Bıçak Sanatı - Forum

Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi

MustafaV

  • ***
  • 177
  • Mustafa VAROL
  • Meslek: Muhasebeci
  • Yer: Konya
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #40 : 16 Kasım 2021, 15:25:47 »
Pirinç testinde sağlıklı bir sonuç için V flat dedikleri ağzın taşlama hattında incelerek kesici ağzı oluşturduğu bir ağız açmak gerekiyor yoksa bizim genelde yaptığımız ikincil kesici ağız double bevel dedikleri pirinç testinde değerlendirilecek bir yapıda değil. Double bevelde incelen kısım 20 derece falan olduğu için mukavemeti çok yüksek. pirince sürterken esnemesi için çok daha ince çok daha düşük açılarda açılmış geniş bir kesici ağız gerekiyor.

Valla ne yalan söyleyeyim benim aklımda direkt scandi ağız vardı, komple bıçağın taşlama hattından inceltme yaparak ağzı açacaktım. Tabi bıkarsam yine double bevel (sanki buna da Türkçe bir isim bulunmuştu ::) ) bir şey yaparım, bunda pirinç testinin işe yaramadığını öğrendiğim iyi oldu. Benim aklımda pirinç testi kesici ağızların tamamında uygulanabilir diye bir bilgi yerleşmiş nedense. Yine çok teşekkürler Yasin hocam.  :2up
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur

Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #41 : 16 Kasım 2021, 17:00:58 »
Pirinç testi, ikinci ağızda ( kesici ağızda) uygulanamaz diye bir şey nerden çıktı arkadaşlar, yani sadece ikinci ağzı olmayan scandi ağızlarda uygulanır diye bir şey yok, her ağızda uygulanır. Buraya yazarken, kesin yargıda bulunacaksak bundan kesinlikle emin olmalıyız, yoksa kafa karıştırırız.
Sen o ağıza da pirinç testi uygulayabilirsin Mustafa, meneviş fazla geldiyse zaten kalıcı olarak eğilir ve öyle kalır. Geri esniyorsa sorun yok, belki menevişi fazladır ama en fazla yay menevişi olmuştur ve rahatlıkla kullanabilirsin.

MustafaV

  • ***
  • 177
  • Mustafa VAROL
  • Meslek: Muhasebeci
  • Yer: Konya
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #42 : 16 Kasım 2021, 17:22:18 »
Pirinç testi, ikinci ağızda ( kesici ağızda) uygulanamaz diye bir şey nerden çıktı arkadaşlar, yani sadece ikinci ağzı olmayan scandi ağızlarda uygulanır diye bir şey yok, her ağızda uygulanır. Buraya yazarken, kesin yargıda bulunacaksak bundan kesinlikle emin olmalıyız, yoksa kafa karıştırırız.
Sen o ağıza da pirinç testi uygulayabilirsin Mustafa, meneviş fazla geldiyse zaten kalıcı olarak eğilir ve öyle kalır. Geri esniyorsa sorun yok, belki menevişi fazladır ama en fazla yay menevişi olmuştur ve rahatlıkla kullanabilirsin.

Tamamdır Sefa hocam, konuyu görmeniz faydamıza olmuş. Şanslıyız.
Menevişte mor ve sonrası renklerden kaçınmak gerektiğinin farkındaydım, benim durumumda en kötü 55 hrc çıkmış olur sorunum sadece menevişten kaynaklıysa. Bu da kabul edilebilir bir yumuşaklık diye düşünüyorum. Bıçağı bitirdiğim zaman yeni konuda artık sonuçları aktarırım, bu konu fazla uzadı. Katkı sağlayan herkese çok çok teşekkür ediyorum. O:-)
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur

Yasin UZ

  • ***
  • 287
  • Yasin UZ - 1993
    • İnstagram
  • Meslek: Görsel Sanatlar
  • Yer: Kayseri
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #43 : 16 Kasım 2021, 21:05:58 »
Valla ne yalan söyleyeyim benim aklımda direkt scandi ağız vardı, komple bıçağın taşlama hattından inceltme yaparak ağzı açacaktım.
Bahsettiğim tamda bu scandi gibi tek bir kesici ağıza sahip olduğunda kesici ağızın açısı dar olduğundan pirinç testinde daha kolay esniyor ve sonucu görmek çok daha kolay. Esnediğini ve sonuç olarak kırılma yada yamulma olduğunu en iyi gözlemleyebileceğin ağız yapısının bu şekilde olduğunu düşünüyorum.

