Bıçak Sanatı - Forum

Müzede fotoğraf çekmek...

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 45
  • ***
  • 9424
    • www.eylemcengiz.com
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Müzede fotoğraf çekmek...
« : 18 Aralık 2012, 00:11:59 »
Evet, müzede fotoğraf çekmek zordur. Görevlilerin izin vermemeleri, belki sonrasında gizli saklı çekmek, kadraja giren insanlarla başetmek zordur zor olmasına da ben işin güzel fotoğraf çekebilmeyle ilgili kısmına değineyim.

Müzede güzel fotoğraf çekmek zordur. Müzeler, beğendiğiniz makinanızın yetersiz kaldığını görmeniz için biçilmiş kaftandırlar. Küçük fotoğraf makinanızın ve cep telefonunuzun çok güzel fotoğraflar çekebildiğini düşünmekte iseniz bir müzede fotoğraf çekmek suratınıza yenilen Ustura Kemal tokadı gibi olacaktır.

Bir müzede düzgün fotoğraflar çekmeye çalışırken başınıza neler gelir? (Problemler)

1. Müzeler karanlıktır.

2. Müzelerde çok çok büyük bir ihtimalle size flaş kullandırmazlar.

3. Müzelerde üçayak kullanmanıza izin vermeleri de çok düşük bir ihtimaldir.

4. Müzelerde nesneler camekanların arkasındadır.

5. Bu camekanlar ortalıktaki bir çok abuk sabuk ışık kaynağının yansımalarıyla doludur. Ters ışık olabilir. Kadrajın hemen dışında bir ışık kaynağı olabilir...

6. Müzedeki ışık yapay bir ışık kaynağıdır, Makineniz ışıkla çok zaman kendi kendine baş edemeyip nesneleri gözünüzün gördüğünden farklı renklerde çeker.

7. İlgilendiğiniz çok ufak bir nesne ya da çok ufak bir biçim olabilir. Uzak mesafeden küçük nesneyi çekmek zorunda kalabilirsiniz.

8. Bu kadar madde ile başetmeye kalktıysanız muhtemelen müzede çok kare çekeceksiniz.

9. Yine de dua edin. En azından nesneler 100 metreci atletler gibi hareketli değiller ve bir çınar tepesindeki kanaryanın aksine teleskopsuz da rahat görülüyorlar.  ;D

Bunlarla baş etmek...

Çok çok temelden başlayayım.

--- Üçayağa (tripod) yatırım yapmayın. Hem çok zaman boşu boşuna üstünüzde yük olacak hem de aşağıdaki diğer maddelerle uğraşırken belki de narin bir tripodla yetinilmeyecek kadar ağır ve pahalı bir makineye geçiş yapacaksınız. Ağır makine sağlam, kaliteli ve güvenli bir tripod ister. (Siz yine de tripodunuza asla güvenmeyin.)

--- İstediğiniz kadar geniş olup da diğer kriterleri umursamayın, flaşı ya da otomatik odaklama ışığı kapatılmayacak bir makine kullanmayı istemeyeceksiniz. Flaşı ve odaklama ışığını nasıl kapatacağınızı çok iyi öğrenin. Flaşı kapatılmayacak bir makine varsa bile ben böylesine denk gelmedim. Odaklama ışığını da en azından örtmenin yolunu bilin.

Eğer her şeye rağmen flaş kullanmakta ısrarlıysanız fotoğraf kalitesiyle ilgili bir şeylere kafa yormanıza da gerek yok.  >:D

--- Işığın azlığının etkisini ve bununla birlikte yaşamanın yolunu öğrenin.

Görüntünün daha az ışıkta da yeteri kadar aydınlık çıkmasının yolu,

- ışığın sensör üzerine daha geniş bir aralıktan geçerek daha kuvvetli düşmesi, yani diyaframın daha çok açılması,

- sensörün daha az ışıkla idare etmesinin sağlanması yani ISO değerinin yükseltilmesi,

- sensörün istenilen süre boyunca ışık almasını sağlayan perdenin daha uzun bir süre açık kalmasıdır; yani pozlandırma süresinin artmasıdır.

Bunları serbestçe ayarlayamayız. Hem her birinin bir sınırı vardır hem de her bir seçimimiz fotoğrafın kalitesini etkiler.

