Bıçak Sanatı - Forum
Konu Dışı => Hayatı idame ve kampçılık => Konuyu başlatan: tian92 - 09 Nisan 2012, 14:24:51
-
Arkadaşlar
Bu belgeseli izleyen var mı? Ben daha c.tesi günü gördüm ve 9.bölümüymüş. Her hafta çarşamba günleri akşam 22,00 de NTV de çıkıyormuş. Ben tekrarının bir kısmına denk geldim.
Kullandığı bıçaklar Bora bıçak. Kendisine soran izleyicilerede Bora bıçağın iyi bir bıçak olduğunu söylüyor kendi sayfasında. bicaksanati.com bıçaklarını zor doğa şartlarında kullansaydı fikri ne olurdu acaba? Programda canlı canlı çekirge, pişmiş yılan ve kurbağa yiyormuş ama o bölümleri görmedim baştan sona izlemeyi düşünüyorum. Benim izlediğim bölümde ağaçtaki bir dikenle balık tuttu. Çapari olarak kkulandı. Misina yerinede paraşüt ipi kullandı.
http://serdarkilic.com.tr/site2/
Facebooktada sayfası var.
-
Serdar Kılıç'ı şahsen tanırım. İzlediklerinin bir tv programı olduğunu, programların sponsorlara ihtiyaç duyduğunu ve şov yapmazsanız adınızdan söz edilmeyeceğini bilmek lazım. Kendisi çok daha çetin koşullara alışık tam bir doğa adamı. Aslında alışlıktan da öte zevk alıyor doğanın bir parçası olmaktan. Birçok kayıtlı başarısı var ama birçoğunu aldığı keyiften dolayı gerçekleştirmiş bir survavilist . Sohbetine doyum olmaz, anlatacakları onu tanımayanlar için gerçek dışı bile gelebilir. Ama günümüz şartlarında yaşayabilmek için kendini ve ailesini doyurması gerektiğinden ticaret yapmalı, tv programlarında şov yapmalıdır. İnsanlara kazandırdığı doğa sevgisi en büyük avuntusu, pek dile getirmese de standartlarını düşürmüş olması, teknolojiden tam kopamayıp doğayla her daim başbaşa kalamaması da en büyük sıkıntısıdır.
-
Evet . Dediklerinde haklısın. Bora bıçak programın sponsoru diye okumuştum bir yerde. Yabancı bir bıçaktansa yerli malı olması her zaman gurur verici.
-
Bana ortalama ayda bir kere falan Bora iyi mi alayım mı diye sorulur. Ben de elimde sadece tek bir Bora olduğundan ve onu da hem alalı uzun bir süre geçmiş hem de bu bıçaklara kırıcı bir test uygulayamamış olmamdan dolayı net konuşamam.
Buna karşılık şu anki Bora'lar arasından ucu fazla ince ve sivri olmayan, ortalama boyda bir Bora ile doğaya gidilir derim. Kendinizi sabote etmeye çabalamazsanız bunu sorunsuz kullanırsınız, olsa olsa shogun gibi sivri uçlu bir modelde uç kısmında ufak kırılma sorunu yaşarsınız o da bence atla deve bir kırık olmaz. Zaten Shogun ile en iyi savunma yapılır, diğer şeylere o kadar yakışmaz.
Buna karşılık doğa bıçaklarında benim idealim düz ya da konveks taşlamadır. Düz taşlama ortalama bir açıyla yapıldıysa bunun sonucu tam taşlama da olabilir, bu açının sonucu olarak scandi de olabilir. Taşlama tipinde benim mutlak bir doğrum yok. Kimi durumda işe yarayan bir taşlama öteki halde biraz daha az işe yaradığından bıçak seçimim o anki düşünce yapıma göre bile değişebiliyor.
-- o --
Bıçaksanatında gördüğümüz ya da bizim profilimizdeki amatörlerin yaptıklarına gelince...
Bizim yaptıklarımız el yapımı bıçaklar ve yaptıklarımızın adedi de düşük. Değişik bir öğrenme süreci içindeyiz. Bunun da olumlu ya da olumsuz çeşitli sonuçlarını yaptıklarımız arasında gözleyebilirsiniz.
Öncelikle, bıçağı yapanın yaptığını ne kadar doyurucu bilgi ve deneyim ışığında yaptığı önemli. Örneğin su verme sıcaklığını tutturamamak, meneviş sıcaklığını, süresini, sayısını yanlış belirlemek beklenmedik anda kırılacak bir bıçakla bizi yüz yüze bırakabilir. Bunlar, süreci bilinçli ve özenli bir şekilde yürütmekle, yapılanları sınamakla ve son olarak yapılanları diğer ustalar ile paylaşmakla aşılacaktır. Çeşitli arkadaşlar birden çok defa kırık bıçağının fotoğrafını paylaştı ve su verme sıcaklığının aşırı yüksek seçildiği uyarısı ile kendini geliştirdi.
Bizim amatör oluşumuzun en büyük farklarından birisi, emeğimizi bedava olarak görmemiz. Kendimiz için de yapsak başkasına da versek bıçaklara akıllara zarar süreler ayırıyoruz. Zamanın darlığı ile taviz verenimize rastlamıyorum.
Marka olmuş bıçaklarda ustasına pratik geldiğinden bıçak hep iç bükey taşlanıyor. Bir de yamuk kesitli (en.:trapezoid) lamalar kullanılarak bıçağın ağzının hattını takip etmeyen kesitli taşlamalar elde ediliyor. Bizim bıçaklarımızda ise yeri gelince düz taşlama, dış bükey ve iç bükey taşlamayı tek tek ya da bir kombinezon halinde üşenmeden uygulayabiliyoruz.
Yine zaman tasarrufu adına saplar çok kaba ve köşeli bırakılıyor. Gereken yerlerde pah kırılmıyor, keskin hatlar yuvarlatılmıyor. Saplar çok zaman yarılı sap bile (en.: full tang) olsa bu iki yandaki parçalar bir kütük gibi boydan boya aynı kalınlıkta bırakılıveriyor. Böyle bir bıçağı elime alında o köşelerden, kenarlardan kurtulmak, sapa zarif bir 3 boyutlu biçim kazandırmak için can atıyorum. Ancak seri üretimi kurcalayınca bu sefer bitirişini de yinelemek gerekebiliyor.
Ben yaparken eğer sap çok basit, silindirik ya da limoni bir biçim türünde değilse, örneğin kola şişesi biçimliyse kullanıcının avuç boyutlarını göz önüne alıyorum. Erkek eli, kadın eli farklı olduğu gibi bunların da hiç biri bir değil. Örneğin tanıdığım bir deliormanlı arkadaşın ellerinin boyutları bildiğim herkesinkinden fazla idi. Bu ele yapılacak bir bıçak bir piyanistin ellerine yakışmayacaktır.
Bunları ve yazmayı akıl edemediklerimi toplarsak Serdar Kılıç'ın en işine yarayacak bıçak, Serdar Kılıç'ın programlarda bıçakla neyi nasıl yaptığını görmüş, onun elini ölçmüş, bıçağı nerede taşıyıp bakımını nasıl yaptığını bilen, onun bileme olanak ve tercihini bilen, kendi yaptığı bıçakların limitlerini bilen bir usta tarafından yapılır.
