Ustalar, Üstatlar ve Arkadaşlar aynı zamanda Küçüklerim ve de Büyüklerim;
45 gün gibi süren zorlu (!) çalışmaların sonucu olan
Racon Pıçağını, 3 Ağa (Usta) ve 2 Maraba (Çırak bile diil) ile kafasını gözünü yara yara 45 günde bitirdik... (Ulen nebçim cümle kurdum be... Maşşallah bana...)
Arkadaşlar, elinde bu pıçak olan raconu kor... İtirazı olan şöyle kenarda biyerde üç tutsun, yazıyı bitireyim geliyorum...
Ankara'nın bıçak ustalarından
Muammer Usta ve
Turhan Usta ile Ankara'nın en yaratıcı kuyum ustası, nam-ı diğer
Takıcı Kerim,
Kerim Usta ile çıraklar ben
cmblc ve
Oğuzhan Güven, 45 gün uğraştıktan sonra bunu yapabildik, affola

Pıçağın öyküsü şöyle; Muammer Ustamın tükkanda otururken bigün, kenarda, toz pis içinde bi profil bi an parıldadı gözümün içine... O ne acep diye gittim aldım, pöfff, tozlar havalandı, yamuk yumuk bi bıçak müsveddesi ortaya çıktı... Bu ne diye sordum ustama, Oğuzhan başlamıştı ama bozulunca bıraktı dedi... Ağız açmaya çalışmış zımpara dalınca da canı sıkılmış, atmış oraya...
Bende ne kurtarabiliriz, bundan ne çıkar ki acep diye elime aldım kalemi, zımparanın daldığı yerden itibaren bişeyler çizdim... Muammer Ustam da orasını şöyle burasını az böyle yapsak gibi yorumlar yaptı ve Racon Pıçağının serüveni Bismillah dedi... Bağladık mengeneye, aldık Jettaşını bi daldık 2080'e, Allah yarattı demeden bi kesip biçtik... Profili çıkarttık ortaya...
Ertesi gün Turhan Ustama gittim, kaba ağzını o açtı sağolsun, o arada Oğuzhan geldi, bak senin bıçağı ne hale getirdik dedim, çorbada benimde tuzum olsun deyip sırt desenini de o yaptı, o da sağolsun...

Bi süre ara verildi yapıma, sonra bigün Muammer Ustam tükkanda bakır dövüyordu çeşit çeşit desenler ile... Her vuruşta bi nokta yaptığı bi kalemi var, onu alıp sırta tek sıra noktalar yapabilir miyim diye sordum kendine... Ben yaparım dedi, sırtı noktaya boğdu

Güzel oldu, yanları da yapalım o zaman dedim...
La Havle dedi... Anlamadım

Bi de değerli malı, anlatamam, sanki bişey olacak çelik kaleme, vermiyo kimseye... Neyse ağzının içinde mırıl mırıl bişeyler konuşarak 10 dakkada yaptı... Yaptıktan sonra o benden çok beğendi

Eniştemin abisi gitar tamiri ve imaliyle uğraşan bi kişilik... Onda özellikle Afrika menşeili bi ton odun olur... Bi gittim yanına, pıçağa kabza olabilecek bi odun var mı diye, şunlar var diye önüme bi ton kırpık odun koydu... Kabzada gördüğünüz Menengiç'i (bazıları Menengüç'te der, sevgiler Oğuzhan

) de kendinden aldım...
Muammer Ustamla
şalomede suyunu da verdik, suda su verdik ama az eğildi ucu, ustam onu da düzeltti sağolsun... Sonra Ostim'e, arkadaşı olan bi ısıl işlemciye gittik sertliğini öğrenmek için,
77 HRC'den az fazla çıktı... Arkamızda bi dükkan dolusu şaşkını bırakarak oradan ayrıldık...

(hahaha, sizde şaşırdınız değil mi? şaka şaka)
Yani sonuç olarak, bundan kelli, yumurta topuk ruganlarımın arkasına basıp, yelekli ve dikine ince beyaz çizgili takımımın içine kar beyazı bi göynek giyip, ağır gümüş savatlı Serkisof'umu yelek cebime koyup, kırmızı kuşağımın içine de
Racon Pıçağımı koydummuydu...
Tieeeeeyyyyt lan... Nasıl olmuş? Yorumları alalım...






Sevgiler,