Diğer ağız yapılarında uygulanamazdan ziyade, scandi gibi ağızlar testi yapan kişiyi tatmin etmesi, yaptığı testi en iyi şekilde gözlemleyip bir sonuca varması açısından daha uygundur diyeyim. Daha kolaydır
« Son Düzenleme: 16 Kasım 2021, 21:11:09 Gönderen: Yasin UZ »

Şeref Acar

  • *
  • 1376
  • Yer: sarıyer
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #44 : 18 Kasım 2021, 23:50:33 »
Konu bayağı eğitici bir hal almış. Ne durumdayız hocam.
Geçen toplantıda bahsi geçmişti Sefa ustam detaylı anlatmıştı, perdah işini buraya da yazmak iyi olur diye düşünüyorum. Çelik perdahı ve ağaç işlerinde alox zımpara kullanınız. Sefa hocamın söylediği İtalyan üretimi bir marka vardı hatırlayamadım, en iyisi odur. İnternet sitelerinde İndasa, 3m, Norton da bulunuyor, kalitelidirler.
Nalburlarda satılan silisyum carbide zımparalarla zaman ve emek kaybetmeyin.

Bunu çok tekrarlıyorum canınız sıkılacak artık ama; normalizasyon ve su verme öncesi yüzeyi ince bir flux (kil, şamot vb) ile kaplarsanız o yüzeydeki oksidasyon izleri azalacaktır. Bant zımparası olmayan için çok önemli bir husus.

Eğeleme rampası yapacak arkadaşlar kullandığınız malzemenin tahta, profil vb) yüzey düzgünlüğüne dikkat ediniz, eğeyi bağladığınız çubuk da esnememeli. Eğeyi geri çekerken sürtmemek eğenin ömrünü uzatacaktır.

MustafaV

  • ***
  • 177
  • Mustafa VAROL
  • Meslek: Muhasebeci
  • Yer: Konya
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #45 : 19 Kasım 2021, 09:25:28 »
Konu bayağı eğitici bir hal almış. Ne durumdayız hocam.
Geçen toplantıda bahsi geçmişti Sefa ustam detaylı anlatmıştı, perdah işini buraya da yazmak iyi olur diye düşünüyorum. Çelik perdahı ve ağaç işlerinde alox zımpara kullanınız. Sefa hocamın söylediği İtalyan üretimi bir marka vardı hatırlayamadım, en iyisi odur. İnternet sitelerinde İndasa, 3m, Norton da bulunuyor, kalitelidirler.
Nalburlarda satılan silisyum carbide zımparalarla zaman ve emek kaybetmeyin.

Bunu çok tekrarlıyorum canınız sıkılacak artık ama; normalizasyon ve su verme öncesi yüzeyi ince bir flux (kil, şamot vb) ile kaplarsanız o yüzeydeki oksidasyon izleri azalacaktır. Bant zımparası olmayan için çok önemli bir husus.

Eğeleme rampası yapacak arkadaşlar kullandığınız malzemenin tahta, profil vb) yüzey düzgünlüğüne dikkat ediniz, eğeyi bağladığınız çubuk da esnememeli. Eğeyi geri çekerken sürtmemek eğenin ömrünü uzatacaktır.

Konunun geldiği noktayı sevdim aslında, okuyacaklar için baya bilgi var. Tabi burada yeni başlayacak olan arkadaşları kastediyorum ki herkes anlamıştır. Durumda değişiklik yok hocam, evde yapamıyorum bu işi, malum apartman ortamı. En ufak zımparalama bile aşağıya gidiyor ses olarak. Yarın Allah'ın izniyle kesinlikle bitmiş olacak ama, kendimi buna göre ayarladım. Pazartesi konusunu açarım, bitmiş bıçağın üstünden fazlaca konuşuruz gibime geliyor.