-
Eline sağlık, güzel yazı olmuş...
-
Eline sağlık, güzel yazı olmuş...
+1
Kişiye özel ergonomide bıçak fikrine sizin kadar usta olmasamda kullanan kişi olarak katılıyorum.
-
Bora'ya ve amatör bıçakçılara ilave yapayım.
Bora'nın elimdeki tek bıçağının kılıf tasarımı sorunsuz bir tasarım. Bıçak, kılıfı ve kılıf iplerini kesmeden sorunsuz bir şekilde girip çıkıyor.
Bıçağın cilalanmamış namlusu daha güzel duruyor. Kalın zımpara üstüne cila çirkinliği Bora'da yok. Bıçak doğrultusundaki muntazam bir ince zımparalama çizikleri de güzel örtüyor.
-- o --
Bıçaksanatı dahilinde gördüğüm amatör işi olan bıçaklarımızda da saten bir bitiriş ya da cilalanmışsa da kademe kademe zımparalandıktan sonra cilası yapılmış namlular göz dolduruyor.
Namlulara su verişte ise bizim çok net bir avantajımız var. Amaca uygun olarak bıçağın istenen noktalarına su vermek (bu ifadeyi sonradan biraz düzelttim.) ya da farklı oranda menevişlemek bizim için mümkün. Tabii bu yöntemler her çelik için uygun değil ama karbon çelik ile çalışabilmek de bu güne kadar bizim yaptığımız bir şey....
-
Cihan burdan diğer bölümleri izleye bilirsin.
yada bana uğrarken flaş ile gelirsen ben veririm sana :) bende hazır var..
-
Ben geçen sene bütün bölümlerini izlemiştim kaçırdığım bölümleride internet üzerinden bakmıştım, gayet güzel ve eğitici bir dizi belgesel, dogadaki bazı yenilmicek böcek ve bitki türlerinide test ederek yenmemesi gerektiğinide gösteriyo.
Bende ilk başlarda Cihan arkadaş gibi bu adam Bora marka bıçakları neden övüp duruyo diye düşünüyodum ön yargımla ama bişeylerin yürümesi için sponsorların desteği olması gerektiğini düşündüm, bi yandanda halen bir şeyler yapilabilirmi siteyi ve ustaların elinden çıkan güzel bıcakları orada tanıtabilmeyide her bölümünü izlerken hayal ettim, bunun bir yolunu bulmayı çok isterdim.
Bu arada bir Kocaeli toplaşması yapsak nasıl olur ? doğa ortamı ve mangal keyfi çerçevesinde.
-
Bu arada bir Kocaeli toplaşması yapsak nasıl olur ? doğa ortamı ve mangal keyfi çerçevesinde.
Bir ara toplanabiliriz. Arslanbey taraflarındayım tepeye çıkar İzmit manzarasında muhabbet edebiliriz. Geçen sene izledim derken siz "İçimdeki Doğa" programı varmış onu kasdediyorsunuz sanırım. Benim başlıkta belirttiğim daha yeni bir program. Çok eğitici. 15-20 dk lık bölümüne denk geldim ama ne kadar öğrenecek şeyimiz varmış dedim. Serdar bey dalı kırarken dibinden kırmaya dikkat edelim. Bu şekilde ağacın kırık bölümü gövdeye ne kadar yakın olursa üzerini o kadar çabuk reçineler ve böylelikle bakterilerden korunur aksi takdirde bakteriden dolayı hastalanır ve kurur diyor. Kolay kolay ağaçtan dal kesmem ama kessemde dikkat edeceğimi sanmazdım. Güzel program.
-
Cihan burdan diğer bölümleri izleye bilirsin.
yada bana uğrarken flaş ile gelirsen ben veririm sana :) bende hazır var..
Hüseyin bey flaşı yanıma alayım dışarı çıkınca ararım sizi. Teşekkürler. :2up
-
Arkadaşlar
Kullandığı bıçağı ilk gördüğümde sitedeki bu bıçağa benzettim ve acaba bizden birisimi hediye etti hiçte Bora bıçaklarına benzemiyor diye düşünmüştüm.
http://www.bicaksanati.com/forum/sabit-namlu/bitirdigim-ilk-bicak/
Ama sonra karşılaştırınca farkları gördüm. Hem ondaki bana kemik sap gibi geldi.
-
Aşağıdaki resimde benzettiğim bıçak ile karşılaştırmayı görebilirsiniz.
Bu arada o dal parçası ile çapari yapıp balık tuttu. Memleketim Bolu'da. :)
-
Ustalar daha iyi bilir ve yorumlar ama Serdar beydeki bıçağın kesici yüzeyi sanki makine ile taşlanmış gibi. El yordamı ile eğelenmişe benzemiyor. Belli bir açı ile devam ediyor gibi geldi bana. Makine kullanıldıysada seri üretim bir bıçağa benzetemedim. Galiba bu formdaki bıçağa Bushcraft deniyor.
-
Bıçağının kılıfı muhtemelen hazır alınmış. Ya da standart bir modele uyarlanmış. Kendi kullandığı kılıf ve nette bulduğum başka bir kılıf yanyana.
-
bicaksanati.com u ziyaret edip ustaların el emeği bıçaklarına bakmasını tavsiye ettim. Yazılan yazıları yardımcısı okuyup cevaplıyor ama kendiside daha sonra okuyormuş mutlaka.
-
Ustalar daha iyi bilir ve yorumlar ama Serdar beydeki bıçağın kesici yüzeyi sanki makine ile taşlanmış gibi. El yordamı ile eğelenmişe benzemiyor. Belli bir açı ile devam ediyor gibi geldi bana. Makine kullanıldıysada seri üretim bir bıçağa benzetemedim. Galiba bu formdaki bıçağa Bushcraft deniyor.
Woodlore deniliyor. Ray Mears'ın tasarımı.
-
Hım anladım. Linkteki bıçakta bu modelde.
http://www.bicaksanati.com/forum/sabit-namlu/bushcraft-by-ozgurozdemir/
-
Konuya geç dahil olmakla birlikte, birkaç kez seyrettim Serdar Kılıç'ı. Gayet aklı başında bir doğa adamı.
Eleştireceğim bir tek sahnesi oldu: protein peşinde yılan, böcek yemesi. Hazzetmemem, yenilen hayvan nedeniyle değil (nitekim, kurbağa bacakları peşine de düştü ki, hem lezzetli, hem az enerjiyle elde edilebilen hem de tehlikeye atılmayı gerektirmeyen bir protein kaynağı olarak hastasıyımdır ;)), genel aklı başında tavrına aykırı olduğunu düşündüğüm için. Proteinsiz kalmak yılan avlamak kadar tehlikeli bir durum değil. Doğada yalnız kalınca çoğu durumda vejateryan bir diyete dönmek ve ucuz (enerji harcamak anlamında) fırsat bulunca protein almak akıllıca. TV şovu bağlamında şu protein manyağı Ayı (Bear Grylls) kardeşten sonra beklentiler değiştiği için olsa gerek bu yaptığı (lafı geçmişken, bu Ayı kardeş komple şaka, yaptığını yapıp hayatta kalmak için film ekibi, ambülans ve helikopter desteği lazım). Serdar Kılıç her bölümde yapıyor mu bunu, ben mi denk geldim bilemiyorum.
