Bıçak Sanatı - Forum

Elimize böyle bir bıçak geçti

Alfonse

  • ***
  • 2
  • Yer: ankara
Elimize böyle bir bıçak geçti
« : 11 Mart 2020, 10:37:03 »
Merhaba;
Elimize böyle bir bıçak geçti.
Üzerindeki figürlerin anlamını, üretildiği dönemi vs gibi bilgiler edinmek istiyoruz.
Yardımcı olursanız çok sevinirim.
Dönüşlerinizi bekliyorum.
Saygılarımla

CENGaver42

  • ***
  • 628
  • Cengiz
  • Meslek: öğretmen
  • Yer: konya
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #1 : 11 Mart 2020, 19:45:50 »
Çok fazla geriye gitmeye gerek olacağını sanmıyorum. Formu hoşuma gitti.
"Ne kadar usta olursan ol acemi olacagın pek çok gün olacak."

Kutsal

  • ***
  • 2114
  • Meslek: Çırak-48
  • Yer: Ankara
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #2 : 11 Mart 2020, 19:51:57 »
Balkan bıçaklarını andırdı bana.
https://instagram.com/bulent.kutsal?igshid=viq8lfcnxydl
------------------------------------------------------
Those who do not move, do not notice their chains.Rosa Luxemburg.

Alfonse

  • ***
  • 2
  • Yer: ankara
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #3 : 12 Mart 2020, 10:21:18 »
Teşekkürler.

Üzerinde koç başı figürü var.
KOç başı figürünü kimler kullanır acaba?
Birde koç başının yanında bilmediğim alfabede harfler işaretler var.
Hangi dildir acaba?

maxilla

  • ***
  • 264
  • Meslek: diş hekimi
  • Yer: malatya
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #4 : 12 Mart 2020, 13:04:26 »
Yanılmıyorsam üzerinde  arapça '' Dürmer'' yazıyor ama bu üretici adı mıdır yada başka bir şey midir bilemem.

mehmetarslan

  • ***
  • 24
  • Mehmet Arslan, 1980
  • Meslek: bilişim
  • Yer: ankara
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #5 : 12 Mart 2020, 15:07:22 »
Koçbaşının hemen sağındaki harfte nokta var gibi. Bu durumda durmaz şeklinde de okunabilir.

rockes

  • ***
  • 112
  • Meslek: CNC Torna Operatörü
  • Yer: Eskisehir
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #6 : 15 Mart 2020, 18:07:28 »
şu video da dakika 11 de usta damgasını gösteriyor aynı gibi

https://www.youtube.com/watch?v=BdtT1ZCGlh4
Ekrem TURAN 91/ESKİŞEHİR

Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.

Acemi66

  • *
  • 29
  • Meslek: Serbest
  • Yer: Şanlıurfa
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #7 : 28 Aralık 2020, 23:44:12 »
Koçbaşının hemen sağındaki harfte nokta var gibi. Bu durumda durmaz şeklinde de okunabilir.

Öyle olsaydı dal dan sonra " u" harfini vermesi için vav olurdu. Arapçada ve de osmanlicada hareke yoktur. Kur'an'ın başka milletlerce yanlis okunmamasi için hareke konmuş. Başka metinlere hareke koyanlarda yine genelde bizimkiler. Burada muhtemelen durmaz yazmak istemiş ama Osmanlıca bilmediğinden harekelendirmis. Zira Osmanlıca bilmek bugünkü gibi harfleri bilmek demek değil idi. Osmanlıca kafası çalışan adamın işiydi. biraz mürekkep yalamadanı sesteş kelimelerle hangi anlamın kasdedildigini bilmekti

Muhammet Acar

  • **
  • 397
  • Meslek: ...
  • Yer: İstanbul
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #8 : 29 Aralık 2020, 03:42:38 »
Koçbaşının hemen sağındaki harfte nokta var gibi. Bu durumda durmaz şeklinde de okunabilir.