Sefa ustamın söylediği marka SAIT idi, kesinlikle fazlaca fark olduğunu söylemişti. Ki zaten hırdavatçıya uğradığımda ilk işim sormak olacak. Diğer markaları hatırlayamamıştım, sağ olasın Şeref ustam, yazdığın çok iyi oldu. Kesinlikle katılıyorum, basit zımpara işlerini gördüğümüz o zımparalar çelikte çok zorluyorlar. Harcadığım zamana yazık dedirttiler inanın.

Verilen bilgiden canım asla sıkılmaz, tekrar her zaman iyidir bence. Ben tufalin yüzeyde kalacağını düşünmüş, böyle derin nüfuz edeceğini akıl edememiştim. İlk işte her zaman normal. Ama ustam benim gibi acemilerde kille kaplamak (kömür ocağından bahsediyorum) renk gözetimini zorlamaz mı? Bu sefer rengi takip edememekten ötürü fazla ısıtıp tane büyümesine yol açtığımız bir bıçağımız olmaz mı? Bunu da bilgi amaçlı soruyorum, tabi ki deneyimim yok.

Eğeleme rampasından vazgeçtim, ikinci profili de serbest elde eğeleyerek açtım hocam. Böylesi kullanım kolaylığı açısından bence daha iyi. Ama kesinlikle üstüne imzamı atarım, tahtadan yapmaktan kaçının. Aşırı stabil, esnemesi sıfır bir şey olmalı eğeleme rampası.

Son olarak perdahla ilgili dikkatimi çeken bir olay oldu, fazla da üstünde durulduğunu görmedim. Zımparayı şeritler hâlinde keserek perdah yaparken kestiğimiz şeridi komple perdahta kullandığımız tahta-demir-artık her neyse takoza dolamamamız gerek. Böyle yaparsak yine yumuşak-düzensiz bir zemin oluyor ve hatlarımızı yuvarlıyor. Benim bıçaktaki hatların yuvarlanmasının nedeninin bu olduğunu yine ikinci profili yaparken fark ettim. Zımparamız, takozumuzun üstünden bir kere geçmeli, fazlasını bir şekilde elimizle tutmalıyız diye öneri veriyorum, hatam-yanlışım varsa yine siz ustalarımız düzeltirsiniz.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur

Şaban Kurt

  • ***
  • 972
  • Meslek: Kamu
  • Yer: Bilecik
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #46 : 19 Kasım 2021, 22:57:58 »
Konu bayağı eğitici bir hal almış. Ne durumdayız hocam.
Geçen toplantıda bahsi geçmişti Sefa ustam detaylı anlatmıştı, perdah işini buraya da yazmak iyi olur diye düşünüyorum. Çelik perdahı ve ağaç işlerinde alox zımpara kullanınız. Sefa hocamın söylediği İtalyan üretimi bir marka vardı hatırlayamadım, en iyisi odur. İnternet sitelerinde İndasa, 3m, Norton da bulunuyor, kalitelidirler.
Nalburlarda satılan silisyum carbide zımparalarla zaman ve emek kaybetmeyin.

Bunu çok tekrarlıyorum canınız sıkılacak artık ama; normalizasyon ve su verme öncesi yüzeyi ince bir flux (kil, şamot vb) ile kaplarsanız o yüzeydeki oksidasyon izleri azalacaktır. Bant zımparası olmayan için çok önemli bir husus.

Eğeleme rampası yapacak arkadaşlar kullandığınız malzemenin tahta, profil vb) yüzey düzgünlüğüne dikkat ediniz, eğeyi bağladığınız çubuk da esnememeli. Eğeyi geri çekerken sürtmemek eğenin ömrünü uzatacaktır.

Konunun geldiği noktayı sevdim aslında, okuyacaklar için baya bilgi var. Tabi burada yeni başlayacak olan arkadaşları kastediyorum ki herkes anlamıştır. Durumda değişiklik yok hocam, evde yapamıyorum bu işi, malum apartman ortamı. En ufak zımparalama bile aşağıya gidiyor ses olarak. Yarın Allah'ın izniyle kesinlikle bitmiş olacak ama, kendimi buna göre ayarladım. Pazartesi konusunu açarım, bitmiş bıçağın üstünden fazlaca konuşuruz gibime geliyor.