Toplayıcılık avcılıktan hem daha az tehlikeli hem daha az enerji harcatan bir beslenme şekli.
Bir de "tavşancı açlığı" (İng. rabbit starvation) denilen bir durum söz konusu protein için av eti peşinde koşulduğunda. Karaciğerimiz günde 2oo-25o gram protein işleyebiliyor, gramında 4 kaloriden en fazla 1ooo kaloriyi proteinden alabiliyoruz yani. Doğada 1ooo kaloriyle günü geçiren adam adım adım ölüme gider.
Bıçakları konusunu sadece TV şovu, sponsor ekseninde düşünmek çok da doğru olmayabilir. Her ne kadar survival lafı ve konuları geçse de Serdar Kılıç çok başarılı bir şekilde bushcraft konuları işliyor. Dert hayatta kalmaktan öte doğada yalnızken keyif almak. Öyle büyük, sağlam, çok işlevli ve acar bıçaklara ihtiyaç yok. Hatta öyle olmaması daha iyi; bu işin okullarında elinize oldukça ucuz bıçaklar (1o-15 dolarlık Mora'lar mesela) verirler, iş bıçakta bitiyor gibi bir yanlış anlamayı engellemek için. Tekniği öğrendikten sonra iyi bıçak daha da keyif veriyor tabii, ama işin duayenlerine bakarsan adamın çakmak taşından kırdığı parçayla yaptığını değil en pahalı bıçak, torna tezgahı verseler yapamazsın.
Bunca yıldır uğraşımdan öğrendiğim: bilgi bir, teknik iki, akıl üç, geri kalanlar lüks.
-
Av eti içi protein harcama ve tehlikeye girme işi banada çok mantıklı gelmedi. Zira doğada mineralce zengin yeşil bitkiler var bunlar ateş yakıp varsa su ile kaynatılarak çorba bile yapılabilir. Çiğde yenilebilir. Yaz aylarında meyvede bulunuyor. Özellikle İzmit bölgesi yabani kestane dolu :) Aslında mantar çeşitleri konusunda kurs açılsa giderim. İnternetten bakıp araştırıp sonrada yemek güven vermiyor. İşin ehli kişilerce eğitim verilse ve "yee korkma zehirsiz" şeklinde telkin verseler daha emin yer ve çeşitlerini öğrenirdik. Doğada karın doyurmak ve bitkilerin yenilenini bilmek bence başlı başına bir konu.
-
Bizim köyde beklenmedik misafir geldiğinde ev sahibi şöyle 10-15 dk dışarıda dolanır ve bir kucak bitkiyle döner. Mantar pişirir, otlu bulgur pilavı yapar, yemlik vs. cinsi ot koyar önüne ve neşeyle sofradan kalkarsın. Üstelik bedava :) Paran olsada köyde harcayabileceğin hiç bir dükkan yok.
-
Ferhat abi dediğin her kelimeye her zamanki gibi katılıyorum. Şunu belirtmek isterim o yılan işi hem şov hem de sana denk gelmiş. Örneğin 2 program önce tavşan avlamak için tuzak kuruş bir adamken ertesi programda yaralı bir tavşan bulup iyileştirdi ve bulduğu yere saldı. Çünkü amacı hayatta kalmak değil öğretmek. Bazen avlanmayı bazen doğaya saygı duymayı. Bu sıralar yediği et genellikle balık. Minimum enerji kaybıyla yapılabilecek en güzel protein avı.
Cihan kardeşim ot ve türevlerini yemenin aslında pratik bir yolu var. Bir bilenden öğreneyim desen hangi birini öğreneceksin. O yüzden en doğrusu hayatta kalmada uygulanabilecek bir yöntemi tam ve doğru öğrenmek. Kısaca hayatta kalma mücadelesi vermeye başladığınız anda :
1: Etrafınızda en yoğun bulunan yeşil renkli, dikensiz, ve özsuyu süt gibi beyaz yada yapışkan olmayan bir biktiyi gözünüze kestirin. En yoğunu seçmemizin sebebi şayet zehirsiz çıkarsa yırttınız demektir.
2: Bu bitkiden bir parça koparıp tükürüğünüzle bir taş üstünde ezin (tükürükteki enzimlerle tepkimeye girdikten sonraki hali önemli) ve kolunuzun en hassas yerine iç trafına sürün ve yarım saat kadar bekleyin
3:Eğer bir kızarıklık yoksa bir parça ezilmiş bitkiden dudaklarınıza sürüp 10 dakika kadar bekleyin
4:Aynı işlemi sırasıyla dilinizin ucu ve ağzınızın içi için sırasıyla uygulayın
5:Hala bir uyuşukluk,kaşıntı ve kızarıklık yoksa küçük bir lokma yutup yarım saat bekleyin. Sonra birkaç lokma sonra birkaç lokma derken tedbirli bir şekilde yemeye başlayabilirsiniz. En çok bulunan bitkiyi seçtiğiniz için hayatta kalma şansınız oldukça yüksek.
-
Hayri verdiğin bilgiler için teşekkürler. En garantisi yavaş yavaş bu yöntemle test etmek. Bildiğim kadarıyla tadı tuhaf ve acımtırak ise zehirli olma ihtimali yüksekti.
Bayağı sabır istiyor bu test. İyice acıkmadan başlamak lazım. Eğer zehirsiz birde lezzetliyse yanında götürdüğün sarımsak ve yoğurtla ne yenir bee ;D
Köklü bitkilerinde besin değeri yüksek.
-
http://dai.ly/Av9Bor
Bıçaklarla ilgili bölümü...
-
Hayri kardeşim, eleştirim zaten kendisi gibi aklı başında bir doğa adamının genel tavrına ters olması o bölümde yaptığının. Kesinlikle kendisi hakkındaki görüşümü zedeleyen birşey değil: gayet aklı başında bir doğa adamı. Ben de TV programı ve ekmek parasına yormuştum zaten olayı, sevdiği işi bildiği gibi yapmakla aradaki çelişkileri tahmin edebiliyorum.
Doğayı bir kişiye daha sevdirse, birine zor durumda kaldığında hatırlayacağı tek bir şey öğretmiş olsa, kardır.
Eski bölümlerden başlayarak düzenli takip etmeye başlayayım ben de.
-
+∞
-
http://www.youtube.com/watch?v=VwGpRkkoVSA (http://www.youtube.com/watch?v=VwGpRkkoVSA)
-
Aşağıdaki resimde benzettiğim bıçak ile karşılaştırmayı görebilirsiniz.
Bu arada o dal parçası ile çapari yapıp balık tuttu. Memleketim Bolu'da. :)
altaki bıçağı ben yaptım,woodlore klonu olur ayrıca serdar beyin elin sanırım öyle(resmi alıntı yapamamışım 1.sayfadaki bıçak tan bahsetmek istemiştim,insan kendi yaptığı bir bıçağı görünce emeği hatırası aklına geliyor görünce bir ayrı sevindim :)
-
Aşağıdaki resimde benzettiğim bıçak ile karşılaştırmayı görebilirsiniz.
