Bıçak Sanatı - Forum
Atölye Muhabbeti => Fırından Yeni Çıktı - (Eserlerimiz Galerisi) => Sabit Namlu => Konuyu başlatan: oğuzhan okudan - 30 Haziran 2011, 11:56:14
-
formu takip etmeme rağmen uzun süredir aktif olamadım bu yüzden hepinizden özür dilerim.
tabi bıçak yapımı konusunda da çok aktif olamama rağmen yine de birkaç bıçak yaptım ve yapım aşamasını fotorafladım .
şimdi ilk ikisinin yapım aşamalarını ve edindiğim izlenimleri sizlerle paylaşacağım.
-
bıçakların ana gövdesini motorlu testere palasını avuç taşlama ile kesip işleyerek yaptım(sulu çelik olduğu için matkapla profil çıkmak neredeyse imkansız ) etkalınlı 5mm çeliğin cinsini bilmiyorum ama paslanmaya dirençli olmaya bir kabon çeliği olsa gerek
-
yalnız o testere palasının dış çevresi zincir yatağı çelik ortası sankş aliminyum alaşımlı çelik diye biliorum
-
kolay gelsin usta tam benim tarz yapıyorsun merakla bekliyorum rambo bıçağına benzettim
-
sap için bowie tarzı olan bıçakta sakız (pistacea) kısa avbıçağı tarzı olanda sanırım gürgen ( koltuk kolçağı) kullandım
-
sapları nitrik asitle dağladım bence nitrik asit çok güzel renk veriyor
-
ana hatları ile tamamlanan bıçakları 850-900 derece arasında tavalayıp su verdim
-
su verme işlemin de bıçakların yüzeyinde yaklaşık 0.1 mm derinliğinde kılcal çatlak oluştu ançak zımpara sonrası çatlaklar kayboldu. su verme işlemini tuzlu suda yaptım dada sonra 400 kum zımra ile zımparaladım.av bıçağının sapını bison montaj kit ile yapıştırıp sonra perçinledim. diğeri epoksi yapıştırıcı perçin yok.
-
enson sapları japon yapıştırı ile kaplayı zıparaladım.
ancak bıçak yüzeylerini 800 kum zıpara ile son olarak bitimeyi düşünüyorum .
-
çelik hakkında kesin bir bilgim yok ancak zincir yataklarının çevresi elmas (Tungsten karbür)
-
yukarıdaki fotoğrafta baştan ikinci( P3262546.jpg) ortada görülen yuvarlak yerler alüminyum alaşım ancak çok küçük ve zaten kesince düşüyor . dediğim gibi inci yatağının uç kısma doğru elmas var zaten bu palalar iki çeşit bilyeli ve elmalı diye geçiyor bilyeli olanların içi boş yani işe yaramaz bunu 950 C kadar ısıttım . alüminyum 600 C de erir sertliğini ölçe bileceğim donanımım yok ancak su verdikten sonra ağzını iyice keskinleştirip alüminyum kapı kolu üzerinde bastırmadan bıçağın kendi ağırlığı ile 5-6 defa çektim ,yinede kolumdaki tüyleri tıraş edebiliyordu buda bence makul bir bıçak olduğunu ve çeliğin kötü bir çelik olmadığını gösterir diye düşünüyorum.
-
Baya bir emek harcanmış üstelik koldaki kılladı alacak kadar keskin. Benim gibi bir acemi için yeterli fazlasıyla. Ellerinize sağlık.
-
Ellerinize sağlık, keşke su verme işlemini yağda deneseydiniz öncelikle. Spiralden çıkan kıvılcımlara bakınca kendini belli etmiş neredeyse. Çatlaklara üzüldüm doğrusu.
-
yukarıdaki fotoğrafta baştan ikinci( P3262546.jpg) ortada görülen yuvarlak yerler alüminyum alaşım ancak çok küçük ve zaten kesince düşüyor . dediğim gibi inci yatağının uç kısma doğru elmas var zaten bu palalar iki çeşit bilyeli ve elmalı diye geçiyor bilyeli olanların içi boş yani işe yaramaz bunu 950 C kadar ısıttım . alüminyum 600 C de erir sertliğini ölçe bileceğim donanımım yok ancak su verdikten sonra ağzını iyice keskinleştirip alüminyum kapı kolu üzerinde bastırmadan bıçağın kendi ağırlığı ile 5-6 defa çektim ,yinede kolumdaki tüyleri tıraş edebiliyordu buda bence makul bir bıçak olduğunu ve çeliğin kötü bir çelik olmadığını gösterir diye düşünüyorum.
çok iyi elinize sağlık
bir de sapları full tang yapmalısınız bence
-
Ellerinize sağlık, keşke su verme işlemini yağda deneseydiniz öncelikle. Spiralden çıkan kıvılcımlara bakınca kendini belli etmiş neredeyse. Çatlaklara üzüldüm doğrusu.
çatlak lar çok yüzeyseldi hani yanlış bilmiyorsam tufal diyorlarya yüksek sıçaklıkta metal yüzeyinde ince bir tabaka oluşuyor herhalde ondan. aslıda gözede hoş geldi bu çatlaklar yakın çekim fotoğraf ekliyorum
Kıvılcımlar kendini belli etmiş derken yanlış anlamadıysam çeliğin karbon çeliği oldunu söylemek istediniz herhalde.
-
çatlak lar çok yüzeyseldi hani yanlış bilmiyorsam tufal diyorlarya yüksek sıçaklıkta metal yüzeyinde ince bir tabaka oluşuyor herhalde ondan. aslıda gözede hoş geldi bu çatlaklar yakın çekim fotoğraf ekliyorum
Kıvılcımlar kendini belli etmiş derken yanlış anlamadıysam çeliğin karbon çeliği oldunu söylemek istediniz herhalde.
Çatlakları fotoğraftan tam seçemedim, tufalse hiç önemi yok. Kıvılcımlara bakarak, karbon çeliği değil de yoğun alaşımlı bir çeliğe benzettim ben. Karbon çeliği olsaydı o zaman patlayan kıvılcımlar şeklinde çıkması gerekirdi. O zaman suda su vermekte bir sakınca olmazdı. Ama sanki sizin kıvılcımlar daha çok kızıla yakın ve uçlarda yıldızlanma yok. Bu açıdan söylemiştim "keşke yağda deneseydiniz" diye. Elinize sağlık yeniden.