Bunlar ışığında 1, 2 ve 3. maddeleri halletmek için bilmek gerekenler:

- Diyafram açıklıkları çap, çevre cinsinden değil de "F" cinsinden ifade edilir. F/1.4, F/2, F/2.8... gibi F/22'lere hatta belki daha ilerilere giden değerlerdir bunlar. Lafı fazla uzatmamak kafa karıştırmamak adına bu şekli sizle paylaşayım:


(Bkz.:http://en.wikipedia.org/wiki/F-number)

Diyafram açıldıkça ya da F değerleri küçüldükçe büyüdükçe birim zamanda sensöre düşen ışık miktarı artar, pozlandırma süresini azaltmak mümkün olur. O yüzden diyaframı daha çok açılan objektiflere "hızlı" denir.

Diyaframı aça aça varacağımız sınır değer objektifin bir özelliğidir. Bu değeri çok büyük olasılıkla objektifiniz üzerinde yazılmış olarak bulabilirsiniz. Örneğin "Nikon 50mm F/1.8" gibi. Daha büyük F değerlerine imkan veren objektifler biraz daha pahalıdırlar. Örneğin 50 mm odaklı iki farklı Nikon objektiften  F/1.4'lük olan, F/1.8'lik diğer objektife göre daha pahalıdır. Evet, bu noktada problem öncelikli olarak paradır.

- ISO değeri, 100, 200, 400, 800, 1600, 3200, 6400 diye artan rakamlardır. Ortamınız ne kadar karanlıksa ayarlardan bu ISO'lardan o kadar büyüğünü seçersiniz. Büyük değerlere çıkmayı istersiniz ama görüntü karıncalı bir hal alır, çirkinleşir.  Bu karıncalanmalara gren (grain) ya da dijital makinalar için daha doğru düşen bir ifadeyle gürültü denir. ISO'yu arttırmak, kısık sesli bir kanalda radyonun sesini açmak gibidir; ses artar ama cızırtı da artar. Yüksek ISO değerlerinde daha net gösteren makineler tahmin edeceğiniz gibi daha pahalıdır.

- Pozlandırma süresinin artması ise bir değerden sonra elinizin titremesiyle fotoğrafın bulanık çıkmasına yol açacaktır. O yüzden ISO ve diyaframı ayarlarını olabildiğince ayarlayıp bu pozlandırma süresini fazla uzatmamaya çalışın. Pozlandırma süresinin uzunluğu ile gelen bulanıklık elinizdeki makinanın küçüklüğüyle, hafifliğiyle orantılıdır. Büyük ve ağır makinalar avantajlıdır. Tüfeklerde olduğu gibi...

Modern objektiflerde sarsıntının etkisini azaltacak düzenekler bulunabilmektedir. Bunların bir derece faydasını görürsünüz.

- Bütün bunlardan sonra pozlandırma süresi hala biraz çok ise makinayı sarsmamak için çalışmalısınız. Artık makinayı bir yere mi dayarsınız, altına ağırlık mı takarsınız, orası size kalmış.

Bu anlattıklarımla ilk üç probleme karşı çare arayabilirsiniz. Genel olarak söylemek gerekirse, makinayı çıkabildiği en büyük F değerine, grenlenmenin/gürültünün kabul edilebilir olduğu en yüksek ISO değerlerine ayarlayın. Böylece daha kısa süren pozlandırmalar ile daha net bir fotoğraf çekme şansınız olur.

Makine alırken kaç kere zum yaptığı ve kaç megapixel olduğuna bakmaktan başka düşünülecek şey yok gibi gelir. Bu ikisine bakmanın müzede fotoğraf çekerken size pek faydası olmaz. Makina seçerken F değerine bakmayı ihmal etmeyin. Küçük makinaların bile iyi F değerleri olabilir. ISO'ları da makinayı deneme şansınız varsa karşılaştırabilirsiniz.

4. Madde: Camekan - Yansımalarda başa çıkmak.

Eğer makinanız ışık azlığından dolayı hâlâ pes etmediyse o zaman belki bu problemi çözerken pes eder.  >:D

Yansımaları yok etmenin yolu polar filtre kullanmaktır. Polar filtre uygun yöne çevrilebilen ve böylece bir yüzeydeki yansımaları yutabilen koyu bir filtredir. Koyu oluşundan dolayı da maalesef ışığa olan ihtiyacınızı daha da arttırır.

Polar filtre takmanın yolu, objektifin önünde filtrenin vidalanacağı yivlerin olmasıdır. Eğer kompact bir fotoğraf makinanız varsa büyük ihtimalle böyle bir imkanınız yoktur. Kompact makinaların kimilerinde bir uzatma yardımıyla filtre takma imkanınız olur.