Bu arada o dal parçası ile çapari yapıp balık tuttu. Memleketim Bolu'da. :)
altaki bıçağı ben yaptım,woodlore klonu olur ayrıca serdar beyin elin sanırım öyle(resmi alıntı yapamamışım 1.sayfadaki bıçak tan bahsetmek istemiştim,insan kendi yaptığı bir bıçağı görünce emeği hatırası aklına geliyor görünce bir ayrı sevindim :)
ben zaman zaman senin hatıranı yad ediyorum üstat, için müsterih olsun. bıçağın "emin" ellerde ;D
-
Aşağıdaki resimde benzettiğim bıçak ile karşılaştırmayı görebilirsiniz.
Bu arada o dal parçası ile çapari yapıp balık tuttu. Memleketim Bolu'da. :)
altaki bıçağı ben yaptım,woodlore klonu olur ayrıca serdar beyin elin sanırım öyle(resmi alıntı yapamamışım 1.sayfadaki bıçak tan bahsetmek istemiştim,insan kendi yaptığı bir bıçağı görünce emeği hatırası aklına geliyor görünce bir ayrı sevindim :)
ben zaman zaman senin hatıranı yad ediyorum üstat, için müsterih olsun. bıçağın "emin" ellerde ;D
içim rahat Emin güle güle kullan, istediğin tasarrufu da yapabilirsin ağız kısmı biraz daha zımpara ile inceltilebilir üzerinde istediğin şekilde değişiklik yapabilirsin. ;)
-
geldiği haliyle gayet güzel Fatih, ben memnunum ^-^
-
Fatih bey bıçağın size ait olduğunu biliyorum. Zaten karşılaştırma yaparken arama motoruna yazınca bir sürü aynı bıçaktan çıkıyor. Ben özellikle forumdan bir kişinin bıçağıyla paylaşmaya çalıştım.
-
O programı ta en başından bugüne kadar izledim..Doğada Tek Başına,Doğada Çocukla,İçimdeki Doğa ve Doğada Tek başına ''Dağ Evi'' şeklinde bölümleri mevcuttur...Youtube'den bütün bölümleri izlenebilir.Ayrıca Serdar kılıç'ın kendi wep sitesinde de var ordan da izleyebilirsiniz..Serdar Kılıç hakikatten tam anlamıyla adam gibi adamdır...Bir bölümde Kars'taki donmuş gölde bir delik açıp buz gibi suyun içine girerek belirli bir müddet kalmıstır..Sayısız başarıları vardır kendisinin survival yarışmalarında..Camp Wolfrack'ın hem kurucusu hem sahıbıdır.Vucut olara inanılmaz kas yapısına sahiptir uzun zaman spor yaptıgı çok belli..Doğada hayatta kalmak adına bilmediği şey yoktur..Hele Bolu'da ormanlarda eksi 20 derece de kibrit,çakmak vs gibi obje kullanmadan sadece sürtünme yoluyla ateş yakması ayakta alkıslanacak cinstendir.Ayrıca kendisinin pedaoji konusunda da uzmanlığı vardır.Mükemmel bir hitap şekli olayları izah etme durumu vardır ki böyle saatlerce konuşşsa dınlersın o derece mantıklı ve huzur vericidir..Açıkcası Öz abim gibi seviyorum kendisini..Türkiyede 5000 tane serdar kılıç olsa doguya salsan ne terör kalır ne baska bısey :) Kendısını sevıyoruz ve sayıyoruz :) :2up :2up
-
Yiğidi vur öldür hakkını yeme derler ama yiğidi omuzlara kaldıracam diye de göklere çıkarmaya gerek yok. O zaman inandırıcılığı kaybediyor çünkü. Bildiği ve programın gösterdiği tüm survival becerileri dünyada özellikle Amerika’da 15-18 yaş arası gençler eğlence amaçlı videoya çekip yayınlıyor. Onu geçtim mesela sadece sürtünmeyle dediğiniz yöntemle benim 7 yaşındaki kızım ateş yakabiliyor. Bu sene kar yağdığında kampta 3 farklı günde kendi yakacağını da kendisi bulması şartıyla test ettim ve başarılı oldu. Öyle abartılacak bir durum değil sadece bilginin yanında tecrübesi de olsun istedim. Son programını izlediyseniz bıçakla ilgili sıkıntılı cümleler hemen dikkat çekiyor. Sözün özü iyi hoş ve iyi ki var ama abartmaya gerek yok derim.
-
Sayın Hayri Canyakmaz söylediklerinize katılmıyorum...Tamam adam ıyı ama abartmaya gerek yok demişşiniz ama konu doğa orman survival ,hayatta kalma olunca Serdar Kılıç bu konuda bana göre en iyilerden biri o zaman Şunlara bir göz atın ;
*Doğa sporları, Doğada Arama Kurtarma ve Dağcılık eğitimlerini ve katıldığı sertifika programlarını üstün başarı ile
tamamladı. Bunlardan en önemlisi, ilk defa bir Türk katılımcıya verilen, "First Special Response Group"tan aldığı
sertifikadır. Eğitimden 1 yıl sonra, üstelik eğitmen olarak bu gruba çağrıldı. Sonrasında 477 saatlik bir arama
kurtarma eğitimi daha aldı.
*Türk Spor tarihinde İlk defa yeni bir spor branşında Türkiye'yi temsil eden kişi olarak Türk spor tarihine geçti.
Doğa Sporları adı altında Dünyanın en zorlu Serüven Yarışmaları;
(Dağcılık, Binicilik, tırmanma, rafting, dağ bisikleti, kano, buzul tırmanışı vb.)
Patagonya Arjantin 1999,
Borneo Malezya 2000,
Yeni Zelanda 2001,
Fas 2003,
Hırvatistan 2003
Camel Trophy '98; İsveç Ostersund'da, 20 Ülke sporcuları arasında fiziksel etaplar ve navigasyon şampiyonu oldu.
1994 senesinde Üniversitelerarası Grekoromen Güreş Şampiyonası'nda +90 kiloda üçüncülük elde etti.
400m Sprint Koşu Türkiye 3.lüğü, Basketbol Üniversite şampiyonlukları, salon ergometre birincilikleri, kano ve rafting
şampiyonlukları bulunmakta.
Kurum içi takım çalışması ve kurum sadakati amaçlı ve 5 yıldır geniş katılımla devam eden kurumsal basketbol ligi
Business League'yi kurdu.
Gore-Tex Test ve ürün geliştirme maksatlı Güney Kutup dairesinde 21 gün -60 C de yaşadı.
Gençlerin gelişimi ve sosyal sorumluluk projeleri ile ilgilenmekte. Bunlardan biri; Turkcell ile birlikte gerçekleştirilen,
Afyon ili İhsaniye ilçesi Yukarı Tandır köyünden 80 çocuğa (12-15 yaş) kampta özgüven eğitimi…
Halen Bolu'nun Mudurnu ilçesine bağlı Bekdemirler köyünde, doğada hayatta kalma ve özgüven eğitimi verilen
campwolftrack devam etmektedir.