Sefa ustamın söylediği marka SAIT idi, kesinlikle fazlaca fark olduğunu söylemişti. Ki zaten hırdavatçıya uğradığımda ilk işim sormak olacak. Diğer markaları hatırlayamamıştım, sağ olasın Şeref ustam, yazdığın çok iyi oldu. Kesinlikle katılıyorum, basit zımpara işlerini gördüğümüz o zımparalar çelikte çok zorluyorlar. Harcadığım zamana yazık dedirttiler inanın.

Verilen bilgiden canım asla sıkılmaz, tekrar her zaman iyidir bence. Ben tufalin yüzeyde kalacağını düşünmüş, böyle derin nüfuz edeceğini akıl edememiştim. İlk işte her zaman normal. Ama ustam benim gibi acemilerde kille kaplamak (kömür ocağından bahsediyorum) renk gözetimini zorlamaz mı? Bu sefer rengi takip edememekten ötürü fazla ısıtıp tane büyümesine yol açtığımız bir bıçağımız olmaz mı? Bunu da bilgi amaçlı soruyorum, tabi ki deneyimim yok.

Eğeleme rampasından vazgeçtim, ikinci profili de serbest elde eğeleyerek açtım hocam. Böylesi kullanım kolaylığı açısından bence daha iyi. Ama kesinlikle üstüne imzamı atarım, tahtadan yapmaktan kaçının. Aşırı stabil, esnemesi sıfır bir şey olmalı eğeleme rampası.

Son olarak perdahla ilgili dikkatimi çeken bir olay oldu, fazla da üstünde durulduğunu görmedim. Zımparayı şeritler hâlinde keserek perdah yaparken kestiğimiz şeridi komple perdahta kullandığımız tahta-demir-artık her neyse takoza dolamamamız gerek. Böyle yaparsak yine yumuşak-düzensiz bir zemin oluyor ve hatlarımızı yuvarlıyor. Benim bıçaktaki hatların yuvarlanmasının nedeninin bu olduğunu yine ikinci profili yaparken fark ettim. Zımparamız, takozumuzun üstünden bir kere geçmeli, fazlasını bir şekilde elimizle tutmalıyız diye öneri veriyorum, hatam-yanlışım varsa yine siz ustalarımız düzeltirsiniz.
Zımpara dolama konusunda size katılmıyorum hocam.
   Hatların yuvarlanmasıyla alakalı tek sorun elinizi düzgün hat üstüne tutamamanız ile alakalı elbette zamanla melaike kazanıp düzgün zımpara atacaksanız.
   Son olarak zımparayı ahşaba dolama konusunda değilde ince yüzeyi düzgün 2 mm bir pirinç parçasına dolarsanız baskıyı manüpüle etmemiş olursunuz bütün yüzeye eşit baskı uygularsınız bu parçanın yüzeyinin düzlüğüyle alakalı.         
     Birde parça ne kadar uzun olursa elinizle daha rahat tutabilirsiniz örnek fotoğraf paylaşıyorum umarım faydalı olur kolay gelsin.
Gendarmerie Special Operation...

Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #47 : 20 Kasım 2021, 00:12:14 »
Ben elle perdahta 2.5 mm hss testere parçası kullanıyorum, şimdiye kadar hep onu kullandım ve tavsiye ederim, esneme neredeyse yok.

MustafaV

  • ***
  • 177
  • Mustafa VAROL
  • Meslek: Muhasebeci
  • Yer: Konya
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #48 : 20 Kasım 2021, 22:04:35 »
Zımpara dolama konusunda size katılmıyorum hocam.
   Hatların yuvarlanmasıyla alakalı tek sorun elinizi düzgün hat üstüne tutamamanız ile alakalı elbette zamanla melaike kazanıp düzgün zımpara atacaksanız.
   Son olarak zımparayı ahşaba dolama konusunda değilde ince yüzeyi düzgün 2 mm bir pirinç parçasına dolarsanız baskıyı manüpüle etmemiş olursunuz bütün yüzeye eşit baskı uygularsınız bu parçanın yüzeyinin düzlüğüyle alakalı.         
     Birde parça ne kadar uzun olursa elinizle daha rahat tutabilirsiniz örnek fotoğraf paylaşıyorum umarım faydalı olur kolay gelsin.