Öyle olsaydı dal dan sonra " u" harfini vermesi için vav olurdu. Arapçada ve de osmanlicada hareke yoktur. Kur'an'ın başka milletlerce yanlis okunmamasi için hareke konmuş. Başka metinlere hareke koyanlarda yine genelde bizimkiler. Burada muhtemelen durmaz yazmak istemiş ama Osmanlıca bilmediğinden harekelendirmis. Zira Osmanlıca bilmek bugünkü gibi harfleri bilmek demek değil idi. Osmanlıca kafası çalışan adamın işiydi. biraz mürekkep yalamadanı sesteş kelimelerle hangi anlamın kasdedildigini bilmekti

"Osmanlıca kafası çalışan adamın işiydi. biraz mürekkep yalamadanı sesteş kelimelerle hangi anlamın kasdedildigini bilmekti"

Bu sözünüz çok hoşuma gitti. Şu anki dilimizde bir kelimeyi, bir cümleyi yanlış anlamak ya da anlatamamak çok çok kolay. Senin anlatmak istediğin bir şeyi karşındaki insan çok alakasız olumsuz anlayabiliyor. Ama Osmanlıca da öyle bir incelik var ki böyle şeylerin mümkünatı yok. Konuştuğumuz vakit insan bizim derdimizi, ne anlatmak istediğimizi hemen anlıyor.
'' Gayret bizden, tevfik Allah'tan. ''
'' Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz, öyle dirilirsiniz. ''

orkunaydin350

  • *
  • 1469
  • Orkun AYDIN
  • Meslek: Bilişim
  • Yer: Bursa
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #9 : 29 Aralık 2020, 08:42:51 »
Arkadaşlar Osmanlıca'nın şu an kullandığımız dil ile aynı olduğunu biliyorsunuz, değil mi? Biz harf devrimi ile sadece yazıda kullandığımız alfabeyi değiştirdik, dilimizi değil. ;)

AdnanErgün

  • ***
  • 272
  • ae - 1992
  • Meslek: Öğretmen
  • Yer: Konya, Akşehir (İ) / Kayseri (M)
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #10 : 29 Aralık 2020, 09:52:46 »

"Osmanlıca kafası çalışan adamın işiydi. biraz mürekkep yalamadanı sesteş kelimelerle hangi anlamın kasdedildigini bilmekti"

Bu sözünüz çok hoşuma gitti. Şu anki dilimizde bir kelimeyi, bir cümleyi yanlış anlamak ya da anlatamamak çok çok kolay. Senin anlatmak istediğin bir şeyi karşındaki insan çok alakasız olumsuz anlayabiliyor. Ama Osmanlıca da öyle bir incelik var ki böyle şeylerin mümkünatı yok. Konuştuğumuz vakit insan bizim derdimizi, ne anlatmak istediğimizi hemen anlıyor.