Aşağıda eski kompact fotoğraf makinem, bir filtre ve filtre için adaptör var. Bu adaptör esasen bir tarafı makinaya takmaya diğer tarafı da filtre takılmaya müsait bir boru. Bu boru yan sanayi olmasına rağmen pahalıya malolmuştu.



Filtre takılı hal:


SLR benzeri olan eski Fuji FinePix S1500 makineme filtre takmanın yolu olmadığını öğrendiğimde çok bozulmuştum. Siz siz olun filtre kullanma ihtimaliniz varsa makinenizi almadan önce bunun mümkün olup olmadığına bakın.

Polar filtreyi objektife taktıktan sonra filtreyi döndürerek yansımaların en az olduğu uygun açıyı bulun ve fotoğrafı çekin.


Video: Yansımaların polar filtrenin döndürülmesi ile değişimi


5. Işıkla boğuşmak

E, boğuşacaksınız, kaçış yok.

Ortada birden çok ışık kaynağı olacak ve sizi gıcık edecek. Doğru noktayı keşfetmeye çalışın.

Polar filtre bile her yansımayı aynı şekilde önlemez. Camekana dik durmamalısınız. Yansımaları yoketmek için camekana çapraz bir noktadan fotoğrafı çekin. Yansımaları daha iyi yok ettiğinizi göreceksiniz.

Kadrajın hemen dışındaki ışık kaynakları çirken yansımalar yapabilir. Bunları elinizle, bir broşürle ya da varsa parasoleyle engelleyebilirsiniz. Parasoley, objektifin önüne takılan objektifi gölgeleyen bir aksesuardır. Kompact makinalardan ziyade SLR'larda ya da profesyonel video kameralarda görürsünüz.

6. Işık kaynağının rengi

Bu, beyaz dengesi problemidir. Nesnenin altındaki beyaz kumaşı, kırmızı ya da mavi gördüğünüz zamanki probleminiz budur. Fotoğrafın tadını kaçırır. Çare olarak makinanızda farklı ışık kaynakları için ayar varsa şansınızı deneyin. Yoksa sonradan bir program ile derdinize çare arayabilirsiniz.

Bu da benim Gimp kullanarak renkli bir camın arkasından çekildiği haliyle berbat görünen bir fotoğrafa yaptığım:



Bunların dışındaki çözümler: Eğer makinanızın "raw" çekme özelliği varsa renklendirmeyi sonra yapabilirsiniz. Bir jpg ile yapılan beyaz dengesi düzeltmesinden daha iyi sonuç alırsınız. Tabi işin bu tarafını ben yapmadım. Yapanlar öyle diyor. Üşenmezsem ilerde ben de yaparım.

Yine uygun özelliği olan bir makinanız varsa ışık ayarını makinayı beyaz bir nesneye tutarak yapmak gibi bir imkanınız da olacak. Gerçi müzeye gittiğinizde her farklı ışık için beyaz kağıdı çıkarıp da ayar yapmak gibi bir şey çok sivrizeka bir olur ama tek bir şeyi çok güzel çekme lüksünüz varsa 5-10 saniye içinde bu şekilde beyaz dengesi ayarı yapabilirsiniz.

7. Ufak tefek nesnelerle boğuşmak.

Valla buraya kadarki ayrıntılarla uğraştıysanız muhtemelen bunun da altından kalkarsınız. 100 mm ya da üstüne denk bir objektif ile yanına yaklaşamadığınız nesneleri de çekme şansınız olur. (Bu rakamı, anlatım fazla yuvarlak olmassın diye verdim. Altındaki ve üstündeki değerlere de saygım sonsuz.) Eğer makinanızda uygun açıda bir makro objektif takılıysa tadından yenmez. Örneğin bu naneyi ben de makro objektif satın alıp da yiyebilmiş değilim.

8. Çok fotoğraf çekmek.

Keşke hep öyle müzeler bulsak di mi? Siz her ihtimale karşı pilleri bataryayı geceden şarj etmeyi unutmayın. Mümkünde yedek falan alın yanınıza.

« Son Düzenleme: 18 Aralık 2012, 17:39:15 Gönderen: deserteagle »
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 45
  • ***
  • 9424
    • www.eylemcengiz.com
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #1 : 18 Aralık 2012, 00:18:34 »
Bir geri beslame aldım. Tripodla çekim yapmak için kültür bakanlığından izin almak gerekli olabilirmiş.
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #2 : 18 Aralık 2012, 00:37:41 »
Doyurucu bir yazı olmuş, ellerine sağlık.