Ben Serdar Kılıç'ın avukatı değilim ama yapılanlar ortada..Ayrıca -20 derece de 1 metrelik kar varken buz gibi rüzgar eserken hıc bır yanıcı obje kullanmadan sadece surtunme yoluyla kolay kolay kımse ateş yakamaz...Son olarak ateş yakma konusunda soyledıklerınız bana hıç ınandırıcı gelmedi...
-
Ben Serdar Kılıç'ın avukatı değilim ama yapılanlar ortada..Ayrıca -20 derece de 1 metrelik kar varken buz gibi rüzgar eserken hıc bır yanıcı obje kullanmadan sadece surtunme yoluyla kolay kolay kımse ateş yakamaz...Son olarak ateş yakma konusunda soyledıklerınız bana hıç ınandırıcı gelmedi...
Kişinin kendisi burada yok, hakkında kötü bir şey yazılmamış. Siz düşüncenizi söylemişsiniz, aynı konuda bir başka arkadaşımız da düşüncesini söylemiş. Hakaret etmemiş, kötülememiş, olumsuzluk içeren bir kelime de kullanmamış. Kaldı ki alıntı, yaptığım mesajınızda sıraladıklarınızın belki hepsini veya bir kısmını yaşamında başarılı şekilde yapan arkadaşlarımız vardır, bilemeyiz... Ancak bir çoğu konuşulan konuyla doğrudan ilgili değil.
Sözü uzatmadan; konuşulan bir konuda sırf sizin düşüncenizle aynı düşünceye sahi olmamasından ötürü hiç kimseyi yalancılıkla suçlamaya hakkınız yok, en azından buna burada izin vermiyoruz. Lütfen tekrarlamayın ve bu konu hakkında bundan sonra yazacaklarınız da bu eksende olmasın.
-
Bu hayatı idame teknikleri gerçekten bazen inandırıcılıktan uzak gelebiliyor. Örneğin sadece bıçak, odun ve firesteel ile ateş yakmaya kendim becerene kadar inanmıyordum. Teknik ve deneyim önemli....
-
İsterseniz kızım size ders verebilir ateş yakma konusunda. O zaman belki inanabilirsiniz. Benim abartma dediğim kısım ise şöyle başlıyor
"Türkiyede 5000 tane serdar kılıç olsa doguya salsan ne terör kalır ne baska bısey"
şöyle devam ediyor
"Vucut olara inanılmaz kas yapısına sahiptir"
ve şöyle bitiyor
"Pedaoji konusunda uzmanlığı vardır"
Konunun başında da yazdığım gibi şahsen tanışıyorum. Bir kaç arkadaşımla ise samimi. Pedagoji uzmanı değil kampta eğitim verebilmesi için aldığı pedagoji eğitimi vardır. Her öğretmen kadar. Kas yapısı inanılmaz kısmı da dediğim gibi gereğinden fazla iddialı. Sevdiğinizin farkındayım ama kendisi bunu duysa hem mütevaziliğinden kabul etmez hem de dürüstlüğünden. Doğu ve terör konusunda söylediklerinize değinmiyorum bile.
Bakın tekrar edeyim niyetimi anlayın. Serdar Kılıç konusunda Türkiyede 1 numara , dünyada da sayılı sıralarda ve iyi ki var. Ama olmayan meziyetleri de sırf övmek için bir kişiye yüklemek hem inandırıcılıktan uzak olduğu için size zararlı hem de o kişiye... Böyle olunca da sözünü bilmez biri sizi hemen yalancılıkla suçlayabilir.
-
İsterseniz kızım size ders verebilir ateş yakma konusunda.
...
Muhterem, daha ben de beceremedim o şeyi. :'( Lütfen yapan var, yapamayan var.
-
Çocuk "ateş bükücü" olabilir ??? ::)
çaktırmadan bi takib etmekte yarar var 8) ;D
-
sırf övmek için mi '??? sayın Hayri Canyakmaz neden bırını sırf övmek ıcın sızınle polemıge gıreyım kı ne gececek bu konuda elıme surekli abartmaya gerek yok dıyerek bu sözü yineliyosunuz ben dusuncelerımı soyledım gördüklerimi o programı izlerken Serdar Kılıç hakkında hıssettıklerımı paylastım 5000 tane olsa terör kalmazdı türkiyede sözüm de mecaz anlamla karısık bir espriydi bunun farkını da anlatmama gerek yok sanırım size ama isterseniz anlatabılırım işim Eğitmenlik çünkü...Ekşi sözlük,Uludağ Sözlük,İnci Sözlük gibi sözlükler var Serdar kılıç hakkında yazılan 1000 lerce yorum var demekki onları okusanız her bırıne cvb verme ihtiyacı duyarsınız..Cunku öyle şeyler yazılmıs kı benım soyledıklerımın olumlu anlamda 10 katı daha fazlası..Son olarak burada dusuncelerımızı paylasıyoruz..Herkesın dusuncelerıne saygılıyız ''Abartı'' ''Gereksız yere övme'' gibi ithamlardan bence uzak duralım...
-
Şöyle bir örnek vereyim.
Yıl 2002. Yer Ilgaz Dağı. Serdar Kılıcın liderliğini yaptığı ekip bir kaza geçiriyor.1 ölü 1 yaralı. Kurtaranlar JAK ve AKUT. Kaza bu herkesin başına gelebilir. Başınızda Serdar Kılıç bile olsa. Serdar Kılıçın suçu yok denebilir ama dağcılık başkadır. Ekip lideri olabilmek zordur. Kazadan sonra ekibin 2 ye bölündüyse ve 4 kişi başlarında kimse olmadan ayrıldılarsa liderliği sorgulamak gerekir. O sorumluluğun altına giriyorsan bunun da hesabını vermek lazım.
Gelelim yazdıklarınıza.
Polemiğe girecek bir durum yok aslında. Dediğiniz sözlüklerin ikisinde yazarım ama cevap verme ihtiyacı duymuyorum çünkü hangi birine ne anlatacaksın. Burada dostlarımın olduğu bir ortamda ben de fikrimi paylaşmak istedim sadece. Ben bir ithamda bulunmadım. Nasıl diyeyim kaş yaparken göz çıkarmayın demek istedim. Eğer yine de sizi kırdıysam özür dileyecektim ama bana attığınız mesajı okuyunca algı problemi yaşadığınızı anladım... Yoksa kim abartıyla itham ettin derken yalancılıkla suçlar ki birini üst üste.
gerçekten ne yapmaya calıstıgınız konusunda hiç bir fikrim yok...Ben serdar kılıç konusunda dusuncelerımı soyledım gayet samımı bır sekılde...sız de dusuncelerınızı soyleyın..Benım soyledıklerım uzerınden yorum yapmayın..Anlayamadıgım şey sıze ne oluyo ben adam hakkında bır kac dusuncemı soyledım terör falan olayı işin esprısıydı...serdar kılıçı tanırsınız tanımazsınız o benı ılgılendırmıyo zaten kendısının mutevazı,durust bırı oldugunu bılıyorum avukatımısınız sız...Şurda bıcak hakkında bıseyler ogrenmeye,kendımce yorumlarda bulunmaya geldım sızın yuzunden sıktı burası benı sıze tavsıyem kendı ısınıze bakın yorum yapacaksanızda '' abarmaya gerek yok'' ''sözünü bılmez biri'' gıbı ıthamlarda bulunmayın tekrar soyluorum sızın soyledıgınız hıc bır sey bana ınandırıcı gelmıyo...daha detaylı konusmak ıstersenız ben varım: 0 555............ bu benım telefonum blade_legend@msn.com bu da msn adresım
-
Muhterem, daha ben de beceremedim o şeyi. :'( Lütfen yapan var, yapamayan var.