Ustam 5 kat dolanmış zımpara ister istemez kaba şekilde duruyor ve zımpara kağıdı ister istemez yumuşak bir malzeme. Ben kendimce öyle bir mantık kurdum, buna da dikkat etmeye çalışıyorum. 2. profilimde bu şekilde yaptım ve daha iyi sonuç aldım. Tabi bunlar kendi deneyimim, herkes farklı hissedebilir Şaban ustam. ^-^

Takoz konusunda ise, ahşabı bıraktım zaten. Hurda eğelerden, kırılan bir parçayı kullanıyorum, muazzam bir fark oldu. Buna daha pratik bir yol bulacağım, aklımda bir kaç fikir var.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur

dela

  • *
  • 1481
  • Mehmet UYSAL
  • Yer: Mahmudiye / Eskişehir
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #49 : 20 Kasım 2021, 22:10:44 »
...............
Takoz konusunda ise, ahşabı bıraktım zaten. Hurda eğelerden, kırılan bir parçayı kullanıyorum, muazzam bir fark oldu. Buna daha pratik bir yol bulacağım, aklımda bir kaç fikir var.

Mustafa. Düşük kumlarda belki sorun yaşamayabilirsin. Ama yüksek kumlarda pürüzsüz yüzey bir takoz daha iyi sonuç verir.  ;)

MustafaV

  • ***
  • 177
  • Mustafa VAROL
  • Meslek: Muhasebeci
  • Yer: Konya
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #50 : 22 Kasım 2021, 09:43:02 »
Mustafa. Düşük kumlarda belki sorun yaşamayabilirsin. Ama yüksek kumlarda pürüzsüz yüzey bir takoz daha iyi sonuç verir.  ;)

Mehmet hocam evet düşük kumda eğenin yüzeyi sorun yaşatmıyor, yüksek kumda zaten bu şekilde kullanmak akıl kârı değil bence. Yüzeyini çok iyi düzlemiş olmak gerekiyor diye düşünüyorum. Zaten benim aklımda alüminyum bir bloktan zımparayı bir şekilde sabitleyecek bir aparat yapmak vardı. Zamanında izlediğim bir kaç youtube videosu ve forumdaki konulardan kafamda bir fikir oluşturmuştum. Ki şimdilik bıçaklarımda yüksek kumlara çıkmadım, çıkarken bakarız çaresine artık.  :D
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur

MustafaV

  • ***
  • 177
  • Mustafa VAROL
  • Meslek: Muhasebeci
  • Yer: Konya
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #51 : 22 Kasım 2021, 09:57:10 »
Konuya bir güncelleme, hafta sonu kesin bitiririm dediğim bıçağımı, Cumartesi günü beklenmedik şekilde çıkan telefon tamiri ve bunun uzun sürmesi yüzünden pim alamamam zaten sıkıntıya sokmuştu. Ben de işimi bitirdiğimde önce ağız açmaya, sonra son perdaha, ardından kola ile karartmaya girdim. Ortalama 18 saatlik kolada bekletmenin sonucu, beklediğim kadar kararma değildi. Grimsi bir yüzey oluşmuştu ki kararma homojen de değildi, bir kaç yerde bölgesel daha koyu tonlar vardı. Neyse dedim, bu da işimi görür.

Bir fayanstan artan parçayı kırarak oval bir şişeye doldurdum, içine de bıçağı bıraktım. 15 dklık bir çevirme ve elde sallamanın sonucunda çok nokta nokta değil de, çizikler şeklinde bir "stonewash" işlemim olmuş oldu. Sonuç beni tatmin etti açıkçası.