DUMRU

  • Hüseyin DUMRU 1982
  • ***
  • 1023
    • www.bozkirgezgini.com
  • Meslek: Eczane teknisyeni
  • Yer: Konya/Bozkır
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #3 : 18 Aralık 2012, 09:44:25 »
Abi, diyafram, enstantene, ve ıso ancak bu kadar güzel anlatılır. Teşekkür ederim.
Yiğidin harman olduğu yerde doğmuşsam. Şu Uluçay'dan su içmişsem.. Namerdin sofrasına bağdaş kurup oturmam. Hüseyin DUMRU

Soytürk Dönmez

  • ***
  • 4158
  • Meslek: Dövme Bıçak
  • Yer: İstanbul-Büyükçekmece
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #4 : 18 Aralık 2012, 11:29:13 »


   Birkaç fotoğraf kursunun kapısından bakmış biri olarak ; " Ben böyle güzel bir anlatım görmedim ." . Yav kafamızı boşuna ütülemişler meğer, ne kadar da basitmiş  :))

yuceldeniz

  • *
  • 369
  • LANDSCAPEPHOTOGRAPHER
  • Meslek: İdareci
  • Yer: DENİZLİ
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #5 : 18 Aralık 2012, 11:49:12 »
Benim tavsiyem Manuel formda çekim yapmanız olacaktır. Hem objektifte hem de body de. DSLR makinalarda objektif kararsız kalacağı için manuel konuma getirmek ve el ile ince ayarı yapmak sorunu büyük ölçüde giderecektir. Flaş da patlamaz:)
Polarize filtre kesinlikle yansımayı önler ancak poz artırımı gerektirir. Netsizlik verir...Hoya gibi bilinen marka kaliteli filtre kullanmak her zaman iyidir.
Tripod olmadan nasıl çekim yapacağız? Yöntemi genel olarak şudur: Dirsekler gövdeye yapıştırılacak, nefes egzersizi yapılacak ve kesinlikle nefes tutulmayacak, nefesi verdiğiniz anda deklanşöre basılacak.Otomatik konumda çekim yapan varsa deklanşöre önce yarım basıp netleme yapması uygun olacaktır ancak unutulmaması gereken; bu şekilde objektif karanlık ortamdan dolayı kararsız kalacağı için netleme yapamayacaktır... Bu nedenle Manuel konumda(M) çekim yapmak daha uygundur.  Biraz denemeyle tripoda yakın fotoğraflar çekebilirsiniz.  Raw çekilip makinanın kendi programında fotoğrafın beyaz ayarı vs. çalışılırsa iyi bir fotoğrafınız olabilir. Ben Canon un DPP sini kullanıyorum, fotoşop kullan(a)mıyorum:) Kompakt makinada ise Picasa programını öneririm ancak beş senedir de kullanmadım, program genel anlamda iyidir.  Karanlık yerde kullanılacak objektifin kalitesi yüksek olmalıdır, bunu da amatör olan arkadaşlarımız diyafram değerinin düşüklüğünden anlayabilirler, Örnek:f2, f1:)) diyaframlı lensler, fiyatının pahalılığından da anlaşılır:))
Selamlar.
YUCELMORE

B.B

  • Başıma başlık.
  • ***
  • 242
  • Meslek: Aslan Terbiyecisi
  • Yer: İzmir
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #6 : 18 Aralık 2012, 12:04:36 »
 ^-^  ^-^  ^-^ Tamda ilk profesyonel makinemi almış kurcalarken ne yapsam ne etsem falan diye düşünürken bu yazını gördüm Eylem abi. Bitanesin  ^-^  ^-^  ^-^
Forumun kendi söyleyen kendi gülen delisi

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 45
  • ***
  • 9424
    • www.eylemcengiz.com
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #7 : 18 Aralık 2012, 18:37:21 »
Odak ayarını elle yapmanın lafını etmedim. Ne de olsa bu imkanın bedeli yüksek. Ancak eğer iyi fotoğraf çekme derdindeyseniz bir yolunu bulup her şeyini kendinizin ayarlayabildiği bir sisteme sahip olun derim.

Bütçe kısıtlıysa 2. el body ve objektif seçeneğini değerlendirin derim. Hatta otomatik öncesi devirlerin objektiflerini falan tu kaka etmeyin. 2. el Pentacon 135 mm F/2.8'lik elle odak ayarı yapılan (MF) objektifi 150 liraya almıştım. Bunun Nikon ya da Canon'daki güncel otomatik odaklamalı kardeşini almak için bunun 10 katı ve fazlasını vermeniz gerekebilir.  ;)
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

yuceldeniz

  • *
  • 369
  • LANDSCAPEPHOTOGRAPHER
  • Meslek: İdareci
  • Yer: DENİZLİ
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #8 : 19 Aralık 2012, 10:41:19 »
Eylem hocam,
Ben manuel lenslerle epeydir tanışıyorum ve 50mm 1.8 Rollei lense sahibim. Rolleinarın 85 mm ve 135mm si de inanılmaz keskindir, QB adaptörle canon 40D Makinamda kullanıyorum. Bahsettiğiniz kaliteyi 150 tl lik bu lenslerle Canon "L" serisi ayarında  kesinlikle yakalayabiliyorsunuz, Rollei lensler Carl Zeiss optiği kullanılarak yapılmıştır ve üzerinde carl zeiss yerine "rollei" yazar:))Piksel hücreleri farklıdır. İyice büyütülmüş fotoğrafta görülebilir.
Hocam, manuel lenslere siz de meraklısınız anlaşılan ve benim elimde elde edilmesi gereken kaliteli lenslerle ilgili kendimin oluşturduğu bir liste de var, ilgilenirseniz gönderebilirim.:)
Selamlar.
YUCELMORE

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 45
  • ***
  • 9424
    • www.eylemcengiz.com
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #9 : 19 Aralık 2012, 13:34:14 »
Aman muhterem, biraz da ekonomik avantajından dolayı manuele bakıyorum. Elime liste geçerse kısıtlı paramı harcamak için yeni bir neden falan bulurum, sonrası pişmanlık....  :)
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

yuceldeniz

  • *
  • 369
  • LANDSCAPEPHOTOGRAPHER
  • Meslek: İdareci
  • Yer: DENİZLİ
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #10 : 19 Aralık 2012, 14:58:14 »
 :) :2up
YUCELMORE

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 45
  • ***
  • 9424
    • www.eylemcengiz.com
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #11 : 22 Aralık 2012, 01:35:02 »
Evet, bu gün gerçekten gidip de fotoğraf çekebildim.

Doha, Katar'daki İslam eserleri müzesinde çektiğim fotoğraflardan bir iki tanesini paylaşıyorum.

Osmanlı bıçağı:


Bunlar Babür eseri:








Bunun nereden geldiğine bakmamışım. Ama bu tipteki kılıç talvar denen Hint kılıcı oluyor.


Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #12 : 22 Aralık 2012, 02:02:26 »
Süper olmuş  :2up ilk bıçaktaki sap acaba necef mi? Yanında yöresinde bilgi varmıydı?

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 45
  • ***
  • 9424
    • www.eylemcengiz.com
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #13 : 22 Aralık 2012, 02:29:43 »
Mavi olan sap lapis lazuli. Eğer başka birini soruyorsan yarın yine müzedeyim, ona da bakarım. Bu gün attım tuttum ama yarı dolu hafıza kartı ve batarya ile gittim. Ancak 500 küsur kare çekebildim.  O:-)

Babür hançerleri için müze kataloguna baktım ama ilginç bir şekilde katalogda yoklar. Belki katalog eskidir..

Açıklamasını çektiklerimin bilgisini yazayım. Düz beyaz at başı için "jade (nephrite)" diyor. Sonuncu, kahverengi beyaz renkli hançer sapı için "sardonyx" diyor.
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben

yuceldeniz

  • *
  • 369
  • LANDSCAPEPHOTOGRAPHER
  • Meslek: İdareci
  • Yer: DENİZLİ
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #14 : 22 Aralık 2012, 13:20:17 »
İkinci eser muhteşem.. Teşekkürler.
YUCELMORE

deserteagle

  • Eylem Cengiz, 45
  • ***
  • 9424
    • www.eylemcengiz.com
  • Meslek: elektronik ve hab. müh.
  • Yer: İstanbul, Kırklareli
Ynt: Müzede fotoğraf çekmek...
« Yanıtla #15 : 22 Aralık 2012, 13:29:49 »
Polar filtre iyidir yansımaları önler diyerek başladım çekmeye ama yansımalar baştan dahi azken polar filtre bu yansımaları değiştirmedi. Camlara dkkat edince antirefle kaplı olduklarını gördüm. Adamlar işi gerçekten çok ciddiye almışlar. Ben de bu koşullarda polar filtreye gerek görmedim.
Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar
Namık Kemal
Instagram'da ben