:) Eylem abi eğer bowdrill deniyorsan her iki ağacıda aynı seçiyor olabilir misin.
Çocuk "ateş bükücü" olabilir ??? ::)
çaktırmadan bi takib etmekte yarar var 8) ;D
;D Çakmaktaşı koleksiyonu yapmasından şüphelenmeliydim zaten :P
-
:) Eylem abi eğer bowdrill deniyorsan her iki ağacıda aynı seçiyor olabilir misin.
Youtube'da aynı ahşaptan hem matkabı hem de alt kısmı yaparak ateş yakan da görmüştüm ama sanırım alt kısım için yumuşak, matkap(uygun isim aranıyor) kısmı içinse sert ahşap daha uygun oluyor.
Şu anda kavak üzerinde türünü bilmediğim oldukça sert bir agaç deniyorum. Taban kısımda (buna güzel bir isim uydurmak lazım ecnebicesi heartboard galiba) ilk oyuk ardından talaşın birikmesi için o kesiti de yaptım ama henüz deneme fırsatım olmadı.
Daha önce basitinden bir de ateş pistonu yapmıştım.
Son olarak da çakmaktaşı, striker ve kömürleşmiş kumaş (bunlara da birer isim bulmak gerek sanırım) ile deneme yapacağım ama striker ocağımın tüpü bittiğinden biraz daha bekleyecek sanırım.
Burada konuşulanları duyunca kendimi biraz daha normal hissediyorum. İyi ki varsınız ;D
-
O zaman bir miktar çam reçinesi ile ezilmiş mangal kömürünü karıştırma gibi bir planınız da vardır kesin. ;D
-
Hayri Hocam,
Serdar Kılıç da tavşan tuzağı donmasın diye kullanımıştı sanırım onu. Meşale olarak kullanılıp kullanılamayacağını da sanırım bu haftasonu keşfedeceğim. İlk defa kampa gidiyorum ve bol bol vaktim olacak. Hakkımda hayırlısı :)
-
Marşmellov :) bebe bisküvisi ve tablet çikolata almadan gitme sakın. :2up
Meşale olarak çok sıçrıyor etrafa. Fazla atarlı :D
Aslında reçine ve kömür tozu iyi bir termoplastik oluyor. Mesela yanında götürdüğün bir çelik vidayı kalın bir sopanın özsuyu deliğine vidabaşı sopanın içine girecek şekilde yerleştirip biraz da bu karışımdan döktün mü güzel bir yürüyüş sopan olur. Kızılderililer ok ve mızrak uçlarını sopaya bağladıktan sonra aynı şekilde reçine/kömür karışımıyla sağlama alıyorlarmış.
Umarım sonuna kadar keyifli bir kamp geçirirsin.
-
Marşmellov
...
Halbuki saygım, hürmetim vardı sana. İnsan karizmayı böyle mi yer yahu? Çok halivut filmlerine maruz kalmışsın. Ben tedavi olarak yaylada bir ay boyunca kara kıl çadırda kalmanı, soba kenarındaki kutuda duran oğlakları sevmeni ve beslemeni, son olarak da ballı tahinli pide yapma yemeni, soğanı yumrukla parçalamanı öneririm. Hiç bir şeyciğin kalmaz. :D :D :D
-
:D :D :D :D :D Öyle deme Eylem Abi koca koca adamlar bunu yerken nasıl eğleniyor bir görsen. Ama haklısın yazarken ben bile tereddüt ettim kesin biri buradan yakalar diye.
Nasipse 3 sene kaldı süresiz tedaviye. Umarım hayalime bir aksilik olmadan kavuşurum , o zaman benzinli küheylanınla seni de beklerim yaylaya ;)
-
İş güç boynumda boyunduruk olmasa yürüyerek de gelirim.
-
Kampta karizmayı çizdirmemek adına başka bir sefer denerim "marşmellov"u :) Benim ufak delikanlıya pişiriyorum ayağına da yatabilirim en azından :D
Serdar Kılıç çocuklarla yaptığı bir programda obsidyen taşını bir sopaya bağlamış ve kömür-reçine karışımı ile sabitlemişti. Yanlış da hatırlamıyorsam baya güzel şekilde et kesmişti.
Doğada aslında her türlü alet edevat var. Sadece bakıp görmesini bilmeli....
-
Bu kömür reçine olayı bizde var mı bilmiyorum ama bunu gizli kuyruklu bıçakları sapa yapıştırmak için geleneksel olarak İngilizler mi ne kullanıyordu diye hatırlıyorum.
-
Bu bahsi geçen programdaki bir çok yöntem ya belli başlı survival/bushcrafting programlarından birebir tekrar yahut İnternet üzerindeki yurtdışı kaynaklı survival/bushcrafting dökümantasyonundan alıntı gibi geliyor. Şahsen dışardan derleyip yayınlamak yerine bize has çözümleri keşfedip yayınlayan bir program uyardı bana. Kütük ev falan görünce, Ray Mears kopyası bir şekilde buza dalınca o programa çok da içim ısınmıyor hani...
-
Aslında konunun başından beri benim de anlatmak istediğim tam olarak buydu Eylem Abi. Ne bileyim kampta soğan içinde yumurta yerine keşkek yapsa, tavşan tuzağı yerine sapan yapsa (hem kültürümüzde hem de inançlarımızın etkisiyle tuzakla avlanmak bizde pek gözükmeyen bir özellik) vs vs daha güzel olmaz mıydı ? Endemik birkaç türü (ateş karıncası yumurtalarını ve bir engereği) yanlışlıkla yemeseydi, ray mears videolarını ctrl+c /ctrl+v yapmasaydı daha çok saygı duyardım. Türk yayını gerçekçi tanıtsaydı, bir survivalist olarak en önemli şeyi bıçağını yeteri kadar anlatabilseydi, damascusu sadece 620 kat (nasıl oluyorsa) sanmasaydı, eskiler demiri dövdükçe kristal yapısı sıkışarak sertleşir gibi bir cümle kurmasaydı mesela. Yani isterdim ki benim gibi biraz ilgili bir adam en azından bir programında bari şaşırsaydı. Bu işlerden hiç anlamayanların dedemin tabiriyle “toprağın üstüne uzak altına yakın yaşayanların” ilgisini çekmesi gayet güzel ama ünvanları kadar büyük marifet değil.