Ardından kardeşimin aldığı 5 dklık Selsil marka tüp epoksiyi açtım, bıçağın kabza kısmında bir kaç çizik attım, kabzama da matkap ile çukurlar açıp maket bıçağı ile de çizgiler attım. Amacım tutuşu sağlamlaştırmak. Parçaları birleştirdikten sonra pim yerine koyduğum vidaları çektim ki orada donup kalmasınlar. Aklımda pimi haftaya yerleştirmek vardı. Sonra işkence ile sıkarken işkencenin dairesel hareketi kabzayı oynatmış, bunu geç farkettim. Mengenede hepsini hizaya getirdim, tekrar sıkıştırdım kaydırmadan. Epoksi donduktan sonra kabzanın perdahına başladım. Her şey iyi gidiyordu ki mengeneyi bir anlık dalgınlığımla sıkacağıma gevşetmişim. Bıçak yan şekilde yere düştü, ağzını da vurdu yere. Yere bakmaya korktum bi anlığına. :)) Neyse ki korkulan olmadı, sadece kabza bıraktı kendini. Ben de işi bıraktım daha çok sıkıntı çıkarmadan. Acele etmek iyi bir şey değil :D



Bıçağın ağız açma işleminde en son 350 kum zımpara ile işlem yaptım, ağacı kolayca yontuyor, kağıdı kesiyordu. Pirinç çubuğum yoktu ama normal bir demirden 8mmlik bir yuvarlak vardı, onda yaptım ağız testini, maalesef 1-2 noktada çok ufak dönme oldu ama adım Hıdır, elimden gelen budur diyerek işime devam ettim.  :(
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur

orkunaydin350

  • *
  • 1504
  • Orkun AYDIN
  • Meslek: Bilişim
  • Yer: Bursa
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #52 : 22 Kasım 2021, 10:57:28 »
Geçmiş olsun:) Umarım pimlerden sonra sorunsuz devam eder. :2up

MustafaV

  • ***
  • 177
  • Mustafa VAROL
  • Meslek: Muhasebeci
  • Yer: Konya
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #53 : 22 Kasım 2021, 11:04:47 »
Geçmiş olsun:) Umarım pimlerden sonra sorunsuz devam eder. :2up

Sağ olasın Orkun hocam. Kırıldı diye aklım çıkmıştı ama şükür. Kabzanın diğer tarafı hiç salmamış, sökemedim bile onu, bundan sonrasında da bir sıkıntı yaşamazsam Allah'ın izniyle haftaya hazır  :)
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur

Şeref Acar

  • *
  • 1376
  • Yer: sarıyer
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #54 : 23 Kasım 2021, 01:41:55 »
Tersliklere rağmen iyi ilerliyor.

Yeni başlayacak arkadaşlara kötü örnek olmayalım diye açıklama gereği duydum; pimsiz kabza yapıştırmıyoruz. Aksi takdirde yukarıdaki olaylar yaşanıyor. Yaşanabilir demiyorum istisnasız yaşanıyor.

Adım hıdır olayını çok sevdim, bazen çok kasmamak lazım. İnsanız sonuçta.

MustafaV

  • ***
  • 177
  • Mustafa VAROL
  • Meslek: Muhasebeci
  • Yer: Konya
Ynt: Bitemeyen İlk Bıçağım - Yılan Hikayesi
« Yanıtla #55 : 23 Kasım 2021, 10:22:40 »
Tersliklere rağmen iyi ilerliyor.

Yeni başlayacak arkadaşlara kötü örnek olmayalım diye açıklama gereği duydum; pimsiz kabza yapıştırmıyoruz. Aksi takdirde yukarıdaki olaylar yaşanıyor. Yaşanabilir demiyorum istisnasız yaşanıyor.

Adım hıdır olayını çok sevdim, bazen çok kasmamak lazım. İnsanız sonuçta.

Teşekkür ederim Şeref ustam.

Ben de o yeni başlayanların içinden olduğum için hemen bu tecrübeyi çantaya attım. Aceleciliğimin hatası, neyse ki can sıkıcı durum değil. Limitlerimizi de bilmek iyidir, daha yolun başındayken en yükseği hedeflemek anlamsız bir çaba.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur