin ağacı yaklaşık 15 kişi taşıdığımızı, 6 kişinin zor kaldırdığı inek kadar tomrukları falan bir seferde nasıl yaktığımızı görmelisiniz. Ve o abi hala o günü hatırladıkça “Ne ateş oldu beeee” diye mutlu oluyor.

Metin Sakin

  • ***
  • 404
  • Meslek: Uzay Mühendisi
  • Yer: İstanbul > Ümraniye
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #33 : 18 Nisan 2012, 11:12:40 »
Ateş çubuğu için bi öneride benbden pamuk çok kolay alev alıyor
ateş çubuğunun kılıfında biraz pamuk bulundurmakta iyi bir çözüm.

Tabi Eylemin dediği gibi büyük parçalar koparmak çok önemli işi kapınca sigarayı bile yakabiliyorsunuz.

Bu arada evde Bulgaristandaki dedelerden kalma bir çakmak taşı seti var.
İçinde çakmak taşları ( yağmur taşı) ve dövme bir çelik halka var birde ağaç mantarından kurutulmuş parçalar
Her sigarasını onlarla yakan amcaları hatırlıyorum . Mantardan ufak bir parça koparıp taşın kenarına koyar demir halkayla 3-4 çakma sonunda bi kıvılcımı kuru ve tüğülenmiş mantara düşürürlerdi mantar tütsü gibi yavaş yanıyor.

Bende 3-4 çakmada olmasada 2-3 dakikada yakabiliyorum bir ara fotoğraflarım 
Eliyle çalışan işçidir; eli ve kafasıyla çalışan ustadır; eli, kafası ve gönlüyle çalışan sanatkârdır.

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 49
  • *****
  • 9541
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #34 : 18 Nisan 2012, 11:14:48 »
Bu doğa sevenlerin bir kısmının doğayı sevişini anlamıyorum Sevgi dedikleri sevgi degil ki one-night-stand mübarek... Keyfini çıkarıp sırtını dönüp uyumak gibi olmuş. Doğaya soran yok "Pişman mısın?" diye. Halbuki sevgi emektir. O arkadaşa bir sonraki sefer fide çukuru kazdırın.   >:D

Askerde Mamak tepelerini kazmak için debelendiğimizi hatırlarım da... Ne biçim zemindi o yahu?

-- o --

Metin? Toprağım?
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

Metin Sakin

  • ***
  • 404
  • Meslek: Uzay Mühendisi
  • Yer: İstanbul > Ümraniye
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #35 : 18 Nisan 2012, 11:21:27 »
:) He ya yaşıyorum ben hala :)
bu arada ben 89 modelim :) 10 yaşımda geldim
Eliyle çalışan işçidir; eli ve kafasıyla çalışan ustadır; eli, kafası ve gönlüyle çalışan sanatkârdır.

zucchero

  • -Bora-
  • ***
  • 423
  • Meslek: Memur
  • Yer: Ankara
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #36 : 18 Nisan 2012, 11:22:43 »
Kumaş kömürünü ateş ile uğraşmak istediğimde Falım sakızın küçük teneke kutusunda yapıyorum (bu arada o kadar da baktım ama teneke kutuda hiçbir ürün satılmıyor artık) . Üstüne küçük bir delik açtım. Eski atleti uzun ve ince bir şerit halinde kesip bunu rulo yaparak kutuya koyuyorum. Ordan da közün içine (15-20 dak duruyor). Ateşten çıkar çıkmaz kapağı açmayın. Soğumadan açılırsa alev alıp yanıp gidiyor. Rulo olunca ihtiyaç kadar koparıp kullanmak da kolay oluyor. Bazen sırf o dalgalı şekilde yanmasını seyretmek için bile yakıyorum :)


Firesteel için iyi bir başka kav da şu kendir ipler. Hem ip olarak işe yarıyor ve ateş yakacağınızda küçük bir kısmını kesip iyice lif lif kopardığınızda kolay alev alıyor. Ya da dediğiniz gibi ecnebilerin fire stick dediği yöntem de işe yarıyor. Hatta hafif çıralı bir dal bulursanız daha da süper. Bıçağı ahşaba 90 derece tutup ileri geri sürterseniz o biriktirdiğiniz toz da çok kolay yanıyor.


Metin Hocam o setten kısmetse ben de yapacağım. Yüksek karbonlu çelik olması yeterli sanırım.Fotoğraf çok hora geçer.
« Son Düzenleme: 18 Nisan 2012, 11:25:12 Gönderen: zucchero »

Metin Sakin

  • ***
  • 404
  • Meslek: Uzay Mühendisi
  • Yer: İstanbul > Ümraniye
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #37 : 18 Nisan 2012, 11:26:32 »
Bu arada o mantarla ilgili şu ağaç diplerinde bulunan büyükçe mantar, koyunların yıkandığı yalak suyunda bekletip yağlanması sağlanırmış gibi bide kısım hatırlıyorum daha sonra kurutulurmuş
Eliyle çalışan işçidir; eli ve kafasıyla çalışan ustadır; eli, kafası ve gönlüyle çalışan sanatkârdır.

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 49
  • *****
  • 9541
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #38 : 18 Nisan 2012, 11:29:21 »
Lanolin ile yani...
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

XauPau

  • ***
  • 1108
  • Hayri Canyakmaz 1980
  • Meslek: Finans
  • Yer: Kocaeli
Ynt: Ynt: Doğada tek başına dağ evi (survival belgesel)
« Yanıtla #39 : 18 Nisan 2012, 11:36:54 »
O setten ben de yaptım bir tane. En büyük sıkıntı doğru taşı bulabilmek. Çakmak taşı diye geçen beyaz taşlar hiçbir işe yaramıyor. Siyah renkli olanlardan bulmak gerekiyor. Kapaklı kutu havalı silah kullananlardan temin edebilirsiniz. Bir ara da Eylem Abinin başka bir forumda bahsettiği metal oyun kağıdı kutuları  vardı . (Her yerde takipteyim ;) )

Hemen bakıyorum neymiş bu lanolin. O ağaç mantarının beyaz alt yüzeyi çok güzel kılağı alıyor ayrıca. Ecnebiler fungi strop diyor.