-
yahu bir zaman belirleyip şöyle kampçılıkla doğayla ilgili ve bilgili kişiler bir araya gelsek de bilenler bilmeyenlere anlatsalar ne güzel olur. ben uzaktan uzağa böyle hadiselere meraklı ve ilgiliyim ama böyle bir yaşam biçimim yok maalesef. yani gideyim de bir yerlere kamp kurayım vs. gibi. ama bazı temel bilgilerin mutlaka öğrenilmesi gerektiğini de düşünüyorum. şöyle bir haftasonu bir araya gelsek, bilen arkadaşlar bilmeyenlere (Eylemin tabiri ile) "hap gibi" temel kurallardan/prensiplerden bahsetseler... ne güzel olurdu diyorum.... ^-^
-
Hayri ve Eylem Hocam,
Bahsettiğiniz çok büyük çalışma, planlama, araştırma, danışmanlar ordusu, seyahat vs gerektirir ki ticari çerçevede bizim gibi bir avuç insanın izlediği bir program için bu kadar masraf yapmazlar. Benim anladığım kadarıyla Serdar Bey Mudurnu civarlarında ve programlarını genelde o bölgede çekiyor. Dolayısıyla bütçe oldukça mütevazi diye düşünüyorum.
Şu an kuzu göbeği mantarı dönemiymiş. Antalya civarlarına gitse orada bu türü tanıtsa ya da bunun gibi bize özgü şeyleri tanıtsa-kullansa daha iyi olabilir ancak şu bence şu andaki emeli insanlarla ilk teması sağlaması ve insanlarda merak uyandırması. Bence bunu da başarıyor gibi. Gerisi zaten kişiye kalmış.
Ben esas Ayı Griz'e kelimenin tam anlamıyla tilt oluyorum. Bir çeşit ot varmış da ezersen balığı çekiyormuş da dişlerine takılıyormuş. (Sanırım zargananın ipek ile yakalanması gibi) Balık bildiğiniz yılanbalığının benzeri kocaman bir tür ve bariz şekilde su altında bir misina ile bağlanmış ve kaçmaya çalışıyor. Griz hemen otu suya salıyor ve kamera değişirken balık tak diye oltaya geliyor.
Tuzak kuruyor ve kuş olsun, sincap olsun ya da kokarca olsun 1-2 saatte hemen yakalayıveriyor. Hiç boş çıktığını görmedim. (Eğer o hakikaten kokarca ise nasıl yediğini de anlamış değilim ya..)
Her soğuk iklim ekspedisyonunda da muhakkak bir leş buluyor. Derisiyle giysi yapıyor etiyle de besleniyor.
Kurgu olmasına sözüm yok da dozajı kaçmış vaziyette. Gerçi program çekimleri durdurulmuş diye duydum ama ne kadar doğru bilmiyorum.
Emin Hocam,
Beni katılımcılar listesine yazar mısınız? :)
-
Arkadaşlar forumda bir survival köşesi açsak ve bilgilerimizi burda paylaşsak , nasıl olur ???
-
Arkadaşlar forumda bir survival köşesi açsak ve bilgilerimizi burda paylaşsak , nasıl olur ???
Bence iyi bir fikir.Ancak bir şey yapmak başarmak isteyenleri karalayan,onlara destek olmak yerine yaptıklarını küçünseyenler olduğu sürece pek bilgi paylaşımı olurmu bilemem.Hey şeyi en iyi kendisi biliyor zannedenler.Acaba kıskançlıktan mı yoksa bir sorunu olduğundan mı böle yapıyorlar?Bizim en büyük sorunumuz bir şeyler başarmak isteyen birine destek olmak yerine onu ve yaptıkları küçümsemek kıskanmak.Bu yüzden tam bir birlik olamıyoruz.Serdar Kılıç'ı beğenmek zorunda değiller.Fakat onu eleştirme hakkına da sahip değiller.Çok iyi biliyorlarsa kendileri çıkıp yapsınlarda onları izleyip bir şeyler öğrenelim(Tabi laf kalabalığından başka bişi yapabiliyorlarsa.)
-
Sayın mutti_1987, böyle bir tartışmaya daha mesaj sayınız bir elin parmağı kadar yokken girmişsiniz. http://www.bicaksanati.com/forum/merhaba/ (http://www.bicaksanati.com/forum/merhaba/) altında bir tanışma maili yazıp forumdaki etkinliğinize öyle devam edebilir misiniz?
-
Arkadaşlar forumda bir survival köşesi açsak ve bilgilerimizi burda paylaşsak , nasıl olur ???
Hüseyin bey ne iş evdeki forumdaşımızı şimdiden survivalist yapmak için mi bu öneriniz. :D
-
Bear da yalan oldu :D
(http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSYzgkQpiB43xz16YITLg7aMqYKG4X2UnNYLur6vzzohVW4L2bLKIKddZGv_g)
Ben bildiklerimi paylaşmayı severim Mutti 1987. Ama senin gibi bilgiye değil şişirilmişe rağbet gösterenler yüzünden gezenbilir de dahil olmak üzere hiçbir yerde tek kelime dahi yazmıyorum. Bizim asıl sorunumuz çekememezlik değil; çok fazla göklere çıkarmayı sevmek. 600 derecede su verip bıçak yapanları meşhur bilmem nerenin bıçak ustası diye göklere çıkardığımız gibi. Biri de işin doğrusu böyle böyle deyince yoldan geçen yabancı bile selam vermeden evin içine dalıp kendinde istediği gibi hakaret etme hakkını buluyor. Yazdıklarımın neresi yanlış, programda gösterilen bütün survival beceriler youtubeda onlarcası var, 620 kat damascus nedir Allah aşkına, sen bir doğa adamısın korunmakta olan bir türü nasıl tv karşısında yakalayıp yersin, yada özel ve yine korunmakta olan bir tür karıncanın bütün yuvasını dağıtıp yumurtalarını yemek hangi akla hizmet, örnek olacaksın sözde ama bilmiyor musun Türkiyede tuzakla avlanmak kanunen paraya çevrilmeyen hapis cezası varken sen tavşan tuzağı yapıp yayınlıyorsun, sonra ben ve doğa sever arkadaşlarım maili bastırınca yakaladığın tavşanı yaralı bulmuş gibi şov yapıyorsun. Ben bu işten para kazanmıyorum, istemem de. Ama her yıl 15-20 kişiye ücretsiz kurs veriyorum. Buna dalış, ilkel avcılık ve panik atış gibi seçenekler ekliyorum ve eklemeye çalışıyorum. Bir çocuğu 1 hafta kampımda ağırlamak için 1500 lira isteseydim eminim dediklerimi de laf kalabalığı olarak görmezdin. Yapılan iş şudur: Bu işle ilgilenen herkesin oturup izlediği ve bildiği becerileri ; Serdar Kılıç program formatı, insanların bakış açısı ve sistemin yapısı gereği sadece Türkçe olarak videoya çekip yayınlıyor.Bu yaptıklarına bakarak alkışlıyorsanız biz de elimizden geldiğince bakın işin doğrusu budur dedik sadece. Eylem abinin bir bakış açısı var ve çok takdir ederim. Ülkemde olanı göster, obsidien bıçak yapımı yerine tahrayı işle bir programında, huş ağacının kabuğunu bırak karadenizde ördükleri sepetlerden bahset, ipli telli deadfall dedikleri taşlı tuzaklar zaten var youtubeda, sen ökse yapımını göster çocukluğumuzdaki gibi. Yada böyle kal; niye biz gelişemiyoruz, niye işimiz gücümüz taklit, niye kendi ürünümüz yok deyip bir kere bile aynaya bakma cesaretini ve erdemliğini kendinde bulamayanları kendi küçük dünyalarında memnun etmeye devam et.
Bu forumda da bundan sonra survival-bushcraft kamp vs üzerine yazmayacağım. Dostlarımla buluşma varsa ben de bir şeyler öğrenmeye seve seve gelirim.
-
Mümkünse o son yazdıklarını görmemiş olayım, diğer üyelerin ne günahı var? Bu arkadaş kendini tanıtana kadar da kendisini göz önüne almamanı rica ediyorum
-
Hayri bey pireye kızıp yorganı yakmayın. Belki kızdığınız kişi bugün var yarın yok. Ama sitede bir sürü emek var.
-
Mutti 1987'nin yazısını birkez daha okudum. Evet daha yeni üye, kimseyi tanımadan kırıcı ve sinir bozucu yazılar yazmış. Özür dilemeli ya da bir süreliğine ceza verilmeli. Kimsenin kimseyi kırmaya, yıkıcı eleştiri yapmaya hakkı yok. Eminim bu konu bir ateşin etrafında elimizde çaylarla konuşulsaydı bu tür polemik yaşanmazdı. Teknolojinin eksiği olsa gerek.
-
N'olur bu konuyu da hiç etmeyelim....
Ben akşam ilk kez bowdrill deneyeceğim, becerebilirsem de buraya videosunu ekleyeceğim. Bilen, deneyen, becerebilen de neyi varsa buraya eklerse, yazarsa sevinirim.
Hatta önerildiği gibi bir toplantı olursa o daha da güzel olur...
-
Arkadaşlar forumda bir survival köşesi açsak ve bilgilerimizi burda paylaşsak , nasıl olur ???
Bence iyi bir fikir.Ancak bir şey yapmak başarmak isteyenleri karalayan,onlara destek olmak yerine yaptıklarını küçünseyenler olduğu sürece pek bilgi paylaşımı olurmu bilemem.Hey şeyi en iyi kendisi biliyor zannedenler.Acaba kıskançlıktan mı yoksa bir sorunu olduğundan mı böle yapıyorlar?Bizim en büyük sorunumuz bir şeyler başarmak isteyen birine destek olmak yerine onu ve yaptıkları küçümsemek kıskanmak.Bu yüzden tam bir birlik olamıyoruz.Serdar Kılıç'ı beğenmek zorunda değiller.Fakat onu eleştirme hakkına da sahip değiller.Çok iyi biliyorlarsa kendileri çıkıp yapsınlarda onları izleyip bir şeyler öğrenelim(Tabi laf kalabalığından başka bişi yapabiliyorlarsa.)
Mesajı yazarken dikkatli yazdım merak etmeyin.Yazdıklarımda hakaret görenlere tavsiyem Türkçe dersi alsınlar.Ayrıca sırf arkadaşı diye haksızı savunanlarda hiç merak etmesinler Hayri adındaki zat da merak etmesin böle bir forumda senin değil benim yerim yok.Çünkü ben haksızlığın savunulduğu yerde yokum.Siz rahat rahat yapın yaptığını.Ben düşünmeden yazmam söylediklerimin hala arkasındayım.Ha son bir şey söyleyeyim Serdar Kılıç'ı yanlış buluyorsunuz ama Maşallah her bölümünü izliyorsunuz.Neden para kazandıyorsunuz?
DP Not:Zor duruma düşerseniz yılan da yersiniz.Yoksa siz inek eti tavuk eti de yemeyin madem onlarda hayvan.
-
Bu üye mükerrer bir üye olduğundan durumunu izah edebilmesi için kendisine hitaben yukarıda bir mesaj yazmıştım. Ancak tavrına devam edince kendisinin ve öteki kopyasının üyeliğini sonlandırdım.
-
Eğer yanlış yazdığım bir yer olduğunu düşünen varsa cidden söylüyorum özelden yada genelden şu konuda yanlış düşünüyorsun desin bana. Desin ki ben de hatamı bileyim. Serdar Kılıçı seviyorum tabiki adam doğa aşığı ve üstelik bu işi sevdirmeye çalışıyor ama gel gör ki koyunun olmadığı yerde yaşıyoruz işte. Yoksa keçinin bir günahı yok....
Dipnot: Eminim okuyorsun; inek ve tavuk bile anladı konuda önemli olan kısmın hayvan olması değil soyu tükenmekte olan bir hayvan olması. Hırsımdan değil; soyu tükenmekte olan bir türün ne demek olduğunu sen de anlarsın diye yazıyorum bu dip notu.
-
Arkadaşlar konuyu uygun bir yerinden bölüp taşıdım. Konuya buradan http://www.bicaksanati.com/forum/genel-muhabbet/ynt-dogada-tek-basina-dag-evi-(survival-belgesel)/ devam edersek bilgiler derli toplu bir başlık altında toplanmış olur, en azından bir bilgi bankamız oluşur.
-
Serdar Kılıç her zaman olduğu gibi programı başlamadan yarım saat öncesinden bir duyuru yaptı facebookta.
"Doğada Tek Başına - Dağ Evi'nin 11. bölümü yarım saat sonra başlıyor! İnternetten takip etmek için:..."
Ama yarım saat sonra yayınlanan bölüm nedense eski bölümdü. Sonra millet isyan edince şöyle bir açıklama daha yapıldı
"Geçtiğimiz hafta, Serdar Kılıç'ın geçirdiği ufak bir kaza yüzünden ayağı sakatlandı ve bu yüzden çekimlere 1 hafta ara verilmek durumunda kalındı. Serdar Kılıç, şu an gayet iyi durumda. 11. bölüm önümüzdeki hafta ekranlarda olacak."
Şimdi konunun başından beri yer yer eleştirdiğimiz yer yer savunduğumuz bu programı bir daha ele alalım.
Yarım saat öncesine kadar Serdar Kılıcın haberi yok muydu eski bölümün yayınlanacağından ?
Ve bu çekimler yayından 2 ay öncesinde başlamıştı. Televizyonculuğu bilmem ama ellerinde çekilmiş 8 bölüm daha olması gerekmiyor mu bu durumda ? Onlardan birini yayına verip ileriki haftalarda duyuru yaparak bir haftayı eski bölümle geçiştirseler daha iyi değil miydi ?
Hepsini geçtim facebook sayfasında aynı soruları soran ve "gerçekten kaza geçirdiyse geçmiş olsun" tarzında yazanların olması acı değil mi ?
Faturayı Serdar Kılıca kesmemek lazım aslında. Asıl büyük hata ekipte, yapımcıda. Tıpkı yukarıda saydığım yılan,karınca işlerinin yayınlanması gibi bir hata daha yapıldı programda. Ve sayfayı takip eden yaklaşık 7750 kişiye bu soruların cevapları verilmedi.
-
Herkes geçim derdinde Hayri kardeşim ::)