İyi derecede Osmanlı Türkçesi, tüm dönemleri kapsayacak şekilde yine gayet iyi Türkiye Türkçesi bilirim. Bahsettiğiniz hususlara hak veremiyorum ne yazık ki. Özellikle kalınlaştırarak belirttiğim kısımların altını doldurmak bence pek güç. Şu anki dilimiz dediğiniz şeyin bir cümleyi doğru anlatmada herhangi bir eksikliği bence kesinlikle yok. Keza Osmanlı Dönemi'nde de yoktu. Osmanlı Dönemi'de, ya da hadi şuna Osmanlıcada diyelim, acaba ifadeyi yanlış anlatmamak için nasıl bir incelik vardı? Doğrusu bunu çok merak ediyorum. Özellikle "konuştuğumuz vakti" kastedersek iki dönemin birbirinden kelime kadrosu dışında pek farkı yotur. Yazmada hadi yine alfabe meselesi var.
Bıçak üzerindeki yazıdan dahi sizin söylediğinizin hilafına delil çıkar. Zira biz harekeli metne çok az rastlarız Osmanlı Devri'nde. Bıçağın üzerine yazan artık her kimse ve ne yazmak istemişse, Osmanlıcada normalde yazdığımız şekilde yazmaktan imtina etmiş, hareke kullanmış. Bunun sebebi kesinlikle daha kolay okunmasını sağlamaktır, zira harekesiz okumak daha zordur ya da hareke olmayınca kelimeler farklı okumalara daha müsaittir. Bu zat herkes kolayca, rahatça, şeksiz, süphesiz, acabasız bu kelimeyi okusun diye hareke koyduğu hâlde biz kelimenin ne olduğu hakkında şu an süpheliyiz. Dikkatinizi çekerim, harflerin seçilmesinde de hiçbir sıkıntı yok dal, ra, mim, ra. Harekeler de bence net, öyleyse kelime "dürmer" okunmalı fakat böyle de bir kelime yok.
Demem o ki "Osmanlıca" ile "Türkçe" arasında büyük farklar görmenin, birine fazladan hikmetler yüklemenin bence hiç gereği yok. Sizin söyledikleriniz bana biraz peşinen, duygusal yakınlıkla verilmiş hükümler gibi geldi açıkçası. Alfabenin değişmesi Cumhuriyet Dönemi'ne rastlar fakat alfabeye dair tartışmalar belki Tanzimat'a belki daha evveline dek gider. Osmanlı aydınları da alfabe meselesi üzerine çok erken dönemlerde çokça düşünmüştür, birçoğu alfabenin değştirilmesini değil de ıslah edilmesini teklif etmiştir, harflarin bitiştirilmeden yazılması veya her kelimenin ünlü harflerinin de gösterilmesi filan gibi. Tanzimat sonrası yazılan erken dönem eserlerde de bu meseleye değinilir, bkz. Araba Sevdası: Bihruz bir kalemde çalışıyor olmasına rağmen "siyah çerde" miydi neydi böyle bir kelimeyi okuyamaz, yanlış okur, bir sürü şaçmalık olur filan. Aklıma gelmişken henüz yeni alfabeye geçilmemişken yani herkes "Osmanlıca" okur yazarken anlı şanlı aydınlarımız arasında yanlış okuma polemiklerinin yaşandığını hatırlıyorum. Günümüze geldiğimizde bunun örneği elbette daha çok, mesela Fatih Divanı Şerhi'nin önsözüne bakın Muhammed Nur Doğan İskender Pala'ya yüklenir bir sürü yanlış okuma yapmış diye... Daha göz önünde bir tartışma Mustafa Armağan ile Murat Bardakçı arasındaki okuma tartışması (https://www.timeturk.com/tr/makale/mustafa-armagan/murat-bardakci-efsanesi-bitiyor.html) .
Demem o ki Osmanlıca pek de öyle hataya mahal bırakmayan bir dil değil. Yukarıda bahsettiğim isimler basit adamlar değil. Hatta dediğim gibi yeni alfabe yokken de vardı bu tartışmalar. Hele işin işin içine farsça terkipler girdi mi terkip yapıp yapmayacağını anlamak herkesin harcı değil.
Ha şunu da söyleyeyim, ben Osmanlıca dediğiniz şeyi çok severim, alfabeyi değiştirmek yerine eski alfabeyi ıslah etmeyi daha faydalı bulurum. Yani yaklaşımımı hasmane algılamayın. 

Muhammet Acar

  • **
  • 397
  • Meslek: ...
  • Yer: İstanbul
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #11 : 29 Aralık 2020, 10:36:58 »
Arkadaşlar Osmanlıca'nın şu an kullandığımız dil ile aynı olduğunu biliyorsunuz, değil mi? Biz harf devrimi ile sadece yazıda kullandığımız alfabeyi değiştirdik, dilimizi değil. ;)

Ben Osmanlıca yı farklı bir dil olarak nitelendirmiyorum zaten. İki dilin de Türkçe olduğuna katılıyorum Orkun ustam ama alfabenin değişmesiyle nice  kelimeler unutuldu gitti. Benim kastetmek istediğim şey kelime dağarcığının geniş olması. Şu an kullanmış olduğumuz Türkçe de bir kelimeye farklı farklı anlamlar yükleyebiliyoruz. Ben de okul ve kurs yıllarımda okudum gördüm, benim tercihim eski alfabe ile kelimeler ile konuşmak olurdu. Aşağıda ki videolarda aslında anlatmak istediğim şeyi daha iyi görebilirsiniz, belki ben dile getiremiyorumdur. Özellikle son video yu izlemenizi rica ediyorum.

https://youtu.be/E9pbXYsEYac
https://youtu.be/YgW0BXvBLpk
https://youtu.be/WmTyUsPRV08
'' Gayret bizden, tevfik Allah'tan. ''
'' Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz, öyle dirilirsiniz. ''

AdnanErgün

  • ***
  • 272
  • ae - 1992
  • Meslek: Öğretmen
  • Yer: Konya, Akşehir (İ) / Kayseri (M)
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #12 : 29 Aralık 2020, 11:57:41 »
Arkadaşlar Osmanlıca'nın şu an kullandığımız dil ile aynı olduğunu biliyorsunuz, değil mi? Biz harf devrimi ile sadece yazıda kullandığımız alfabeyi değiştirdik, dilimizi değil. ;)

Ben Osmanlıca yı farklı bir dil olarak nitelendirmiyorum zaten. İki dilin de Türkçe olduğuna katılıyorum Orkun ustam ama alfabenin değişmesiyle nice  kelimeler unutuldu gitti. Benim kastetmek istediğim şey kelime dağarcığının geniş olması. Şu an kullanmış olduğumuz Türkçe de bir kelimeye farklı farklı anlamlar yükleyebiliyoruz. Ben de okul ve kurs yıllarımda okudum gördüm, benim tercihim eski alfabe ile kelimeler ile konuşmak olurdu. Aşağıda ki videolarda aslında anlatmak istediğim şeyi daha iyi görebilirsiniz, belki ben dile getiremiyorumdur. Özellikle son video yu izlemenizi rica ediyorum.

https://youtu.be/E9pbXYsEYac
https://youtu.be/YgW0BXvBLpk
https://youtu.be/WmTyUsPRV08

Anladım. İlk attığınız mesajda bahsettikleriniz ile son mesajda bahsettikleriniz birbirinden farklı, biraz karışıklık olmuş. Dilin fakirleşmesi ile alfabenin hiç alakası yok. Alfabe meselesi apayrı bir mesele. Alfabe değiştiği hâlde çok zengin bir dille yazan/konuşan insanlar hâlâ mevcut, misal Yavuz Bülent Bakiler, Hayati İnanç, Fethi Gemuhluoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl Kısakürek, Cemil Meriç, Salah Birsel, Sait Faik, Sabahattin Ali, hatta belki ilginç gelir Aziz Nesin. Hatta hatta Mustafa Kemal Atatürk zengin bir dil kullanır, alfabeyi değiştirip tasfiye hareketini de başlatan olmasına rağmen.
Günümüzde bile belki eski harfleri bile tanımayan birçok yazar, misalen İhsan Oktay Anar, Hasan Ali Toptaş, İbrahim Tenekeci, vs. vs. zengin bir dil kullanır.
Öztürkçeleşme, dilden yabancı kelimelerin tasfiyesi, Güneş Dil Teoremi vs. vs. meseleleri biraz daha sonra ve alfabeden bağımsız.

orkunaydin350

  • *
  • 1469
  • Orkun AYDIN
  • Meslek: Bilişim
  • Yer: Bursa
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #13 : 29 Aralık 2020, 12:16:38 »
Valla süper adamlarmış Muhammet ustam. Her iki, hatta sunucunun da fikirleri çok doğru, üçü de haklı ve doğru. Ama ben de fikrimi savunmak için bu videoyu göndersem olurmuş. :D

Bir kelimeyi ne ile yazdığınızın önemi yok, o kelimenin anlamını bilmiyor çocuklarımız. Bu şekilde ifade ettiler ve ben de katılıyorum. Dolayısıyla rahatsız olunması gereken nokta eğitimin(öğretim değil) eksikliğidir. Mevcut kullandığımız alfabe ile de, eski Arap alfabesiyle de, (Allah korusun)Kiril afabesiyle de unutulan kelimeleri yazabilirdik. Kusura bakmayın da, biz tembeliz ve eğitimimiz zayıf, çocuklarımıza örnek olup okumayı aşılamıyoruz diye şu anda terk edilen kelimelerin suçlusu Latin alfabeleri değil.

Tesadüfün güzelliği, daha dün başımdan geçen birşeyi paylaşayım. Youtube'da tesadüfen geçen bir kelime dikkatimi çekti:
https://www.youtube.com/watch?v=Hz_omJzyQro
11:10'da iki kelime geçiyor bilmiyorum daha önce biliyor muydunuz. Dünden beri bu deyimi araştırıyorum. İlgili olan araştırıp öğreniyor, alfabenin bir engeli yok. :)

Kutsal

  • ***
  • 2114
  • Meslek: Çırak-48
  • Yer: Ankara
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #14 : 29 Aralık 2020, 12:53:06 »
"Menfi ya da müspet"
Bunu mu diyorsunuz Orkun Ustam?
Biz çok kullanırız eğer buysa.
https://instagram.com/bulent.kutsal?igshid=viq8lfcnxydl
------------------------------------------------------
Those who do not move, do not notice their chains.Rosa Luxemburg.

Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #15 : 29 Aralık 2020, 13:05:31 »
"Menfi ya da müspet"
Bunu mu diyorsunuz Orkun Ustam?
Biz çok kullanırız eğer buysa.
^-^ herkes bilmiyormuymuş ki  ::)

Muhammet Acar

  • **
  • 397
  • Meslek: ...
  • Yer: İstanbul
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #16 : 29 Aralık 2020, 13:23:26 »
Hayırlısı olsun  :) O:-)
'' Gayret bizden, tevfik Allah'tan. ''
'' Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz, öyle dirilirsiniz. ''

orkunaydin350

  • *
  • 1469
  • Orkun AYDIN
  • Meslek: Bilişim
  • Yer: Bursa
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #17 : 29 Aralık 2020, 14:09:12 »
Evet Bülent ustam. Sıkça kullandığım kelimelerden rahmetli Altın Elbiseli Adam'dan "niha-i tahlilde" kelimesini öğrenmiştim. Bülent Ersoy'dan "mazallah", Heredot Cevdet'den "akabinde ve detayında", Hakkı Devrim'den "nevi şahsına münhasır", Fulya'dan "viral" gibi gibi. :D

AdnanErgün

  • ***
  • 272
  • ae - 1992
  • Meslek: Öğretmen
  • Yer: Konya, Akşehir (İ) / Kayseri (M)
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #18 : 29 Aralık 2020, 22:23:08 »
Evet Bülent ustam. Sıkça kullandığım kelimelerden rahmetli Altın Elbiseli Adam'dan "niha-i tahlilde" kelimesini öğrenmiştim. Bülent Ersoy'dan "mazallah", Heredot Cevdet'den "akabinde ve detayında", Hakkı Devrim'den "nevi şahsına münhasır", Fulya'dan "viral" gibi gibi. :D
"Nihai tahlil" şeklinde ustam, affına sığınarak düzeltiyorum  ;) o şekilde yazınca bambaşka bir şey oluyor diyeceğim ama hiçbir şey olmuyor maalesef  :(

orkunaydin350

  • *
  • 1469
  • Orkun AYDIN
  • Meslek: Bilişim
  • Yer: Bursa
Ynt: Elimize böyle bir bıçak geçti
« Yanıtla #19 : 30 Aralık 2020, 08:47:00 »
Estağfurullah hocam, herşeyden önce öğretmen sizsiniz. Biz de öğrenmek için buradayız. Forumun amacı bu. Forumda ustalarımızın bıçak haricinde de bilgi, kültür, farklı alanlarda uzmanlık sahibi olduklarını görmek sevindirici. :)